Haçlıyla aynı safta rezil olmak

Size üç yıl önce, 20 Aralık 2008 günü yayınlanan bir yazıdan kısa bir bölüm sunuyorum.  Bilin bakalım kim yazmış?


“Suriye’de (…), Şam’dayız. Öz yurdumuzda, kendi evimizdeyiz. Yolda yürürken bir arkadaşın telefonu çalıyor. Türkiye’den arıyorlar. Arkadaş, “yurt dışındayım” diyor. Olmadı işte! Yürüyüş, dualar, namaz, toplam 1 saat. “Ben Şam’ı 1000 yıl öncesinden bilirim / Annemin sütü kadar yakın bana” diyen Sezai Karakoç’u anlamak için Şam’ın kalbindeki bu 1 saatlik gezinti yeter. 1 saat sonra Şam’a hâlâ “yurt dışı” diyebilmen için yurduna fena halde yabancılaşmış olman lazım.”

Kim yazmış olabilir bu satırları? Talat Paşa Komitesi sözcüsü Cüneyt Akalın olabilir mi? Belki ben yazmışımdır. Belki Yılmaz Özdil veya Afet Ilgaz…

***

Peki bir gün sonra yazılan şu satırlara ne diyeceksiniz?

“Suriye’de konuştuğumuz herkes birlik ihtiyacının altını çizdi. Niçin birlik? Kardeşliğin gereği olduğu için birlik… Emperyalist komploları boşa çıkarmak için birlik… Şerefimiz, haysiyetimiz, can ve mal güvenliğimiz için birlik… Kalkınmak ve şahlanmak için birlik… Birlik, birlik, birlik!”

Bu satırlar kime ait olabilir? Emin Çölaşan yazmıştır belki. Kim bilir, 2008 yılının Aralık ayında Mustafa Mutlu gitmiştir Şam’a, belki o yazmıştır? Belki Doğu Perinçek’e aittir bu satırlar. O hep birlikten yanadır.

Kimin bu satırlar? Kimin? Kimin? Kimin?

***

Ya 23 Aralık 2008 tarihli şu yazıyı kim yazmıştır acaba?

“Dünkü yazımı Suriye Başmüftüsü Ahmed Bedrettin El- Hassun’un “Türkiye-Suriye sınırı kalksın mealindeki sözleriyle bitirmiştim. Aslında başmüftü efendi bu sınırı çoktan kaldırdı.Türkiye’yi Suriye’den, Suriye’yi Türkiye’den ayrı tutmuyor. Bundan 10 sene evvel Türkiye ile savaşın eşiğine gelmiş bir devletin başmüftüsü söylüyor bunları… Bundan 10 sene evvel Osmanlı/Türkiye/Türk düşmanlığının kalesi olan ‘Baasçı’ Suriye Arap Cumhuriyeti’nin başı tarafından atanan bir başmüftü söylüyor… Suriye’deki Baas rejiminin ne kadar büyük bir değişim geçirdiğini, Türkiye ile kaynaşmayı ne kadar çok arzu ettiğini anlamak için Başmüftü Ahmed Bedrettin El-Hassun’un ‘jestlerine’ bakmak yeter.”

***

3 yıl önce Suriye’ye “Kendi ülkem” diyen, birliğin gerekliliğine defalarca vurgu yapan, Suriye rejiminin ne kadar olumlu biçimde evrildiğini yazan kişi; bugün “Türk ordusu ABD ve Avrupa ordularından önce Suriye’ye girmelidir” diyen, Suriye rejiminin bir an önce devrilmesini isteyen Yeni Şafak yazarı Hakan Albayrak‘tan başkası değil.

Peki ne oldu da 3 yılda bu kadar değişti Albayrak ve yandaş İslamcı yazarlar? Suriye’nin kara gözlü çocukları, Başmüftü Ahmet Bedrettin El-Hassun’u, Şam’daki Suriyeli gazeteci Gıyasettin’i bir yana bırakıp emperyalizme birlik olmayı tercih ettiler. ABD’nin, Fransa’nın, İtalya’nın, İngiltere’nin, NATO’nun tetikçisi olmayı kabul ettiler. Bunun adı değişim değildir. Rezil olmaktır.

Halil NEBİLER - 01 Temmuz 2011 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly clear

18°C

Istanbul