ahmet taner kislali cenazesi23ekim1999 225

Güneşe giden köprü: Ahmet Taner Kışlalı!

Geleneğin içerisindeki geleceğin, güneşe giden köprülerin kaşifiydi Ahmet Taner Kışlalı.

“Demokrasi adına Cumhuriyet’in temellerine kazma vuranlar demokrat ise ben demokrat değilim! Ve onların demokrat yaftasını taşıdıkları bir yerde ben demokrat olmak istemiyorum. Çünkü onlarla aynı sıfatı taşımaktan utanıyorum!” diyecek kadar cesurdu.

Köy Enstitülerinin “Aydınlık korkusu içerisinde bir avuç çıkar sahibince kapattırılıp imam hatip okullarının yaygınlaştırılması sayesinde Türkiye’nin bugünlere geldiğini, Cumhuriyet’in temelinde yatan felsefesinin insancıl ve ilerici ve 21. yüzyıla ışık tutacak nitelikte olduğunu ancak yöneticilerin bu felsefenin yandaşı olmadığını ve asıl sorunun bu olduğunu” katıldığı her konferansta, her konuşmasında vurgulayacak kadar da kararlı.

Ve Ahmet Taner Kışlalı yaşamı boyunca ödünsüz bir aydın olarak bu kararlı, cesur tutumundan, dönemin en can alıcı sorunlarına karşı görevini yorulmadan yerine getirmiştir.

KEMALİST DEVRİMİN GELECEKLE BAĞINI KURDU...

“Modern Türkiye’de Politik Güçler”, “Öğrenci Ayaklanmaları”, “Siyasal Sistemler: Siyasal Çatışma ve Uzlaşma”, “Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği”, “Kemalizm Laiklik ve Demokrasi”, “Siyaset Bilimi”, “Tanrı’yı Kim Kullanır”, “Seçimsiz Demokrasi” adlı kitaplarıyla Kemalist Devrimi tarihin içinde taşlaşmış bir hatıra olarak değil geleceğin anahtarı olarak anlatmıştır.Ahmet Taner Kışlalı’nın Kemalist Devrimin o kireçlenmiş dönemiyle savaşması bir tarih değil, geleceğimizi yaratmaya yönelik bir çabaydı ve bu çabasından hiçbir zaman vazgeçmedi.

“Sosyalizmi yadsıyarak Kemalist, Kemalizmi yadsıyarak da sosyalist olunamayacağını” ve “Mustafa Kemal’in yalnızca Anadolu halkı için değil, ezilen tüm halklar için bir umut olduğunu” her defasında dile getirerek Kemalist Devrimi tarihin içerisinde mevzilendirmiştir Ahmet Taner Kışlalı. Kemalist Devrimi bir yandan kendi toplum sürecimizde değerlendirirken bir yandan da evrensel boyutlarını da inceleyerek “Kemalist Devrim”in gelecek ile bağlantısını gözler önüne sermiştir.

1977 Seçimlerinde CHP İzmir Milletvekili olan Kışlalı, 1978’de Kültür Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca da gerek Kültür Bakanlığı’nın yayınladığı klasik eserlerle, gerekse “Ulusal Kültür” adlı dergiyle ve daha pek çok uygulaması ile Kültür Bakanlığı’nı asıl kimliğine dönüştürecek adımlar atmıştır.

Öğretmeye, aydınlatmaya 1991’den sonra Cumhuriyet gazetesindeki “Haftaya Bakış” köşesinde de, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken düzenlediği konferanslarda da devam etti Ahmet Taner Kışlalı. Bugün de kitaplarıyla, konuşmalarıyla, hayatıyla öğretmeye ve aydınlatmaya devam ediyor.

SATIRLARI BİR ATEŞ GİBİYDİ...

Hain bir saldırı sonucunda ayrılmıştır aramızdan Ahmet Taner Kışlalı. Ancak fikirleri ve mücadelesi bizlerin güneşe giden köprüsü olmaya devam edecektir.

Ahmet Taner Kışlalı’nın satırları yanardağın ağzından dökülen bir ateş gibidir. Bugün o satırlar bizlere Kemalist Devrim’in tarihin içinden geleceğe uzanan görevlerini her gün daha yakıcı hale gelerek hatırlatmaktadır.

Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlar, bir volkan gibi tarihin içinden patlayarak taşarlar. Bugün Ahmet Taner Kışlalıları özümseyemeyenler Kemalist Devrim’i geleceğin büyük mirası olarak göremezler ve Kemalist Devrimi tamamlama görevine sarılamazlar.

Ahmet Taner Kışlalı Kemalist Devrimi en iyi anlayan aydınlarımız arasındadır. Bizlere şunu kanıtlamıştır:

Kemalist Devrimi tamamlama ve ötesine geçme özlemiyle yanıp tutuşmak, Kemalist Devrimi tarihsel süreçte mevzilendirmenin şartıdır.

1999 Ekiminde kaybetmiştik Ahmet Taner Kışlalı’yı ancak bugün hala derinlere uzanan fikirleri filizlenmekte ve her geçen gün anlam kazanmaktadır.

Nazım Hikmet’in “Güneşi İçenlerin Türküsü” adlı şiirinde bahsettiği gibi;

...Ben de gördüm o kahramanları,
Ben de sardım o örgüyü,
Ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!...

Bugün bizlerle Ahmet Taner Kışlalılarla, Bahriye Üçoklarla güneşe giden köprülerde sırtımızda tarihsel sorumluklarımızla birlikte yürüyoruz.

Geleceğe yürümek, değiştirmek, yaratmak, acılara, sıkıntılara, yaşanan günden özverilere katlanmak, yaşamın anlamıdır. Bugün hayatıyla, mücadelesiyle bizlerin yaşamına anlam kazandıran Ahmet Taner Kışlalı yarının büyük görevleri içinde gözlerimizi kamaştırıyor ve yüreklerimizi alevlendiriyor.

Doğan ÖZKAN - 21 Ekim 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Showers

18°C

Istanbul