cgb_meclise

Cumhuriyetimizin Savunulması ve Aydınlığı İçin;Halkımdan Yetki İstiyorum!

TUNCAY ÖZKAN: 27 NİSAN BİZE KARŞI YAPILDI


Odatv seçim özel röportajlarının bugünkü konuğu İstanbul 1.Bölge Bağımsız milletvekili adayı gazeteci Tuncay Özkan. Özkan 3 yıldır Silivri Cezaevi'nde tutulduğu için bu röportajı diğerlerinden farklı olarak, sadece yazılı şekilde yayınlıyoruz.

Her adaya sorduğumuz gibi Özkan'a da seçmen size neden oy vermeli? diye sorduk.


İşte İstanbul 1. Bölge Bağımsız milletvekili adayı Tuncay Özkan'ın verdiği cevap:

"Sevgili Oda Tv okurları, izleyenleri; hepinize candan selamlarımı iletiyorum.

Anadolu Yakası seçmenleri ''neden ahmet Tuncay Özkan'a oy vermeli?'' sorusuna içimi döke döke yanıt vereceğim.

İlk olarak diyorum ki:

Ahmet Tuncay Özkan'ın içinde bulunduğu mecliste hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 13 Hazirandan sonra halkın geleceği, mecliste ''görmedim, duymadım, bilmiyorum'' diyen ''atanmış siyasetçiler'' tarafından çalınmayacak. Mecliste halkın sesi ve eylemi hep duyulacak.

Ayrıca Anadolu Yakası Türkiye'nin eğitim başkenti haline gelecek. Anadolu yakasındaki 300 bin işsiz vatandaşımıza iş olanağı sağlayacak projemizi meclis açılır açılmaz getireceğim.

Söz veriyorum: 13 Hazirandan sonra halkım, Cumhuriyetim ve Mustafa Kemal savunmasız kalmayacak mecliste.

Ahmet Tuncay Özkan ; Anadolu'nun, kimsesiz hale getirilen yurttaşlarımızın ve cumhuriyetin gür sesi olacak.

‘SİLİVRİ ZİNDANINDA ÜÇ YILDIR TECRİTTEYİM’

Türkiye'de insanlar yaptıklarını veya bunlara bağlı olarak yapacaklarını anlatmak yerine her seçim döneminde daha çok yapamadıklarını veya hayellerini dillendiriyorlar. Buna da vaad deniyor!

Oysa Biz'im daha dün yaptıklarımız orta yerde duruyor. Onlara bakıp gelecekte siyaseten yapacaklarımızdan korkuyorlar. O yüzden Silivri zindanında tecritteyim; üç yıldır. 75. günümü de tek başıma hücrede tamamladım.

Daha dün; ''Türk insanının üzerindeki ölü toprağı kaldırılmaz, insanlar bir araya gelemez'' deniyordu. Hatta ben Ankara Cumhuriyet Mitingi'ne bir milyon kişi gelecek dediğimde bir siyasi lider yanındaki milletvekilinin gözlerine bakıp; '' 50 bin kişi toplansın Türkiye'de siyaseti değiştiririz'' demişti.

Bir milyon kişi Tandoğan'da, üç milyon kişi Çağlayan İstanbul'da, iki milyon yurttaşımız İzmir Gündoğdu meydanında, Biz'imle oldu. İnsanlar gelincik meydanlarında Cumhuriyet'e, Demokrasiye, Atatürk aydınlığına ve uygarlığa bağlılıklarını haykırdılar. Darbelere, despotizme karşı en gür sesle bağırdılar:

''Ne şeriat, ne darbe, tam bağımsız; Türkiye!''

‘27 NİSAN MUHTIRASI ASIL BİZE KARŞI VERİLDİ’


Kimileri 27 Nisan muhtırasını ancak bugünlerde eleştirebilirken; 28 Nisan Burhaniye, '9 Nisan Çağlayan İstanbul mitinglerinde bu muhtıranın Recep Tayyip Erdoğan'ı kurtarmak için verildiğini, hedefin Cumhuriyet mitingleri ve sivil toplum kuruluşları olduğunu söylemiş;Çağlayan ve Burhaniye'de; ''Recep Tayyip Erdoğan seni bu muhtıralar değil, bu meydanların sesi, bu meydanlar götürecek'' demiştim.

