cumhuriyete_sahip_cikiniz

19 Mayıs : Okuyunuz, okutturunuz!…

“Faşist kutlama” diye yazmış…

Adının önemi yok; nerede durduğu önemli.

Faşist olan kutlamalar mı?

Yoksa bugünkü iktidarın muhalefettekilere yaşattıkları mı?

Atatürkçülere bedel ödettirilen süreçte; Atatürk’ü anma gününde böyle bir yakıştırma ancak “ileri demokrasi” (!) gereği bir düşünce özgürlüğü olabilir…

Yandaşı ve candaşı olunca iktidarın, düşüncede özgürsünüz?!…

Anormalliğin, normal düşünceyi boğduğu bir çarpık süreçten geçiyoruz.

Gençlik ve Atatürk denince aklımıza hitabesi geliyor değil mi?

Bu anlamlı seslenişi, her bir satır üzerine düşünerek okuyunuz lütfen ve okutturunuz;

Bir büyük deha göreceksiniz o satırlarda…

İleriyi görüş; ileri görüş göreceksiniz;

Ezberimizdeki bu satırlar üzerinde derin derin düşünmemiz gereken süreçlerden geçiyoruz.

2023 Türkiye’si üzerine düşleriniz neler?

Bu düşleriniz için neler yapıyorsunuz?

Birileri anma günlerinin kaldırılmasından söz ediyor…

Hangi Türkiye sizin düşünüz?

Düşününüz ve düşündürünüz…

Tek başına anayasa yapacak gücü elde etmek isteyen iktidarın kendi yandaşlarına yeterli, tekçi (!) ve yalnızca kendisini ilerleten demokrasisini düşününüz.

Bu satırları yazamayacağımız günlere doğru sürükleniyoruz…

Atatürk’ü anmanın yasaklanmasının hayallendiği günlere doğru!…

İzin verecek miyiz?

genclige_hitabe

Ne demişti Atatürk;

Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.

Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu; Türk Gençliğine emanet ediyorum.

Ey Türk gençliği !

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.

Bu temel, senin en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı!

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemâl ATATÜRK


Tülay ÖZÜERMAN - 21 Mayıs 2011 - İlk Kurşun

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

SP_WEATHER_BREEZY

23°C

Istanbul