madenci

Soma gerçeği ve ‘piyasa düzeni’ tartışması!

19 Mayıs Pazartesi günü yazdığımız “Soma Katliamı’nın faili: Piyasa düzeni”

başlıklı köşe yazımıza, sayın Doğu Perinçek bazı eleştiriler yöneltti.

Öncelikle sayın Doğu Perinçek’e eleştirileri ve zihin açıcı bir tartışmaya önayak olduğu için teşekkür ederiz.

Bütün her şey olduğu gibi, piyasa da tarihseldir. Piyasa düzeninin doğuşu; sınıf çelişkilerinin, bölüşüm ve mülkiyet ilişkilerinin, kısacası devletin tarih sahnesine çıktığı zaman dilimine denk düşer. Piyasa kavramına kategorik olarak karşı çıkmamız söz konusu değildir. Özetle yazıda fail olarak saptadığımız ve işaret ettiğimiz, yaşadığımız çağın piyasa düzeni olan kapitalist piyasa düzeniydi. Yanlış anlaşılmaya yol açtığı için başlığımızı düzeltiyoruz.

Azgınlaşmış kâr düzeni!

Soma katliamı, başta emekçiler olmak üzere halkın büyük çoğunluğunun, kapitalizmin nasıl ölümcül bir sömürü düzeni olduğunu görmesine sebep oldu.

Kapitalist piyasa düzeni için belirleyici olan kârdır. Kâr düzeni, doğası gereği sürekli büyüme güdüsüyle hareket eder. Kâr düzeninde, emekçinin emek gücünü satması sonucu alacağı karşılık ücrettir. Dolayısıyla emekçiye ödenecek ücret genel maliyetin içindedir. Kapitalist piyasa düzeninin yaşaması ve gelişmesi, artı değerin artmasına ve emek gücüne ödenen maliyetinin azaltılmasına bağlıdır. Kâr esaslı olan kapitalist piyasa düzenin mantığı, emekçiye ödenen ücretin kısılması, maliyetin düşürülmesi ve sonuç olarak artı değerin artırılmasıdır.

Günümüzde emperyalist- kapitalist düzen süreç içinde üretim ekonomisinden kopan ve bununla paralel olarak mafyalaşan bir karaktere büründü. Emperyalist- kapitalist düzenin piyasa koşullarını devam ettirdiği-zorunlu olarak- durumlarda ise en ağır sömürü ilişkileri sürmektedir. Özellikle bu durum bizim gibi ezilen-gelişen dünya ülkelerdeki kol emeğine dayanan- maden, inşaat, tersane vb.- işletmelerde daha da belirgin bir şekilde gözükmektedir.

Kontrolsüz piyasa!

Kapitalist piyasa düzeni doğası gereği kendini denetleyen -iş güvenliği, iş sağlığı, çalışma saatleri gibi konularda- bir devlet aygıtını istemez. Kapitalist piyasa düzenin devlet aygıtından ve siyasal iktidardan beklentisi, kârın önünü açacak ve çalışma hayatında işçiye her konuda harcayacağı maliyetin düştüğü yasal düzenlemeleri yapmasıdır. Kısacası, devletin yasama, yürütme ve yargı organlarının kendi lehine işlemesidir. Keza kamulaştırmalar kapitalist piyasa düzeni açısından son derece zararlıdır. Kapitalizmin kriz dönemleri dışında, kapitalist piyasa kendisine yapılacak kamu müdahalesini istemez.

Özelleştirme ve taşeronlaşma!

Ülkemizde kapitalist piyasa düzeninin esas olarak özgürleştiği ve azmanlaştığı dönem, 12 Eylül rejiminin başlangıç tarihine denk düşmüştü. 12 Eylül’ün Amerikancı faşist generallerinin sopasıyla, Özallar kapitalist piyasa ekonomisinin önünü açtı. Özal, Türkiye ekonomisini uluslararası tekellere “entegre” eden bir süreç başlattı. “Piyasa”da devlet küçültüldü. İşçi sınıfının mücadeleler sonucu elde ettiği bir çok hak elinden alındı. Özal’larla başlayan süreç Çillerlerle devam etti ve RTE’lerle amansızca sürüyor. Özelleştirmeler ve taşeronlaşma, piyasaya kamucu her türlü müdahaleyi reddeden ve kamuyu sırtında bir kambur gibi gören kapitalist piyasa düzeninin bir sonucudur. Özelleştirmelerle özgürleşmeye devam eden kapitalist piyasa düzeni, taşeron sistemiyle işçi sınıfını köleleştiriyor.

Fail belli...

Soma Katliamı’nın faili konusunda hiçbir şüphemiz yok. Daha önce belirttik. Fail, kapitalist piyasa düzeninin sonucu olan özelleştirme ve taşeronlaşma politikasının, şimdiye kadar görülmüş en azman uygulayıcısı olan AKP iktidarıdır. AKP’nin bir eli emperyalistlerin yürüttüğü savaş ekonomisinde ve üretim dışı yağma ekonomide, diğer eli ise en ağır sömürü ilişkilerinin yaşandığı günümüz piyasa ekonomisindedir.

Seçenek!

Elbette ki piyasa, bolluk toplumu kurulana kadar sürecektir. Ama iş cinayetlerinin ve katliamlarının son bulması, iş güvenliği ve insanca bir yaşam için, piyasanın artı değer esaslı değil, emek esaslı olarak baştan biçimlendirilmesi gerekir. Emeği esas alan piyasa düzeninde Soma Katliamları olmaz. Emeği esas alan piyasa düzeni de bir siyasal iktidar sorunudur. Emekçilerin kendilerini katleden bu kapitalist piyasa düzeninin partilerinden vazgeçip, düzen dışı ve emeğin siyasal iktidarını kuracak siyasal örgütlenmeye yönelmesi gerekir. Tabi emekçileri esas alan siyasal kuvvetinde, emekçilerle buluşacak yönelimini güçlendirmesi gerekmektedir. Özelleştirmeler, taşeron sistemi ve iş cinayetleri ancak bağımsız, demokratik ve emekçilerin Türkiye’sinde son bulacaktır!

Kerem YILDIRIM - 26 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

13°C

Istanbul