cgb_meclise

“Vatan tehlikede, görev bizde”

4 Haziran tarihli Aydınlık gazetesini okudunuz mu? Bektaşi önderlerinden, hukukçu, yazar Şakir Keçeli, yayınladığı bildiride Bektaşi ve Alevilere, “Cumhuriyet Güçbirliği”nin bağımsız milletvekili adaylarına oy vermeleri çağrısında bulunuyor. Keçeli’nin bu çağırısı aslında sadece Alevi yurttaşlarımızı ilgilendirmiyor. İnancı, etnik kökeni ne olursa olsun tüm yudttaşlarımız bu çağırıya kulak vermeli ve “Cumhuriyet Güçbirliği” adaylarını niçin desteklemesi gerektiğini kavramalıdır.


Son yıllarda yurdumuzun yetiştirdiği en önemli aydınlardan, aynı zamanda bir düşün adamı da olan Şakir Keçeli, “Bugün vatan tehlikededir. Vatan tehlikede olduğu zaman bize politikanın içinde değil, önünde yer almak düşer…Vatanı olmayanın imanı, imanı olmayanın namusu, Bektaşiliği/Aleviliği olmaz. Yüce Atatürk, belki de bu buyruktan esinlenererek ‘söz konusu vatansa gerisi ayrıntıdır’ dememiş miydi?

Türkiye’de yaşayan insanlar etle tırnak gibi birbirinin içine girmiştir. Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden daha fazlası batıda yaşamaktadır. Bu ülkeyi bölmeye kalkışırsanız, tıpkı Yugoslavya’da olduğu gibi onmilyonlarca insanın canına kıyarsınız. Bu açıdan 12 Haziran seçimleri çok önemlidir.

Sorun, Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesini sahiplenmekten geçmektedir…Mustafa Kemal ve bir Bektaşi olan Tıbbiyeli Hikmet’in görüşü, ‘Ya istiklal ya ölüm’dür ve bu görüşü “Cumhuriyet Güçbirliği” adayları savunmaktadır. Geçmişte Halide Edip Adıvar ve Rauf Paşa gibi insanlar, kurtuluşun Amerikan mandasını kabul etmekten geçtiğini savunuyorlardı. YCHP ve MHP ‘manda’ sözcüğü yerine ‘dost’ ve ‘müttefik’ sözcüklerini kullanmaktadırlar. Padişah Vahdettin ve Damat Ferin’in ihanetlerini bugün AKP iktidarı ile Yeni CHP’nin bazı üst düzey yöneticilerinin sevgilisi Fethullah Gülen savurmaktadır…

CHP her seçimde, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi ‘bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme’ karşı tavır almamış ve ulusal sınıfların önderliğine soyunmamıştır…Her seçimde korkumuzun tutsağı olduk, oylarımızı bölmedik, bütün gücümüzle CHP’yi destekledik…Meclis’e soktuklarımız, işbirlikçi partilerle, zaman zaman açık, zaman zaman da örtülü işbirliği yaptılar.

Bize sürekli; ‘Meclis’te azınlıktayız…Elimizden bir şey gelmiyor’ masalını anlattılar. Oysa İsmet İnönü, 35 milletvekili ile Demokrat parti’yi zangır zangır titretmiş ve bu muhalefeti ile 1957 seçimlerinde Demokrat Parti’yi yere sermişti. Menderes CHP’yi kapatmaya kalkışmasa 27 Mayıs olmayacak, CHP tek başına ve büyük bir çoğunlukla iktidara gelecekti.

1965’te Meclis’e 15 milletvekili sokan Türkiye İşçi Partisi, o Meclis’e nitelik kazandırmış, kalite getirmiş, Türkiye halkını ayağa kaldırmıştı.

Türkiye’nin seçkin insanları, vatanseverleri, Talat Paşa Erenlerinin geleneğini sürdüren fedaileri; suçlu olduklarını gösteren hiçbir kanıt veya bir belirti olmadan Silivri zindanlarında tutsaktır.

Bu tutsaklardan Doğu Perinçek, İzmir 2. Bölge “Cumhuriyet Güçbirliği” Bağımsız Milletvekili Adayı’dır. Çetin Doğan İstanbul 2. Bölge’den, Hasan Atilla Uğur Antalya’dan, Tuncay Özkan İstanbul 1. Belge’den, Deniz Yıldırım Isparta’dan milletvekili adayıdır” diyor, bu adayların ve ‘Atatürk’te Birleştik’ diyen “Cumhuriyet Güçbirliği”nin her seçim bölgesindeki adaylarının da desteklenmesini istiyor.

Şakir Keçeli’ye aynen katılıyorum. İnanç, mezhep ve etnik köken farkı gözetmeksizin vatanın bağımsızlığından ve bütünlüğünden, milletin özgürlüğünden, Atatürk devrimlerinden ve Cumhuriyetten yana, emperyalizme ve faşizme karşı herkes, “Cumhuriyet Güçbirliği” adaylarına, onların şahsında vatanına, namusuna, özgürlüğüne sahip çıkmalıdır.

Sefer ÇETİNKAYA - 06 Haziran 2011 - İlk Kurşun

Son Yazılar

Thunderstorms

27°C

Istanbul