Hatta Nazlı Ilıcak, 32. Gün programında ; ''Tuncay Özkan ; Bülent Ecevit gibi yapıyor. O da 1971 muhtırası bize verildi; demişti.'' dedi.

O gün de ben dedim, bugün de diyorum; O muhtıra ile Cumhuriyet Mitingleri'nin üzerine ölü toprağı serildi ve Türk insanını meydanlara toplayan Biz'e karşı verildi.

Türk siyasal yaşamının son 50 yılındaki en büyük siyasal olay cumhuriyet mitingleridir.

O mitingler, Türkiye'yi, çoğulculuğa ve Atatürk aydınlamasının cumhuriyetini sahipsizlikten kurtardı.

Karanlığı, karanlık gidişatı gözler önüne serdi. O mitingler Türk demokrasisinin bayramıdır. Barışın ve sevginin meydan taçlarıdır, Mahkemede söyledim; o mitinglerde cüzdan kaybolmadı ve burun kanamadı. Katılanlar mübarektir. Cumhuriyet mitinglerini Biz yaptık. İlk seçim vaadim, bu umudu ve mutluluğu devam ettirmektir. Atatürkçülüğün ruhunu güce, sesini iktidara taşıyacağız.

Bunu yapacağız. 12 Haziran seçimlerinden sonrası vaadim, aşkla bağlı olduğum halkımla el ele gönül gönüle gene cumhuriyetimizi, meclisimizde meydanlarda ve gönüllerde çoşkuyla savunmaya , Atatürkçü aydınlamayı, Anadolu topraklarında karanlığın üzerine değen bir güneş olarak tutmaya devam edeceğiz. Amacım budur!

‘DEMOKRASİMİZİ; MUSTAFA KEMAL’İN AYDINLIĞINA TAŞIYACAĞIZ’


''A. Tuncay ÖZkan ne yapacak? Vaadi ne ?'' diyenlere, A. Tuncay Özkan dün neyi yaptıysa, başardıysa onun için 12 Haziran'da ona oy vereceksiniz.

A. Tuncay Özkan'ı tanımıyorsunuz. O dün verdiği mücadeleyi yarına taşıyacak: Milletvekili olarak. Silivri zindanından özgürlük ve adalet mücadelesini, cumhuriyet ve demokrasi koruma ve güçlendirme kavgasını meclise ve meydanlara el ele gönül gönüle çıkaracağız.

A. Tuncay Özkan 'ın seçim vaadi şudur:

Demokrasimizi; darbelerin ( sivil-asker) ve muhtıraların gölgesinden halkın sinesine,cumhuriyetin, Mustafa Kemal’in aydınlığına, uygarlığa taşımak.

Yani uğruna canımızı ortaya koyup, Silivri zindanına atılmamıza neden olan memleket sevdamızı, demokrasi ve cumhuriyet aşkımızı savunacağım. Hem de bedeli ne olursa olsun.

Türk insanı üzerindeki ölü toprağını artık attı.

Şimdi yurtsever yüreklerin sevdası üzerine dünyanın en gelişmiş ekonomisini ve demokrasisini yaratmak için 12 Haziran'da kendisinden bir parça olan, onun sesi ve azmi olan A. Tuncay Özkan'ı milletvekili yapacak.

Neden mi ?

Güneşi zapt etmek, karanlığı yok etmek için. Cehaleti ve iktidarı yıkmak için.

‘EMPERYALİZME BİR KEZ DAHA DUR DEMEK İÇİN...’

Dün başardık; Cumhuriyet mitingleriyle meydan meydan demokrasi ve cumhuriyet aşkımızı haykırdık. 12 Haziran sonrası ; A. Tuncay Özkan ile; özgürlük ve adalet için:

Bu ruhu güce,Bu sesi, eyleme dönüştüreceğiz.

