cgb_meclise

Tek Kurtuluş CHP Diyenler

Cumhuriyet tarihi devrim partisinin ihanetini sayfalarına işlerken CHP seçmenine sormakta yarar var;

Gerçekten yurtsever Atatürkçü müsünüz? Yoksa YCHP’li mi?


Çünkü bu iki sorunun cevabı günümüzde öyle zıt kutuplarda ki bu duruma vicdanlar kayıtsız kalamıyor.

Önüne “yeni” sıfatı konularak beyinlerimize yerleştirilen,vicdanlarımıza kabul ettirilmeye çalışılan YCHP,iktidar hırsıyla tüm değerlerini elinin tersiyle itiyor.İktidarın Amerika’dan geçtiğini bilen muhalefet vatan savunması görevini ve Atatürk’ü bir kenara bırakıp rol kapma yarışında yerini aldı.

Kendince açılımlarla bölücülere,cemaatçilere özellikle f tipi çeteye kucak açılarak partideki ulusalcı kesim devre dışı bırakıldı.

CHP seçmeni iktidardaki partiden kurtulunca her şeyin düzeleceğini varsayarak particilik oyununa devam ediyor.Önemli olanın Amerika’dan kurtulmak olduğunu unutuyor.

Kılıçdaroğlu partinin genel başkanlığını ge(tiri)ldikten sonra bir rüzgardır alıp götürmüştü hepimizi.Ta ki oyun sahne aldığında roller belli olana dek.

Şapka Düştü Kel Göründü

Önce genel af sözü çıktı ağızlardan.Sonra laikliğin tehlikede olduğunu düşünmüyorum dedi Kılıçdaroğlu.Referandum çalışmaları sırasında “Recep Bey” olan başbakan,sandıklardan evet çıkınca beş dakikalık röportajda on yedi kez “sayın başbakan” oldu Kılıçdaroğlu’nun ağzında.

Yandaş Zaman gazetesi ziyaret edilip ılımlı mesajlar verildi.YCHP,AKP ile birlikte haçlı ordusunu Libya’ya göndermeye evet dedi ve NATO’nun müdahalesini meşru gördü.

CHP’nin yapılanması yeni parti meclisinin seçimiyle başladı aslında.YCHP Mevlana misali ne olursan ol gel diyerek Atatürkçülükle bu zamana kadar alakası olmamış,Cumhuriyetle derdi olan,hatta bu zamana kadar CHP’nin yakınından geçmemiş bir çok isme partide kucak açtı.Bölücüsünden,cemaatçisine kadar…

Kılıçdaroğlu’nun genel başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu;PKK avukatı.Haburdan gelen davul zurnayla karşılanan teröristlerin avukatı…Şimdilerde YCHP iktidara gelirse Kürtlerin haklarına kavuşacağından,anadilde eğitimden özerklikten bahsediyor.PKK nın dile getirdiği,aponun istediği “hakikatler komisyonunu” dillendiriyor.

ABD Konsolosu Green’in 2006′da ziyaret ettiği Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu’nun ABD ve AB ile ilişkileri çok yakın. Tanrıkulu, 1997′de Amerikan Robert Kennedy Merkezinin İnsan Hakları Onur Ödülüne layık görüldü. Merkezin internet sayfasında Tanrıkulu ile ilgili şu bilgilere yer veriliyor:

“Tanrıkulu, Türkiye’de kolluk kuvvetlerinin işkencelerine ve zor kullanmasına karşı mücadele ediyor. İnsan haklarını savunduğu için Türk devletinin hedefi haline geldi. Kürt halkının haklarını savunan Tanrıkulu, Robert Kennedy Merkezi’yle birlikte bir adalet komisyonunun 2005′te Türkiye’ye gitmesini ve Kürt toplumuyla görüşmesini sağladı. Bu görüşmeyle Türk devletine baskı uygulandı.”

