mahmut sen1

Mahmut Şen’in Ardından...Dostları Anlattı! ‘Çocuk Gibi Neşeli Dağ Gibi Heybetli’

Bir süredir tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 9 Mart

Pazartesi günü hayatını kaybeden Aydınlık hareketinin emektar ismi Mahmut Şen için Vatan Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda taziye defteri açıldı. Açılan deftere Şen’in mücadele arkadaşları, dostları ve mesai arkadaşları duygularını döktü. Sosyal medyada da Şen’in arkadaşları üzüntülerini dile getirerek duygularını paylaştı. İşte taziye defteri ve sosyal medyada yer alan mesajlardan bazıları:

İSMET ÖĞÜTÜCÜ:

Devrimimizin hamalı “Kartallı Kazım” geleneğinin temsilcilerinden, örgütlü mücadelenin sıra neferi parti fedaisi can kardeşim Mahmut Şen. Seni Unutmayacağız...

Söz veriyoruz fedaileri çoğaltacağız...

CANSU YİĞİT:

Şimdi sabahları gazeteye geldiğimizde kimi uyandıracağız biz? Ya akşamları nöbette kim sıkıştıracak “hadi yollayın gasteyi” diye... üstüne kim “taşrayı dönerim bak” diye tehdit edecek... sigara içmeye çıktığımızda koridora kim çömelecek senin yerinde... bilgisayarımız hata verdiğinde kim gelip o dahiyane çözümüyle kapatıp tekrar açacak bilgisayarı... her teknik arızadan sonra kim diyecek “sorun sizde” diye... Mahmut abi boşluk tanımaz ama hayatta yeri doldurulamayacak boşluklar olur hep... Mahmut abi onlardan biri....

MELİH YILDIRIM:

Can dostum sırdaşım, yoldaşım, arkadaşım, kardeşim Tek başına dimdik dururdun ama, tek başına yaşamayı hiç sevmezdin. Resimden anlamazdın ama müziğin en güzelini yaşardın. En sevdiğimiz içki, içine muhabbet katıp içilendi. Başka türlüsünü içmezdin.

Saldırılardan korkmazdın. Saldırsınlar isterdin hep şan olsun diye. Ama bize duyulan güveni yere sermemek için hep teyakkuz halindeydin. Aydınlık kulesinden ilk duyuran olurdun gelecek tehlikeyi. Sonra da ilk göğüsleyen. Zor günleri senin sesinle, nefesinle, neşenle kolayca geçiverirdik. Çocuk gibi neşeli, dağ gibi heybetli dururdun hep.

Sana göre kurardık saatleri. Seninle yarışırdık siperlerde, geçemeyeceğimizi bilsek de. Koca bir güneyin acılarını taşırdın, kimseye söylemeden. Sigaranın külünü basardın üstüne, herkes sigaraya tutsak sanırken seni.

Süslü kelimeler, unvanlar ve övgüleri alaya alırdın. Sesi sesimize karışmayan, omzu omzumuza değmeyen dostlara meyil vermezdin Yolun yolumuzdur. Ant içiyoruz ama kime soracağız, nasıl yapılır sensiz...

mahmut sen2

BESTE GÜL ÖNEREN:

Can Mahmut ağabey, Ulusal’da, Aydınlık’ta ve daha geçenlerde her sabahlayarak çalıştığımda karnımı doyuran, sıcacık çay demleyip üşüdüm mü diye kollayan can ağabey... Bütün o koşuşturma arasında dert dinleyen, sabahlara kadar dinleyen... Deva’nın devası gitti benim için... Ah Mahmut ağabey... Hiç unutulmayacak, çok özleneceksin.

ŞENOL ÇARIK:

Ah benim abim, sen de mi gittin be...

Erken gider oldu sevdiklerimiz.

Motosikletinle dolaşırdın Örnektepe sokaklarında, “terminatör” derdik sana.

