hacli_medeniyetti

Haçlı Seferlerini Recep Tayyip Erdoğan'a Kim Anlattı?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Haçlı Seferleri ile ilgili olarak Strasbourg’da açıklamalarda bulundu. Önemli şöyler söyledi, ancak Tayyip Erdoğan Haçlı Seferlerini yanlış öğrenmişti. Kim yaptıysa, Tayyip Erdoğan’ı kandırmış, ona yanlış bilgiler vermişti.


Erdoğan’ın konuşmasına göre Haçlı Seferleri, savaşlar ve çatışmalar değil, Doğu ve Batının, "iki kültürün, iki medeniyetin, iki dinin birbirini doğrudan tanıma ilişkisidir."

Oysa Haçlı Seferleri, geri, barbar, ilkel ve vahşi Avrupalıların gelişmiş, uygar, ileri Doğuya saldırısıydı Haçlı Seferleri, bağnaz, yobaz, insanlık düşmanı Avrupa Hıristiyanlığının Türklere, İslama ve Doğuya yaptığı vahşet ve kıyımlardı. Haçlı Seferleri, milyonlarca ilkel ve cahil Avrupalının, aklını kaybetmiş, vaatlere kanmış geri Hıristiyan Avrupalı Hıristiyan kitlelerin, Hıristiyan gericiliğinin ve Avrupa hükümdarlarının peşinden sürüklenmesiydi. Haçlı Seferleri, dünyanın gelmiş geçmiş en kitlesel, en uzun süreli, en vahşi, en fazla zarar veren ilk topyekün saldırı savaşıydı.

Doğulular, saldıran vahşi Avrupalılara karşı kendilerini korumaya çalıştılar, savunma savaşı verdiler.

Avrupalılar, Haçlı Seferleriyle Doğuluları tanıdılar, doğru, geldikleri yerlerde kendilerinden üstün toplumlar gördüler, bu yüzden Doğuya ve Doğululara hayranlık duydular, ama Doğuyu ve Doğuluları tanıdıkları için kendilerinin ne kadar geri olduklarını da gördüler, eziklik duyguları içine girdiler, kızdılar, öfkelendiler, korktular, hırslandılar, kendilerini kaybettiler, bu yüzden Doğululara yapmadıklarını bırakmadılar.

Seferlerin saldırılara uğrayanlar tarafındaki zararı çok fazlaydı. Müslüman kitleler yüz binler halinde katledildiler, milyonlarcası öldürüldü. Ele geçirilen kentlerde kaçabilenler dışındakilerin hepsi, kadın ve çocuk denmeden yok edildi. İslam ülkelerinde farklı dinler birarada yaşıyordu. Orta Doğudaki Yahudi nüfusunun üçte ikisi Haçlılar tarafından ortadan kaldırıldı. Diğer inançlar ve dinlerin birçoğu seferlerin sonunda artık yoktu.

Saldırılarında hızını alamayan Avrupalılar, Türklerin ve Müslümanların etlerini bile yediler. Avrupa tarihinde yamyamlık olmadığı halde, intikamcılıktan gözleri dönmüştü. „Hıristiyan askerler, etlerini yiyerek Müslümanlarla savaştıkları inancında“ydılar.([1]) Eğlence için insan öldürüyorlardı.

Bütün bunlar yüzünden Doğulular da Avrupalıları, Avrupa Hıristiyanlarını tanıdılar. Onların ne kadar acımasız, ne kadar insanlık dışı yaratıklar olduklarını gördüler.

Erdoğan’ın anlatmasıyla "Doğu medeniyetinin temellerinde bu karşılaşmanın etkisi inkar edilemez"di. Hatta "Doğu medeniyetinin de temeli Haçlı Seferleri"ydi. Oysa Doğu medeniyeti, Haçlıların saldırısından önce o dönemde ve öncesinde dünyanın en yüksek medeniyetiydi.  Orta Doğu, Haçlı Seferleri daha başlamadan önce o dönemde dünyanın medeniyet merkeziydi.  Bu "karşılaşmada" Doğu, saldırıya uğradığı için yalnızca çok zarar görmüştü. "Doğu medeniyetinin temellerinde bu karşılaşmanın" herhangi bir olumlu etkisi sözkonusu değildi, olamazdı.  Ayrıca Doğulular, saldıran Avrupalılardan hiç bir şey öğrenmemişlerdi, öğrenemezlerdi, çünkü saldıran Avrupalılardan alacakları hiç bir şey, öğrenecekleri hiç bir şey yoktu. Haçlı Seferlerinin saldıran Avrupalıları ilkel, vahşi, barbar ve geriydi.

Avrupalılar, Haçlı Seferleriyle Doğululardan çok şey öğrendiler, doğru, çünkü kendilerinde Doğuda ve Doğulularda olan hiç bir şey yoktu. Birarada yaşamayı bilmezlerdi, tek-dinli Avrupa’da başka dinlere tahammül yoktu, hayattan tad ve zevk alacak düzeyden ve anlayıştan uzaktılar, yıkanmayı, yemeyi, ev hayatını, düzeni tanımamışlardı. Hiç bir eğitim görmemişler, hiç bir sağlık hizmetiyle karşılaşmamışlardı. Seferlerde Orta Doğuya gelen Haçlıların büyük bir kısmı hayatında iki katlı ev görmemişti.