Yani; Atatürk aydınlığını, Cumhuriyet, Demokrasi tam bağımsız Türkiye sesini A.Tuncay Özkan'ı ; halkın sesini, yurtseverlerin enerjisini, meclise milletvekili olarak yollayacağımıza, kendime inandığım kadar inanıyorum.

Çünkü biliyorum A. Tuncay Özkan ile halkın ilişkisi;

Vatan,Namus,Ahde Vefa Aşkıdır!

Ve Aşk dışında her şey gelip geçicidir.

Türkiye'de "Cumhuriyet Mitingleri" süreci; siyaset yaşamını, emperyalistlerin ve işbirlikçilerin şekillendirmek istedikleri kalıplara sokmamışdır.

Yurtseverler, ulusalcılar yani yüreklerindeki insan sevdasını ve aydınlık insanı kendilerine kılavuz tutan, yurttaş evrensel ilkeler ve doğrularla; emperyalizme bir kez daha dur dediler: Anadolu üzerinde.

O nedenle "Cumhuriyet Mitingleri" muhtıralarla, sorgularla, zindanlarla bastırılmaya çalışıldı. çalışılıyor. Çünkü Biz, o mitinglerle, Atatürk aydınlığının Anadolu'da en köklü değer olduğunu ve hiç de az olmadığımızı kanıtladık. O yüzden ; ''Siz kaç kişisiniz ey Atatürkçüler" diyenlere karşı 12 Eylül 2007'de BİZ KAÇ KİŞİYİZ hareketini başlattım.

‘HAYAL DEDİLER AMA BİR HAFTADA 1 MİLYON 385 BİN KİŞİ OLDUK’


A.Tuncay Özkan'ın ''hayali" dediler. Ama bir hafta içinde tam 1 milyon 385 bin kişi "BİZ Buradayız" dedi. "BİZ memleket sevdalıları göreve hazırız" dedi. Gerçek, korkunun krallarını korkuttu gene.

Emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı, BİZ KAÇ KİŞİYİZ paltaforumun dik duruşu Anadolu insanının karanlığa "isyanıdır". Türkiye'nin ; Atatürk fikrinin farkındadır.

Bu ''İsyanı" bastırmak için beni Silivri zindanına attılar. Korku imparatorluğu yarattılar.Korkunun kralı neler yapmadı ki? A. Tuncay Özkan'ı önce öldürmek istediler. Olmadı, yapamadılar. Sonra televizyonu gasp ettiler olmadı, durduramadılar, zindana atılar.

Kızım Nazlıcan'a Zindandan yazdığım bir mektupta "aman kızım korkma! korku güçsüz ve korkaktır. O seni sadece esir almak ister. Ona esir olmazsan, karşı durursan, senden korkar kaçar. en doğru şey, korkudan korkmamak, korkuyu korkutmaktır. Korkuyu yen!" diye yazmıştım.

Yanıt mektubunda "babacığım korkuyu korkuttum! korkudan kurtuldum; özgürlüğü ve adaleti peşime taktım. vicdanım onu yendi." diye seslendi bana.

‘KORKU KRALLARINA KARŞI ÇIKMAK İNSANLIK ÖDEVİDİR’

A.Tuncay Özkan dün; "seni öldürürler" diyen dostlara "ölüm Allah'ın emri yaşama bakarım." diyordu!

Bugün sus artık bak üç yıldır zindandasın diyen dostlara şöyle diyorum:

Eğer bu dünya'da, Anadolu'da, doğruyu,Vatanı,Namusu,Ahde vefayı savunacak, bu uğurda zindanda yatacak, gerekirse canından olacak bir A. Tuncay Özkan kalmamışsa ; korku bu denli egemen olmuşsa, o korkuya ve korkunun krallarına karşı çıkmak insanlık ödevidir.

İnsanlık ölmedi! korkuyu yeneceğiz! "Hem dostlarımızın" hem de diğerlerinin korkularını yenip herkesi her düşünceyi özgürleştireceğiz.

Evet, zindan , tek başıma tutulduğum kimseyle görüştürülmeyip, konuşturulmadığım tecrit hücremden ilan ediyorum:

Korkuyu ve korkunun krallarını yenmek için , 12 Haziran seçimlerinde İstanul Anadolu Yakası 1. Bölge Bağımısız Milletvekili adayıyım.