Gün geldi başkanımız oldun. Ve gün geldi göçtün.

Nizamettin Şen’e çok selam söyle.

Hoşçakal Mahmut Şen ağabey...

MEHMET CAN AKYILDIZ:

Mahmut Şen’i sevmek kolay değildir.

10 yıldır tanırdım kendisini, Kendisi Hasan Yalçın saatiyle yaşayan bir ağabeyimizdi. Yufka yürekli ama Devrimci, Sosyalist ve Partizandı. İlk görüşte bırakın sevmeyi nefret ederdiniz kendisinden. Ters ters bakar, kim la bu der bakışını atar. Fakat bir muhabbete girseniz anlardınız nasıl bir insan, ağabey olduğunu. Hele ki onunla gece nöbetine kaldıysanız ya da nadiren de olsa o binadan dışarı çıkıp sahilde iki bira içtiyseniz nasıl unutabilirsiniz ki onu? Unutmak mümkün değil. Koridorda yürürken onu fark etmemek ne mümkün? Fakat her zaman dediğimiz gibi Devrimciler ölür ama Devrimler durmaz sürer. Aralarında akrabalıkları olmasa da Nizamettin Şen ve Mahmut Şen soyisim benzerliği vardı. Ancak asıl şimdi o güzel insanlar diye başlayan dize söylenir. Gerisini siz zaten biliyorsunuz.Hayatımda arkasından ağladığım az kişiden birisidir kendisi. Seni unutmayacağız Mahmut ağabey.

ZAFER BİLGİN:

Mahmut, kardeşim benim. Seni sevgi ve saygıyla uğurladık. Arkadaşlarının hepsi aynı duyguyla yanındaydılar. Evet, “her ölüm erken ölüm.” Seni devrimci duruşun, yalınlığın, kararlılığınla tanıdım. Işıklar içinde yat kardeşim. MÜRSEL ÇETİN: Sevimli ve sempatik devrimci güle güle...

HIDIR HOKKA:

Kalmış kanıları çıkaran adam. Fedakarlığın, sadeliğin örnek insanı, gizli kahraman Mahmut Şen’i kaybetmenin acısını partimizle, Aydınlık ve Ulusal Kanal emekçileri ile paylaşarak azaltacağız.

ERGİN ONAY:

Vay Gardaş... Şaka mı bu?

ERKİN ÖNCAN-UĞURCAN YARDIMOĞLU

(Vatan Partisi Öncü Gençlik adına) :

Aydınlıkçıların en emekçilerinden, partimizin en fedakar militanlarından, gençliğin “Mahmut Ağabey”i seni unutmayacağız. Bağımsızlık, devrim, sosyalizm mücadelemizde yaşayacaksın!

ASAF GÜVEN AKSEL:

Olmadı be Mahmut. Olmadı be canım kardeşim. Olmadı böyle erken... Senin gibi emekçilerin dünyasında, o motosikletini özgürlüğe birlikte süremeden... Gözün arkada kalmasın ama, rahat uyu sen. Olacak... Hoşçakal...

UTKU YILMAZ:

Hülana anacığım

Ne ambarda darım

Ne evde karım var

Çıplak doğurdun beni

Çıplak gideceğim.

Seni yazmış şair Mahmut abim.

Işıklar içinde uyu emekçi abim.

ÖNDER ÖZTÜRK:

Buraları hiç sensiz düşünmedik ki.

GÜLSEN TUNCER:

Can oğlum, Yattığın yer ışık, gül dolsun. Seni tanımak bizi çok zenginleştirdi. Teşekkür eder, anın önünde saygıyla eğiliriz.

BARIŞ DOSTER:

Sevgili Mahmut, devrimin fedakar fedaisi seni unutmayacağız.

ÇETİN ÜNSALAN:

Ne yaptın be çocuk. Güzel adamdın; adam kaldın. Rahat uyu.