İslamiyete ve Türklere karşı Akdeniz ve Doğu ticaret yolları için Doğu Akdeniz ve Orta Doğuya yapılan, Papalığın önderlik ettiği, aynı zamanda 11. yüzyılla 14. yüzyıllar arasındaki dönemde Avrupalıların yaptığı bu saldırı savaşları, yüzyıllarca sürmüş, milyonlarca Avrupalı, kışkırtılarak Orta Doğuya taşınmış, Müslümanlar başta olmak üzere, bütün Doğululara saldırılmıştır. Saldırılardan Doğulu Hıristiyanlık da nasibini almış, milyonlarcası öldürüldüğü gibi, Bizans’ın başkenti Konstantinopolis de Haçlı saldırısına uğrayarak Avrupalılar tarafından önce fethedilmiş, sonra da yağmalanmıştır. Tarihyazımı, İstanbul’un o günlerde gördüğü zararın başka hiç bir dönemde ve hiç bir nedenle bu denli olmadığında birleşir. Doğu Roma İmparatorluğu Haçlıların saldırısı sonucu bir daha belini doğrultamadı.

Seferlere katılanların çoğu ya yollarda ve oralarda ölüyor ya da ölmese bile bir daha geri dönemiyordu. Sekiz Haçlı Seferi yapıldı. İlk Haçlı Seferinde yüz binler olarak (birçok kaynağa göre 600 binden fazla) yola çıkan kitleler Helles Pontos’dan (Çanakkale Boğazı) 110 bin kişi olarak geçmişler ve Kudüs’e 20 bin kişi olarak varabilmişlerdi. Yalnız 2. Haçlı Seferinde sefere katılan 500 binden fazla Avrupalının öldüğü bilinmektedir (Macarlar, Bulgarlar, Sırplar, Rumlar ve –sefere katılmayan ve Avrupa’da öldürülen– başka "Avrupalılar" bunun dışındadır). 1147 yılındaki Alman İmparatoru Konrad’ın 300 bin kişilik ordusunun ancak yüzde onu "hedefe" varabilmişti.

İki yüzyıldan fazla süren Haçlı Seferlerinde, iki milyona yakın (belki daha da fazla) Avrupalı Orta Doğuya geldi, getirildi. Ve bu Avrupalılar kitleler halinde felaketler yaşadı. Yola çıkanlar bu sayının çok üstündeydi. Bunların bir kısmı yollarda telef olurken, bir kısmı da devam edemiyor, geçilen yerlerde kalıyor, bir kısmı kaçıyor, bir kısmı ise kaybolup yok oluyordu. Yolu yarıladıktan sonra bile geri dönmeye çalışanlar hiç de az değildi. Bunlarınsa çoğu geldikleri yere varmayı başaramıyordu.

Her sefer sonunda yola çıkanların çok çok az bir kısmı geri dönmüştü. Haçlı Seferleri sırasında Avrupa’da nüfus bile azaldı.([2])

Avrupalılar Haçlı Seferlerinden sonra "Batı" oldular, ama Batı olduktan sonra (17. yüzyıldan sonra) yaptıkları Haçlı Seferlerinden utandılar, ezildiler, 20. yüzyıla kadar hem sözünü etmediler, hem de çeşitli yerlere saldırılarına Haçlı Seferi demediler. Haçlı Seferleriyle Avrupalılar tarihe büyük bir insanlık suçu eklemişlerdi.

20. yüzyılda yavaş yavaş sözü edilmeye başlayan Haçlı Seferleri, 21. yüzyılda resmen uygulamaya koyuldu ve açıkca savunulmaya başlandı. Artık Batının bütün Doğu politikaları Haçlı Seferidir.

Erdoğan’ın açıklamaları, Batılıların bugün tekrar kutsayarak benimsedikleri utanç verici Haçlı Seferlerini onlara yaranmak için olumlu göstermekten başka bir şey değildir. Ama bunu yaparken Doğu medeniyeti konusunda, Türkler, Müslümanlar ve Doğulular için kabul edilemeyecek akla zarar inanılmaz şeyler söylemiştir.

Yukarıda gösterilmiştir, bilgisizliktendir. Birazını bilseydi bunları söylemezdi.

Erdoğan’ın Strasbourg konuşması, bu kadar cehaletin ancak tahsille mümkün olabileceği yolundaki özlü sözün önemini doğrulamıştır. Evet, Haçlı Seferleri bu konuyu hiç bilmeyen Erdoğan’a anlatılmış, Haçlı Seferleri konusundaki açıklamaları, ona öğretilmiştir.

Haçlı Seferlerini Erdoğan’a anlatan kimdir? Fransa, Libya’ya yönelik bugünkü Haçlı seferinin sahibi gibi gözükmektedir. O halde, Haçlı Seferleri konusunda Fransız kalmış Tayyip Erdoğan, Haçlı Seferleri ile ilgili olarak edindiği bilgileri mutlaka bir Fransızdan almış olmalıdır.

Tunca ARSLAN - 27 Nisan 2011 - Odatv

Dipnotlar:

[1] Vakanüvis Haçlı papaz Albertus Aquensis (Albert d’Aix).

[2] Haçlı Seferleri konusunda etraflı bilgi, geniş bir değerlendirme ve Haçlılığın tarihsel ve güncel anlamları için bkz. Alp Hamuroğlu, „Hıristiyanlığın ‚Haklı’ ve ‚Kutsal’ Savaşı Haçlı Seferleri“, „Haçlı Seferleri’nin Tarihsel Sonuçları – 1 / Seferler Sonrası Avrupa ve Avrupalılık“ ve „Haçlı Seferleri’nin Tarihsel Sonuçları – 2 / Seferler Sonrası Doğu ve Doğulular“ (Bilim ve Gelecek, Sayı 82, Aralık 2010, s. 36-63, Sayı 83, Ocak 2011, s. 46-63 ve Sayı 85, Mart 2011, s. 41-47).

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Rain

16°C

Istanbul