‘BİZ’DEN KORKTUKLARI İÇİN ZİNDANLARI DOLDURDULAR’

Vaadim: korkuyu yenmektir. Türkiye'den söküp atmaktır. Düşünceyi, ifadeyi, adalati özgür bırakmaktır.

Bu topraklar ;"Özgürlük ve bağımsızlık benim karekteriimdir." diyen büyük önderin: Atatürk'ün aydınlığına, korkunun karanlığını yok edecek güce sahiptir. Katiller ve hırsızlar, korkudan beslenenler yenilecek.

Benden, Biz'den korktukları için zindanları doldurdular.

Yaptıklarımızdan korktukları için tecritte tutuyorlar. Yapacaklarımızı engellemek için azmimizi, aydınlığımızı yok etmek için ; ne pahasınıa olursa olsun A. Tuncay Özkan'ı engellemeye çabalıyorlar.

Ne yazık ki iktidarın bu tuzağına CHP 'nin bazı yöneticieleri de ufuksuzluk içinde düştüler. Keşke yapmasalardı. Keşke onlar korkmasalardı. Beni siyaseten de tecritte bırakmasalardı; ölsün orada hüçrede kalsın, kurtulalım demeselerdi.

Ama 12 Haziran seçimlerinde aşkla bağlı olduğum halkım, özgürlük ve adalet için, korkuyu yok etmek için A. Tuncay Özkan'ı milletvekili olarak meclise gönderecek.

Söz veriyorum:

Korkuyu ve korkunun krallarını yeneceğiz.

Korkuyu yeneceğiz.

Korkunun karanlığını yeneceğiz.

CHP'nin Biz'den korkan yöneticilerinin de korkusunu yeneceğiz.

Onları da korkularından kurtaracağız. Onlar dostumuz.

Atatürk aydınlığını el birliğiyle; kardeşlik, birlik ve adelet içinde özgür ve bağımsız yurtseverlerle Türkiye'nin her yerine taşıyacağız.

Korkunun kökünü kazıyacağız.

Karanlığın, korkunun boşluklarından ilerlediğini, boşluklara yerleştiğini biliyoruz. Onun için 13 Haziran'da mecliste saflarımız korkunun ve karanlığın, korkunun geçemiyeceği kadar sıklaştırıp; aydınlığımızla her yeri kaplayacağız.

Biz, adelet, özgürlük ve barış içinde Cumhuriyeti, demokrasimizi ve Atatürkçü aydınlanmayı egemen kılacağız. Buna söz veriyoruz!

Korku yenilecek!

Korkunun Kralları devrilecek!

Korkunun krallık organizasyonu yenilecek.

Gün gelecek devran dönecek korkunun kralları halka hesap verecek.
Ben o günün gelmesi için oyunuzu istiyorum. Vaadim korkuya karşı yılmadan yorulmadan mücadele etmektir. Karanlık ve korkuya karşı aydınlığı örgütlemektir.

Tek başıma kalsam bile; aydınlığı savunacağıma söz veriyorum.

‘SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI HALKIN İSYANI CUMHURİYET MİTİNGLERİDİR’

Gelecekle ilgili hoş vaadler karın doyuruyor mu ? Hayır!

Peki, zenginlik kimin cüzdanına akıyor? Bencilliği ve çıkarı için, halkı, insanları sömürenler,düşmanımdır.

Mutluluk, zenginlik gibi yaşamın içinden alın teriyle, emekle, umutla çıkar.

Ulusumuzun umudu ve mutluluğu zenginliğini çalan sömürücüler tarafından tüketilmiştir. 1992 yılında Gayri Safi Milli hasıladan ''Halk" emekliler dahil % 42 oranında pay alıyordu. 2011 yılında %17.

Zenginliği sömürenlere aktaranların boş ve hoş vaadleri umut ve mutluluk yaratır mı ? Hayır!