ALPAY TUĞLU:

Can kardeşim... Yiğit arkadaşım, yaptığın fedakarlıklar mücadelemize ışık tutacaktır. Toprağın bol olsun. Canım kardeşim.

SEHER ERGİN:

Duydum! “ah” ettim. gözlerimizden süzülen yaşlar canına değse, canına can verse... sana ışıklar içinde yat demeyeceğim, çünkü sen ışığın ta kendisisin... Mahmut Şen

SEZİM ÖZADALI:

Hayat 1-0 öne geçti; kıymetlimdin be Mahmut! Niye gittin? Çok erken değil miydi?

KİRAZ PERİNÇEK KARAVİT:

Duydum ki...

Che Guevara kiminle saz çalacak şimdi?

Ya Mao Zedong kiminle pirinç rakısı içecek karşılıklı?

Ne güzeller, ne nazlılar istedi de vermedik onu, Ölüm bedelsiz almış Cankurtaran’ı...

Dön dolaş yine gel Hızır, Cümle canlar yola çıktı. Hepsi seni bekleyecek güneşin sofrasında...

CAN KARADUT:

Aydınlık’ın vazgeçilmez emekçisiydi. Neşe kaynağımızdı bu yakışmadı çok gençken çok da ihtiyacımız varken kaybettik. O koridorlarda seni çok özleyeceğiz

ALİ RIZA TAŞDELEN:

Aydınlık ve Ulusal Kanal’ın merdivenlerini çıkıp da katın birinde işte tam da burada Mahmut’la karşılaşmayan oldu mu?

Mahmut, Aydınlık ve Ulusal’ın yılmaz emekçisi, güler yüzlü, şakacı, adam gibi adam yoldaşımız seni bizden alan ölüme isyan ediyorum. Partiye olan inancın inancımızdır. Rahat uyu başaracağız. Ölüm kalleştir, insanı ne zaman yakalayacağı belli olmaz.

Ama ölüme de meydan okuyoruz; yarın ölecekmişiz gibi daha büyük azimle çalışacağız. Sevgili yoldaşım, seni unutmayacağım.

MUSTAFA BEKTAŞ:

Ona en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda aramızdan ayrılıp sonsuzluğa bizi hüzünlü acılar içinde bırakıp gittin. Seni Hasan Yalçın abimizin yanına uğurladık, gözün arkada kalmasın.. Gözün arkada kalmasın. Sana devrim yapma sözü veriyoruz... Işıklar içinde yat, mekanın cennet olsun...

ESİN ERGENÇ:

Kötü bir şaka bu Mahmut. Hem de şimdiye kadar yaptıklarının en kötüsü!

İSMAİL BÖLÜKBAŞI:

2002 yılı baharıydı sanırım. Mehmet Ali Güller ile birlikte Ulusal Kanal’da çalışıyoruz. Mehmet Ali sabah gazetelerini sunuyor, ben de haber müdürü yardımcısıyım. M.Ali rahatsızlanmış mı ne olmuşsa sabah erken gelememiş. Bizim Mahmut Şen de görev adamı ya, hemen devreye girmiş, okumuş gazeteleri, alelacele bir hazırlık yapmış ve çıkmış ekrana. Sabah kanala gelince öğrendik tabii, kayıtları izledik. Seni güzel anılarla hatırlayacağız. Işıklar içinde yat canım kardeşim.

MARTI ŞAHİN ZEYREK:

Mahmut Şen çok güzel bir insandın. Çok erken ayrıldın. Yerini kimse dolduramaz!

TARIK TEKGÖZLİ:

Seni yitirdiğimiz an zaman durdu, kelimeler cümlelere sığmaz oldu. Meydan okuduğun bu dünya seni de alıp gitti.

Yüreğimiz nasıl dayanır buna?

“Hayat, boşluk tanımaz” derler hadi oradan! Hayat, ilk kez bir boşluk tanıyacak. Yerin doldurulamaz canım abim, yoldaşım.

