Falih Rıfkı ATAY Aymazlara Ne Derdi?

Türkiye'den ne yaptığını bilen iki siyasi parti var: 1- BDP! 2- AKP!

Amaçlarını ve ne yapmak istediklerini bildikleri için -yani bir ideolojileri olduğu için!- başarılılar.


Geniş halk kütleleri ise uyumaya ve akıntıya sürüklenmeye devam ediyor. Daha da önemlisi CHP, ÖDP, KESK, EĞİTİM-SEN, TMMOB, TÜSİAD, yazar örgütleri vs. üykeyi ülke yapan "demokratik örgütler", Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğiyle ilgili ideallerini dolaysıyla yönlerini kaybettikleri için, bu güçlere, şu veya bu zamanda, şu veya bu biçimde malzeme olup amaçladıkları yolda bilinçli ya da bilinçsiz katkıda bulunuyorlar.

*
Bizim düşüncemize göre iktidara gelmeden önce neredeyse bitmiş olan bir sorunu, Türkiye'yi tehdit edecek bugünkü konumuna getirmeyi başaran AKP'ye üçüncü kez gani gani oy veren % 50 seçmen kitlemiz, önümüzdeki süreçte -Voltran'ın Suriye ayağına bakınca bunun pek uzun süreceğini sanmıyoruz- Türkiye'yi federasyon yapacak ve sonra bölecek görüşmelere ses çıkarmayacak.

*
Eski BDP Genel Başkanı Demirtaş, Hakkari belediye binası "Balkon!"undan yaptığı konuşmada, "Hükümet, artık devlet görüşüyor, şu görüşüyor, bu görüşüyor demekten vazgeçmeli, PKK ile doğrudan görüşmeler yaparak bu ülkede barışı sağlamalı, adımlarını atmalıdır." dedi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali, "Biz biliyoruz ki özgürlük ilmek ilmek örülüyor. Başkan Apo ile dağlardaki kahramanlar da onurlu bir şekilde başları dik olarak aranızda olacaklardır." dedi.

Leyla Zana ise, "Türkiye ve Kürdistan'a teşekürler. Bizler ortaklığa geliyoruz. Biz diyoruz ki Kürtler bu devletin ortağı olacaktır. Kimse aksini düşünmesin. Bugün Kürtlerin ulusal birliğinin bayramıdır." dedi.

Altan Tan ise, "Kürtler artık kardeş olmak istemiyorlar, önce ortaklık sonra kardeşlik!" diye konuştu.

Bütün bu açık söylemler karşısında "Üç maymun"u oynayanların gözünü, kulağını, dilini Emine Ayna'nın dedikleri de çözmeyecekse daha söyleyecek bir şeyimiz yok:"Yüreklerimizdeki özgür ülke kurma yangını hiç bir zaman sönmeyecek!"

*
Her şey çok açık. "Barış!" denen savaşın aslında son tümce gerçekleşince sona ereceğini anlamamak için ne olmak gerekir acaba?

Ama Sayın Nuray Mert'in büyük bir iştahla, yukarıdaki görüşlerin sahiplerine kırmızı halı döşediği yazısında, hem tarihsel, hem sosyolojik gerçeklere ters, yalnızca tv ekranlarında bağırıp çağırarak ve dağdan kurşun sıkarak yaratılmış bilim dışı bu söylemlere ve amaca herkesin teslim olmasını önermesi, "Nuray Mert" tipolojisinin son tahlilde kimlere yaradığını ortaya çıkarıyor.

"‘Kürt siyasal hareketi’nin belirlediği Bağımsız adayların başarısının verdiği mesajın doğru ve hakkaniyetli algılanması, Türkiye’de demokratikleşmenin en önemli belirleyicilerinden biri olacak." (Milliyet, 14 Haziran)

Çok merak ediyorum, yukarıdakı niyet ve amaçları kuşanmış güçleri hangi taviz ve "demokratikleşme" adımıyla göğüsleyeceksiniz Sayın Nuray Mert! "Özgür Kürdistan"a ne kadar toprak verirsek -ve daha sonra yıllardır onları sömürdük diye ne kadar tazminat ödersek- "hakkaniyet"li davranmış oluruz!

*
Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları kitabında şunları yazıyor: "Balkan devletleri Ekim ayında bize harp açacaklardı. Ama Temmuz ayında Hariciye Nazırı Asım Bey: 'Büyük devletler sayesinde Balkanlar uslanmışlardır!' diyerek Ordunun büyük bir kısmını terhis eder!

Oysa devrin gazete kolieksiyonlarını karıştırırsanız Balkan devletlerinin topraklarımızı pay etmek için bile aylarca tartışma ve çekişmeler yaptıklarını, büyük devletleri kendi yanlarına çekmek için aylarca gidip geldiklerini görebilirsiniz.

Ama biz sağır olmuştuk! Yanımızda pazarlık etseler duymayacaktık!"

(Batış Yılları, Pozitif Yayınları s.55-56)

*
Büyük güçler hem Suriye'den, hem Hakkari'den, hem Şırnak'tan, hem Diyarbakır'dan Türkiye'nin gündemine asılıyor; hatta belirliyor.

Ama bizi asıl korkutan, Sayın Başbakanımızın bu "Atlantik ötesi" güçlerin ülkemiz ve bölge halkları için ölümcül derecede tehlikeli faaliyetlerine heyecanla destek vermesidir.

Üzülerek belirtmeliyiz ki "% 50!"nin işsiz, eğitimsiz, yoksul çocukları bunun acısını çekecek!

Ahmet YILDIZ - 16 Haziran 2011 - Odatv

Son Yazılar

Partly cloudy

15°C

Istanbul