Binnaz Toprak;BDP’nin desteklediği,aponun isteklerini sıralayan demokratik toplum kongresine katılmış bir isim.Ana dilde eğitimi açıkça söylemekten çekinmiyor.Türklük tanımının anayasadan kaldırılmasını,yerine “yurttaştır” kelimesinin getirilmesini uygun buluyor.

Genel başkan yardımcısı Sena Kaleli; “Ben Atatürk ilkelerinin bekçisi değilim, olmak da istemiyorum!” dedi 23 Nisan arifesinde.Kaleli’nin ikinci çıkışı yakın zamanda “Cemaatleri yok saymak mümkün değildir.” diyerek oldu.Sena Kaleli’nin bu sözlerine tepki gösteren Bursa il başkanı görevinden alındı.

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.”

M. Kemal ATATÜRK

Parti meclis üyesi ilahiyatçı Dr. Muhammed Çakmak;”Fetullah Hoca Türkiye’de bir fenomendir,kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adamdır. Fetullah Hoca’yı saygıyla selamlıyorum.” diyen Çakmak,cemaatin arkasında Amerika’nın olduğunu düşünenleri geri kafalı olarak nitelendiriyor.Muhammed Çakmak bir Nakşibendi şeyhi torunu ve 2002 de AKP’ye aday adaylığı için başvurmuş bir isim.Ayrıca 2007 seçimlerinde DYP’den aday adayı.Çakmak YCHP’nin cemaatlere ve tarikatlara ayrımcılık yapmayacaklarını vurguluyor.

Parti meclis üyesi ve milletvekili adayı Bülent Kuşoğlu;Zaman gazetesine verdiği röportajda devrim kanunlarıyla kapatılan tekke ve zaviyeler için “Şu anda toplumu kültür ve inanç konusunda besleyecek bu damardan yoksunuz. Onun için de bu tür kurumlara ihtiyaç var, yeniden kurulması için gerekli hazırlıkların yapılması gerekir. Tekke ve zaviyeler, çağdaş kurumlar olarak tekrar benimsetilmeli.“Bunlar irtica yuvaları!” Yok öyle bir şey. Tam tersine kültür yuvaları.” demecini verdi.Ayrıca “Sadece devletin sosyal devlet olması yetmiyor, toplumun da sosyal toplum olması gerekiyor. Onun için de bu tür kurumlara ihtiyaç var. Bu kurumların yeniden kurulması için gerekli hazırlıkların yapılması gerekir.” diye de ekledi.Anlaşılacağı üzere YCHP’nin sosyallik anlayışı tekke ve zaviyelerden geçiyor.

Genel başkan yardımcısı Gürsel Tekin;Deniz Baykal’a çarşaf açılımını yaptıran zengin iş adamı.YCHP’nin laiklik ilkesinden ödün vererek türban sorununu çözeriz diye ortaya atılmasında emeği büyük olan isim.Tekin diyor ki ; “Üniversiteye türban girdiyse bunun mimarı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları olmasa YÖK bunu yapabilir miydi?” Ayrıca Tekin,AB için BDP ile ittifak değil ama demokratik blokta birleşileceğini söylüyor.Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu.

Genel Başkan yardımcısı Umut Oran; Amerikan Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) / CIPE destekli Ekonomistler Platformu’na da danışmanlık yapıyor.Zengin iş adamı ve kürtçülük açılımının destekçilerinden.Okullarda andımız yerine Rakel Dink’in Hrant Dink’e yazdığı mektubun okutulmasından yana.Ortadoğu da İsrail’in elini güçlendirmek için uydurulan QIZ’in Güneydoğu da kurulması için Amerikan büyükelçisi J. Jeffrey’den yardım isteyen ve Hillary Clinton ve Jeffrey ile Güneydoğu’da demokrasi, Irak’ta güvenlik konularını görüşen isim.Soros destekli ARI’nın kuruluş yıl dönümünde boy gösterdi Umut Oran.