Bu sömürü düzenine halkın isyanı Cumhuriyet mitingleridir. O mitingleri ve sivil toplum ruhunu siyasette temsil ettirmek istiyorlar. O yüzden fiili tecridin yanı sıra siyaseten de tecritte kalmamı istiyorlar. Çünkü önemli olan halkın umut ve mutluluğudur. Umudu ve mutlululuğu bu ülkenin zenginliğini sömürenlerden alıp gelir dağılımında halkın payını birinci yaparak sağlayabiliriz.

Türkiye üzerinde oynan bütün oyunları boşa çıkarmak; zenginliğimizi halkımıza aktarıp umut ve mutluluk yaratacağımızın sözünü veriyorum.

Kimileri diyebilir ki,"Sen tek başına mı?"

Her şey o inanmış bir kişinin adımıyla başlar.

Ben o adımı atacağıma söz veriyorum!

Bu düzeni değiştirmek umut, mutluluk ve zenginliği halka sunmak için 2003'den bu yana yüzlerce proje ile ne yapacağımı anlattım. Bunları hayata geçirmek istedim.

Ama fiili ve siyasi tecride atıldım.

‘ANADOLU YAKASI EĞİTİM BAŞKENTİ OLACAK’

Diyorum ki; halkla birlikte geçerek iktidara yürüteceğiz. O ilk adımı ; "İstanbul Anadolu yakasından, 1. Bölgeden bağımsız milletvekili adaylığımla" atıyorum.

Keşke benim başvurumu reddeden, CHP'nin bazı yöneticileri bu ufukla anlayabilselerdi. Ama 12 Haziran sonrasında , çözümü halkımız gündeme getirecek.

Aşkla bağlı olduğum halkım; sorunların çözümü ve karanlığın korkunun yenilmesi için oylarıyla mecliste kendisini temsil etme görevini verecek.

Bu görev benimdir; bende varlığımla bu kavganın neferi olacağım.

Işığımı bu uğurda yönlendireceğim. Halkımdan karanlığı korkutmak için yetki istiyorum! Karanlık aydınlığımızdan korkacak. Biz, bir ışık demeti olup Türkiye'yi aydınlatacağız.

Aydınlığımıza karanlığı gömeceğiz. Işığımız; karanlığın umut ve mutluluğumuzu tüketen, zenginliğimizi çeken çirkin yüzünü gösterecektir.

Bunun için "boş"ve "hoş" yalanları bırakalım; geleceğimizi inşa etmek için el birliğiyle çalışalım.

Cumhuriyetimizin 100. yılında, cumhuriyetmizi karanlığın krallarına öldürtmeyelim.

Umudumuzu, mutluluğumuzu, zenginliğimizi çaldırtmayalım,
sömürtmeyelim.

Cumhuriyeti ancak BİZ, halkımız yaşatabiliriz. Cumhuriyetimizin aydınlığını ancak BİZ halkımız sağlayabiliriz.

Şimdi sıra sende !

Halkıma aşk ile bağlı olduğum, sinenden aldığım güçle söz veriyorum:

Umudun, mutluluğun, zenginliğin devamı için;

Cumhuriyetimizin savunması ve aydınlığı için;

12 Haziran'da halkımın oyunu istiyorum! İstanbul Anadolu Yakası
Bağımsız Milletvekili Adayı olarak söz veriyorum; Anadolu yakasının refahını artıracağım.

Tuncay Özkan'ı tanıyorsun. Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır.

Umut, mutluluk, zenginlik ve cumhuriyetimizin savunulması için ; Aydınlık bir Türkiye için söz veriyorum.

Anadolu Yakası Türkiye'nin " Eğitim Başkenti" olacak. Turizm yatırımları konusunda özel projelerle geliştirecek,Sanat ve kültürün en önemli merkezinden biri olacak.

Bölgemizin 300 bin işsizine 2 yıl içinde iş olanağı sağlayacak projlerimi TBMM açılır açılmaz gündeme getireceğim.

Ahmet Tuncay Özkan'ın bulunduğu mecliste söz veriyorum, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Sevgilerimle..."