SADIK CAN PERİNÇEK:

Kendini öne çıkarma kaygısı olmadan bir partinin, bir gazetenin en vazgeçilmez emekçisi nasıl olunurun cevabıydı Mahmut abicim. Bacağı kadar boyum olduğu zamandan bugünlere kadar getirdi, yarı yolda bıraktı bizi.

TUĞÇE YILDIZ:

Yine, “Abi hadi fotoğraf çekilelim, abi bak bu çok güzel oldu” desem. Keşke yine yanına geldiğimde, “Oo fıstığım çay ısmarlıyormuşsun” desen o güzel gülen yüzünle ama ben bu sefer üşenerek getirmesem o çayı... Keşke “Hadi gel seni yemeğe çıkarayım” deyip yemekhaneye çıkarsan. Keşke yine balkona çıkıp dertleşsek. Yine yanına gelmiyorum diye öfke dolu mesajlar atsan da çıkıp gelsem yanına sürpriz yapsam yine sana, sarılsak bütün özlemimizi gidersek... Ufaklık, ergen, küçük diye sevmelerine bile keşke bir daha dese, diyorum şimdi, bunu dediğimi duysan çok gülerdin. Ve daha nice anımıza keşke, keşke diyorum. En büyük keşkem ise bu kadar erken olmasaydı gidişin güzel insan, abim... Başımız sağ olsun.. Işıklar içinde uyu Mahmut Şen

BURCU UYGUR:

Onu sevmeyen var mıydı diye düşündüm... Maho’yu kim sevmezdi. Yıllar yıllar da geçse, elinde çayın, yüzünde koca gülümsemeyle hep o merdivenlerde hatırlayacağız seni... Işıklar içinde uyu sevgili dost...

ÖZLEM DEMİRTAŞ:

Ne kadar boş şeyler için üzülüyoruz ölüm gerçeğini unutarak... Bugün bir kez daha canım yandı. Hoşçakal Mahmut Şen...

MUSTAFA RECEP ERÇİN:

Bugün müstesna bir insanı kaybettik;

Kelimeler yetmez bazen sevdiğinizi anlatmaya, Mahmut abim de öyle sevilen bir adamdı,

Anlatılamayacak kadar çok sevilen...

Seni hiç unutmayacağım Maho reyiz...

En çok da “seviyorum lan seni Recep” deyişini özleyeceğim,

Biliyorsun ki ben de seni çok seviyorum.

GAMZE ÇINLAR:

Kafam flu...Gerçeklik algımı kaybettim...

Nasıl yani? Şimdi sen bir daha Aydınlık koridorunda elinde su tabancanla bizi kovalamayacak mısın Mahoni...??

MECİT ÜNAL:

Mahmut, gölgesi ağır adam; iyi yolculuklar.

(O kapının önünden bir daha nasıl geçebilir ki insan)

GÜRDAL KARABULUT:

Yaşamı çok kısa boyu uzun adam, şu kısacık yaşamına bizleri, devrimi, Aydınlık’ı sığdırdın. Ne mutlu sana Şen Mahmut... AŞK OLSUN SANA çocuk. Rahat uyu...

AYDIN GERGİN:

Ömrün boyunca mücadele ettiğin o bayrağı Ankara kalesine dikemezsek bu hayat bize haram olsun.

HAKAN ERÖZ:

Sevgili daykom, dostum, yoldaşım MAHMUT ŞEN’i kaybettik başımız sağ olsun...Güle güle kardeşim....

MUSTAFA CERİT:

Fedakar yüreğinle

Cefakar emeğinle

Gülümseyen yüzünle

Tanımıştık biz seni

Olmadı Mahmut olmadı

Şaka yapma bize

Hiç yakışmadın mabede

Aydınlık - 12 Mart 2015

Son Yazılar

Showers

18°C

Istanbul