“Aklını kullanabilme cesaretini göster”

I.M KANT

YCHP’nin yeni isimlerinden sadece bir kaçı devrimci partiyi işte böyle işgal etti ve Amerikancı,Sorosçu,Neoliberal bir YCHP inşa edildi.Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde New York Times gazetesine verdiği röportajda,iktidara geldiğinde NATO ile ilişkileri güçlendireceğini söyledi.Amerikancı yapısını vurgulayarak,AKP’nin halkı Amerika’ya karşı kışkırttığını fakat iktidara gelirse tüm bunların önüne geçileceğini söyledi.Nitekim bunu seçim bildirgesine ekleyerek görevi devraldığını kanıtlamış oldu.

YCHP’nin seçim bildirgesinde çarpıcı vaatlerden biri yerel yönetimlere özerklik engelinin ortadan kaldırılacağı.CHP’nin mantığıyla merkeziyetçilik kırılacak yerel yönetimler kendi hazinesini oluşturup daha verimli çalışabilecek.Ancak şunu belirtmekte yarar var;Güneydoğu da belediyelerin özerklik için başvurduğunu hatırlarsak bu belediyelerin kendi mali yapısını oluşturup yeterince güçlendiğinde bunun sonunun nereye varacağını tahmin etmek zor değil.Çarpıcı diğer bir maddede bildirgenin Amerika ile ilişkiler bölümünde. 126′ncı madde de, “Güven artırıcı önemleri hayata geçireceğiz” deniyor.Amerika’dan görev almak isteyen bir partinin milli değerlerle,bağımsızlık ile işi mi olur?

Ayrıca,bu ülkede vatan sevdalısı olduğu için,Atatürkçü olduğu için Hasdal’da,Silivri’de bedel ödeyen aydınlarımızı,Amerikan planı olan Ergenekon yalanını bir kenara bırakıp KCK (PKK şehir yapılanması) davalarının avukatlığına savunan CHP mi bizi bu örümcek ağından kurtaracak?

Tüm bunları bilip hala CHP’yi son çare görmek bu saatten sonra Atatürk’e ihanettir.Türklüğümüze,onurumuza ihanettir.Önemli olanın başımızda maşa olan iktidardan değil,Amerika’dan kurtulmak olduğunu kavramamızın vaktidir.

Milli tarihimiz biz gençliği ikinci kez mücadeleye çağırmaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanımızı,Cumhuriyetimizi,bağımsızlığımızı savunmanın vaktidir.CHP devrimci özelliğini,kurucusu Atatürk’ü ve ilkelerini iktidar uğruna terk etmiştir.

Geleneklerinizi bırakıp gerçek mücadeleye katılmanın vaktidir.Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne adına yakışır bir milli hükümet şarttır.Bugün CHP’ye verilecek oy sizi temsilen gönderdiğiniz vekilin partisine değil,PKK avukatlığını yapan ismin partisine,mücadele ettiğimiz F tipi çeteyi bağrına basanların,Amerikancı,NATOcu,sorosçu olanların partisinedir.

Alternatifsiz değiliz artık.CHP tek kurtuluş değil.Zaten CHP kurtuluş değil,aynı batakta çırpınış olacaktır.Bugün gerçekten mücadele veriyorsan,ülkenin uçurumun kenarında durduğunu ve sona az kaldığını farkındaysan eğer Atatürk’te birleşmek zorundasın.Atatürk devrimlerinin bekçisi olanlar,gerçek yurtsever ve ulusalcı olanlar bu gerçeği görebilirler.

Bu kara günlerden bizi kurtaracak olan “Milli Meclis,Milli Hükümet” sloganıyla yola çıkanlardır.İhtiyacımız olan Kuvayi Milliye ruhudur.Bu ruhu hepimizde canlandıracak olanlar Cumhuriyet Güç Birliği’nin bağımsız adaylarıdır.Cumhuriyet Güç Birliği’ni desteklemek bugün bir vatan borcudur.Gün,Atatürk’e ve şehitlerimize borç ödeme günüdür.Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızda ki asil kandadır…

Serap DEMİRLER - 11 Haziran 2011 - İlk Kurşun

Son Yazılar

Cloudy

20°C

Istanbul