Ahmet Tuncay ÖZKAN

İstanbul Anadolu Yakası Bağımsız Milletvekili Adayı
Odatv - 09 Haziran 2011

***************************************************************************

tunay_ozkan1

Bağımsız aday Tuncay Özkan Kadıköy vaatlerini açıkladı

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Tuncay Özkan, davanın 123. duruşmasında seçimle ilgili vaatlerini yazılı olarak açıkladı.

Amacının 4 yıl içinde Kadıköy Büyükşehir Kentinin kurulması ve Anadolu Yakası’ndaki 300 bin işsize iş sağlanması olduğunu söyleyen Tuncay Özkan, Kadıköy’ün sanat ve kültür başkenti olmasını sağlayacağını dile getirdi. Avukatı aracılığıyla gazetecilere bir sayfalık bilgi notu ulaştıran Tuncay Özkan, özel yetkili mahkeme uygulamaları nedeniyle 32 aydır tutukluluk cezası çektiğini hatırlatarak “12 Haziran’da yapılacak seçimde hiç bir hak ve hukuk gözetilmeden bağımsız milletvekili adaylığımla ilgili bir şey yapamadan seçmenlerime ulaşmam engellenerek son beş güne girmiş bulunuyoruz. Mecliste göreve başladığımda ilk yapacağım teklif İstanbul Anadolu yakasının, İstanbul’dan ayrı, Kadıköy adıyla büyükşehir statüsüne kavuşması için yani yeni bir kent olarak tanınması için meclis başkanlığına yasa teklifi vereceğim. Kadıköy ilinin sınırlarına Gebze’nin de dahil edilmesini isteyeceğim. Bu Anadolu yakasının hakkıdır” ifadelerini kullandı.

Tuncay Özkan’ın açıklaması şöyle;


“İstanbul Anadolu yakasındaki 300 bin işsizim yurttaşımızın iş sahibi olması için geliştirdiğimiz bir projenin yürürlüğüyle ilgili yasa teklifinin hemen gündeme getireceğim. Bu projemizle iki yıl içinde Anadolu yakasında işsiz kalmaması ve bölgenin refahını iki katına çıkartılmasını amaçlıyorum. İstanbul Anadolu Yakası’nın eğitimde Türkiye’nin başkenti olmasını sağlayacak yasa teklifimi bunların ardından gündeme taşıyacağım. Amacım dört yıl içinde Kadıköy Büyükşehir Kenti’nin kurulması, 300 bin işsizimize iş sağlanması, kentsel refahın iki katına çıkartılması, eğitim kurumlarının bölgesel egemenliğini 10 katına çıkarmak ve Kadıköy’ün sanat ve kültür başkenti olmasını sağlamaktır. Bunun için seçmenlerimden bütün yurttaşlarımdan bir oy bekliyorum.”

Tuncay Özkan’ın tecrit fotoğrafları…
tunay_ozkan2

Tuncay Özkan, tecrit hücresinin fotoğraflarının bir gardiyan tarafından çekilmesini şu sözlerle anlattı;

“Seçim çalışmalarım için dilekçemi yazdıktan 60 gün sonra ve seçime 22 gün kala; mazgalı olmayan demir kapım açıldı. Bu olağan bir şey değil. Fotoğrafı çekecek gardiyan arkadaş, boynunda makine ile girdi; Fotoğraflarda gördüğümüz o koridorun önündeki kapıdan.

Aslında bir şey olacağını duvarları rutubetten dökülen B/3/3 numaralı tecrit hücremden üstüme su akarken, “asla” yan hücreye geçirmeyenlerin, birden B/3/2 kuru hücreye geçmeme izin vermesinden anlamıştım. Fotoğraf çektireceklermiş! İki ayda ancak olur dediler.

Fotoğrafları o gün nöbetçi olan gardiyan çekecek. Boynunda dijital bir makine var. O çekiyor, ben “bu oldu, bu olmadı, ayarı şöyle yapalım, böyle yapalım” diyorum. O tecrübesiyle katkısını yapıyor.

“Kitaplarla çekelim” diyorum. Hücreye giriyor “o bölüm olmaz” diyor, “duvarların badanası yapılsın ondan sonra!” kitaplar beni çıkarttıkları 3 nolu hücrede hâlâ.

