ilk_uc_madde_sozuAKP İçin Bir Pirüs Zaferi

Türkiye 13 Haziran 2011 sabahına bölünmeye çok daha yakın bir ülke olarak giriyor.

Ve görülüyor ki bu seçimler yalnızca, 20 Mayıs 2011’de Obama’nın yaptığı tarihi konuşmada “Ortadoğu’ya yaşamsal olarak muhtaç!” oldukları itirafına göre biçimlendirilen bir Türkiye'nin "Yeni!" Anayasası’nı oluşturma meşruiyetini sağlamak için yapıldı.


*
“Medya” üzerindeki baskı ve kontrolün mükemmelliğine 18 Mayıs’ta bu köşede yazdıklarımızı da ekleyince amacına ulaşmış görünüyor.

“Bir ülkeyi o ülkenin yetiştirdiği en ileri unsurlar yönetir, karar sahibi olur. Devletin (ve hükümetin) kurumu TÜİK verilerine göre 2011 yılında güzel ülkemizde: 4.5 milyon okuma yazma bilmeyen; 13.5 milyon okuma yazma bilmesine rağmen ilkokulu bitirememiş; 18 milyon ilkokul mezunu; 9 milyon 555 bin yeşil kart sahibi yurttaşımız vardır!”


Oysa "%50” oy veren yurttaşımız ne yazık ki yukarıdaki eğitim düzeyindeki vatandaşlarımızdır.

Bugün ABD’de okuma yazma bilmeyen oy kullanamaz. Hatta sandık heyetleri, kuşkulandıkları seçmene Amerikan Anayasası hakkında soru bile sorabilirler!


*
Bu tabloyu kim yaratmıştır? Üzülerek söylüyorum ki Köy Enstitülerini kapatan ve sonra da “hayatımın yanlışı” diyen İnönü'den başlıyor.

Ard arda açık bir yobaz okulları olan İmam Hatip’leri açmaları!

Çok partili rejime Amerika’nın dayatmasıyla “bilinçli yurttaş” yaratılmadan tarihsel olarak çok erken geçilmesi! (Mahmut Makal ve arkadaşları bu hatayı yapanları hala affetmezler!)

*
“Taviz!”in, emperyalizme sırtını dayamış gericilik için yangına benzinle gitmek anlamına geldiğini daha ne yazık ki anlamamış görünüyoruz.

Ama en affedilmezleri 12 Eylül’ü yapanlardır.

Ülkenin tüm ilerici unsurlarını cezaevine attılar ve tarihsel düşmanları olması gereken “Türk-islam sentezi”ciliğine bürünmüş güçlere üniversiteleri, ekonomiyi, devlet aygıtını, aslında tüm Cumhuriyet’i teslim ettiler.


(Halkevleri ve binlerce sol dernek gençlere kitap okutmayı, sanatı, edebiyatı, politikayı öğretir yeni kuşakları bilinçli bir insan olarak yetiştirirlerdi! 30 yıldır aynı çalışmayı tarikatlar yapıyor!)

*
Görünen o ki Yalçın Küçük’ün ünlü saptamasıyla: “Bu Cumhuriyet’i askerler kurdu ve yine kendi elleriyle yıktılar!”

AKP 50 yıllık bir çabanın ürünüdür!

SEÇİM SONRASI

“Yeni Anayasa” yapmaya üç parti de istekli. Ama AKP niyetini sır gibi sakladı ve CHP'yi de bu değişimin peşinden sürükledi.

Anayasa’dan “Türk” kavramı silinecek mi?

Anayasamızın “Değiştirilemez” ilk dört maddesini yok etmede kimler uzlaşacak? 35 BDP’li ve AKP bunun için yeterli mi? CHP'nin içinde Truva atları var mı?

*
“Yerel Yönetimlerde Avrupa Özerklik Şartı” AKP’nin seçim bildirgesinde de var, CHP’nin de!

Aralarına BDP’yi de alıp el ele çıkaracaklar mı?

*
Suriye; ülkemizin güneyi; sınırımızın en uzun olduğu bu ülkenin durumu ne olacak?

“Irak’ın Kuzeyi”ni Saddam’dan korumak için “Çekiç Güç yılanını” koynumuzda beslediğimiz gibi “Suriye’nin Kuzeyi”ni de Esad'dan “korumak!” için koynumuzda bu kez acaba neyi besleyeceğiz?

*
NATO Kara Unsur Komutanlığı’nı bize yıkmak istiyorlar. Kara birliklerini Türkiye’ye getirecekler. Bizde olan NATO Hava Unsur Komutanlığı’nı ise Fransa istiyor.

(Erdoğan, Fransa’yı NATO’ya sokmayacağız demişti. Oraya gitti Fransa’nın NATO'nun askeri kanadına girişini hiç bir taviz almadan üstelik, onayladı.)

*
Amerikanın bölge maceralarına son derece açık bir ülke haline geldik.

Üstelik füze kalkanı bu dönemde yerleştirilecek.


SEÇİM SİSTEMİNDE ADALETSİZLİK

% 6.5 oy alan Bağımsızlar 35 milletvekili kazandı.

% 26 alan CHP 135 milletvekili kazanabildi.

MHP ise bağımsızların iki katı oy almasına karşın 57 milletvekili çıkardı.

PİRUS ZAFERİ


Ancak tüm devlet aygıtını eline geçirmiş olan ve artık bahane bulamayacak olan Erdoğan’ın kendi ekonomi politikalarının yarattığı yapısal zayıflama; devasa cari açık, ithalat yapamadan ihracat yapamaz hale gelmemiz, işsizlik, sıcak paranın eskisi gibi kolayca bulunamayacağı gerçeği; bölgemizdeki yangına Amerika’nın yanında Erdoğan’ın balıklama atlamaya pek istekli olması gibi akıl dışı olgular AKP için Türkiye’yi yönetmenin pek de kolay olmayacağını gösteriyor.

Türkiye'nin bir padişah seçtiği anlaşılıyor: Erdoğan “Balkon Konuşması”nda da tehdit etti.

Ancak bir gerçek var ki Türkiye büyük bir lokmadır ve bu seçimler AKP için bir Pirus zaferi olabilir.

Ahmet YILDIZ - 13 Haziran 2011 - Odatv

Son Yazılar

Partly cloudy

24°C

Istanbul