tam_bagimsiz_turkiye

Nato - Türk Ordusu - Gladyo

Türkiye yakın dönem siyasi tarihi, yani 1945 sonrası Türkiye esas olarak gladyo ile mücadele tarihidir. Kemalist devrim, ikinci dünya savaşı sonrası Amerika’nın tek kutuplu dünya stratejisi ile tasfiye sürecine girdi. Bu süreçte sözde demokrasi havarileri iş başındaydı.

Tek partili dönemden çok partili hayata geçiş ve Bayar- Menderes hükümeti kuruldu. Kemalist devrimi tasfiyede ilk görevi yerine getirecek ekip olarak seçildi.

Amerikan hegemonyası kurma programı, titizlikle uygulamaya konuldu. Truman doktrini ve Marshall yardımları bu planların ekonomik ve siyasi alt yapısı olarak tarihe geçti. Türkiye’yi “küçük Amerika” yapma hülyaları için adımlar ardı sıra geliyordu.

Türk Ordusu Esir Alındı

Bu gelişmelerden sonra Türkiye, Amerikan yardakçılığı adına Kore’ye asker gönderme kararı aldı. Bayar- Menderes hükümeti emperyalizme bağlılıklarını icraatleriyle göstermeye başladı. Mazlum milletlere ulusal kurtuluş mücadelesiyle örnek olan Türkiye, başka bir ulusun kurtuluş mücadelesini baltalıyordu.

Emperyalizm, Demokrat Parti eliyle Kemalist devrimi kazıyacaktı. Emperyalizme esaret bununla da kalmadı. Bu süreçten sonra Türk Ordusu NATO’ya bağlandı. 1950 yılından günümüze Amerika ile 100′ü aşkın gizli ikili anlaşma imzalandı. Artık Türkiye gizli anlaşmalarla yönetilecekti.

Emperyalizme karşı savaş veren ordusu esir alınıyor ve milli unsurunu yitiriyordu. Nato’ya dahil tüm ülkelerde olan gizli hükümet yani “gladyo” yapılanması ordu içine nufüz ediyordu. İlk olarak seferberlik tetkik kurulu (STK) olarak boy gösterdi. Türkiye’de artık gizli hükümet gladyo vardı. Ordu içindeki ırkçı-Türkçü klik buraya yerleştirildi.

Gladyo’nun İcraatları

Doğrudan CİA’ya bağlı gizli hükümet Gladyo’nun ilk büyük icraatı 6-7 eylül olayları oldu. Denklem, MİT, STK ve basın araçları olarak kurulmuştu. Atatürk’ün Selanik’teki evine Mit adına çalışan bir öğrencinin ses bombası atması, DP milletvekili, aynı zamanda Mitçi Mithat Perin’in “ekspres” gazetesindeki kışkırtıcı haberleri ve Türkiye’deki etnik mezhepsel ayrışmanın körüklenmesi bu olayla başladı.

Bundan sonra faili meçhul cinayetler, sağ-sol çatışmaları, aydınlarımızın katledilmeleri hepsi bu gizli hükümetin icraatları olarak karşımıza çıktı. Önceleri reddedilen bu örgüt günümüzde kendine tasfiye süsü vermektedir. Ergenekon işaret edilip Gladyo’yu deşifre eden siyasiler, yazarlar, gladyo olarak suçlanıp gladyonun bütün icraatları üstlerine atılmaya çalışılmaktadır.

Ordu Savaş Yeteneğini Kaybederse


Bugün Türk Ordusu tasfiye edilmiştir. 71 ve 80 darbelerinde olduğu gibi Kemalist subaylar tasfiye edilmektedir. Ordu, tıpkı 1950′de olduğu gibi yine emperyalizmin güdümünde mazlum halkların üzerine sürülmüştür. Libya, bunun açık örneği olmuştur.

Balyoz, Kafes tertipleriyle subayları kelepçelenen bir ordu savaş yeteneğini kaybetmiş ve esir alınmıştır. Bugün yaşanan temel gerçeklik budur.

Devrim Ordusunu da Esaretten kurtaracaktır

Ülke olağanüstü dönemlerden geçmektedir. “Büyük toplumsal çıkış, kör çıkmazlardan doğar“(Brecht) tezi bugün geçerlidir. Çözümler olağanüstü olacaktır. Süreç bunu koşulsuz dayatmaktadır. Milletin azim ve kararlılığı öncünün görevini yerine getirmesiyle yani mücadele azmiyle doğru orantılıdır.

Hedef, devrimdir. Nato boyunduruğundan kurtuluş devrimle gerçekleşir. Gizli anlaşmaları feshetme devrimle gerçekleşir. Gümrük birliği anlaşmasını feshetme devrimle gerçekleşir. Kendi üretimini yapma devrimle gerçekleşir.

Türkiye devrimle yeniden Atatürk Türkiye’si olacak ve arasız devrimlerle yeniden öncü olacaktır. Milli demokratik devrimi şahlandırmaya tüm varlığımızla hazır olmak günün devrimci görevidir.

Erdem ÖZDEMİR - 25 Nisan 2011 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar

Partly cloudy

20°C

Istanbul