Sonra başlıyoruz çekime. Benim meramım, yaşadığım yerin görüntülerini sunabilmek. Ama yasaklar var. Hücre net olarak gözükmeyecek! Cezaeviyle ilgili net görüntü yer almayacak. Kötü, çirkin, cezaevinde bulunduğunu, hücrede olunduğunu gösteren fotoğraf yasak. Örneğin parmaklıklı camdan dışarı bakan görüntü yasak. Hücrede tek başına olunduğu yani tecrit hissi verecek fotoğraf yasak.

Kameraların, nemli alanların, ya da küflü bölümlerin fotoğrafı yasak.
Fotoğraflar çekildikten sonra, yani ilk sansürü gardiyan çekerken uyguladıktan sonra, idari komisyon çekilen fotoğrafları tek tek ele alıp uygun olup olmadığına karar veriyorlar. Uygun bulunmayan fotoğraflar siliniyor. Sonra gözetim altında bu fotoğraflar bastırılıyor. Bastırılan fotoğraflar en son cezaevi müdürünce ele alınıyor. O son denetimi yapıyor ve uygun görülen fotoğraflar teslim ediliyor.
tunay_ozkan3

Volta attığım koridora; isim koy dediler. Kıyamadım o güzel sokaklarımızın adını mahpusa taşımaya. Uzunluğu 9 adım; adına “9 adım volta koridoru” dedim. Hücre 5 adım boyunda. Masa ve sandalye sonrası iki adım kalıyor. Ellerimi açtım iki yanıma; siz de görün istedim tecrit hücremi. Hem de bu en iyisi, en yenisi.

Tecritte 96. gün de; tek başımayım. Koridorun ucundaki kapı günce üç kez açılıyor. Sabah sayımı ve öğlen yemeği. Akşam sayımı ve akşam yemeği. Cezaevindeki bütün kapılarda mazgal var; benim hücremin kapısında yok. Çünkü tecritteyim.

Havalandırma 9 adım. 5 adım eni var. Dönüyorum günde iki saat havalandırmada: Gene yalnızız diyorum gölgeme, sakın peşimden ayrılma. Kalırsın bir başına!

Hücrede en inanılmaz alet, masa. Hani şiirdeki gibi; masa da masa ha! Efkarı koyuyorum, acıları, yalnızlığı, tecridi, umutları, hayalleri, kırıklıklarımı, kırgınlıklarımı, kitapları, kağıtları, kalemleri ve hayatımın bütün nedenlerini, bana mısın demiyor.

O masa yaşamımın hepsini alıyor da üzerine, bir “Ah!” demiyor.

Ne masa ama!

Sonrası, sizin değerlendirmenize.

Tam 32 aydır suçumu söylemeden, 96 gündür de kimseyle görüştürmeden tecritte tutuyorlar.

Silivri zindanında; zamanımızın dolmasını bekliyoruz. Aşk ile bağlı olduğum yurttaşlarımla özgürce kucaklaşmak, 13 Haziran’dan sonra mecliste yepyeni kavgalara tutuşmak için.

Mektuplar var ama tam dört çuval. Onların fotoğrafı yasak. Ama onlardan aldığım enerji ile diyorum ki; çok acı verdiğinde hasret; yakın bu fotoğraflardan birinin ucunu, salın külünü dumanını mavi göklere; bilin ki sevdanız, inancınız, selamınız bana ulaştı bile.

Dostlarım. Aşk ile bağlı olduğum yurttaşlarım; 12 Haziran’dan sonra; özgür zamanlarda doya doya kucaklaşacağız, meydan meydan coşacağız. Bu böyle yarım kalacak sananlara; 13 Haziran’da Anadolu Yakasında; buluşalım diyorum özgürlük meydanında.

Sevgilerimle

Ahmet Tuncay ÖZKAN
İstanbul Anadolu Yakası
Bağımsız Milletvekili Adayı
Silivri B/3 Tecrit Hücresi


06 Haziran 2011
http://www.haberinyeri.net/

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

22°C

Istanbul