unutturma hesap sor3

Soma’da yaşanan ‘iş kazası’ değil, ‘katliam’dır!

Katliamdan hükümet sorumludur!

Soma katliamının bir numaralı sorumlusu, özelleştirme, taşeronlaştırma ve güvencesiz çalıştırma politikaları izleyen AKP hükümetidir

300’ü aşkın işçinin yaşamını yitirdiği facianın yaşandığı Soma’daki maden ocağının esas işvereni devlettir. Bu nedenle Hükümetin siyasal sorumluluğunun yanısıra cezai ve hukuki sorumluluğu da vardır.

Suç: ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’

Soma’da yaşanan “iş kazası” değil, “katliam”dır. Bu fiil, Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde yer alan “taksirle öldürme” değil, 83. maddede düzenlenen “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçunu oluşturur. Anılan hükme göre; “belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden kaynaklanan bir yükümlülüğü” bulunanların “önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması” halinde bu “ihmal”, “icrai davranışla eşdeğer” kabul edilir.

Başbakan ve ilgili Bakanlar da sorumludur!

Soma’da ruhsatı kendisine ait olan Eynez maden ocağını, “hizmet alımı” yoluyla Soma A. Ş.’ye işlettiren kamu yöneticileri, yasal yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için faciadan sorumludurlar.

Bu kapsamda; başta Başbakan olmak üzere ilgili Bakanların da, Soma işçisinin iş güvencesini sağlayacak önlemleri almamak suretiyle gösterdikleri ihmal, “icrai davranışa eşdeğer” olduğu için meydana gelen ölümlerde sorumlulukları vardır. “Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan” bu kişiler cezalandırılmalıdır. Çünkü, resmi raporlara da yansıyan bu tehlikeli duruma uyarılara rağmen müdahale etmeyen, denetim görevlerini yerine getirmeyen bu yetkililerin kasta varan bu ihmalleri ile ölümler arasında doğrudan illiyet bağı bulunmaktadır.

Uyarılara rağmen denetim yapılmamış, önlem alınmamıştır!

Nitekim, TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın konuya ilişkin raporunda şu saptama yapılıyor:

“Madencilik faaliyetinin yetersiz, donanımsız, deneyimsiz kişi ve kuruluşlara bırakılması, bu yapılırken diğer yandan kamusal denetimin iyice gevşetilmesi, böylesi kazaların kaçınılmaz olmasına neden olmaktadır”.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Soma’da önce kömür yangını çıktığını, ardından da göçük meydana geldiğini belirterek, “yangının nedeni trafo patlaması değildir” dedi. Açıklamada şöyle deniliyor:

“Ocağın 700 metre altında bir kömür yangını ve göçük meydana gelmiştir. Galeride ‘domuz damı’ denilen ayakların yerine çelik konstrüksiyonlar yapılmıştır. Ancak konstrüksiyonların üzerinde kalan eski odun parçalarının da bulunduğu yerde kömür yangını meydana gelmiş ve buna bağlı olarak bir göçük oluşmuştur. Vardiya değişimi sırasında yaşanan bu olayda işçiler yayılan karbon-monoksit gazı sonucu zehirlenerek yaşamlarını yitirmiştir. Bu anlamda yangının nedeni trafo patlaması değildir”.

TKİ’nin, daha 5 yıl önce, 2009’da hazırladığı raporda şu saptama yapılmıştı;

“Üretim yer altına kayacağından iş kazaları artacak. ‘Rödovans’ modelinde ölümlü kazalar artıyor”.

“Önümüzdeki yıllarda yer altı işletmeciliğine dönülmesi kaçınılmaz olacağından, iş kazalarında göreceli bir artış olacaktır. Kuruma bağlı müessese ve işletme müdürlüklerinde dışarıdan alınan hizmetler kapsamında çalışan firmalar incelendiğinde ise yıllar bazında ölümlü kazalar ve yaralanma ile sonuçlanan kazaların arttığı görülmektedir”.

Öncelikle yapılması gerekenler:

Dolayısıyla, katliamın bir numaralı sorumlusu, özelleştirme, taşeronlaştırma ve güvencesiz çalıştırma politikaları izleyen AKP Hükümeti’dir. Bu sorumluluk, siyasal demeçler ve Meclis soruşturma önergeleri ile geçiştirilemez.

Bu nedenle, yaşanan bu faciadan sonra, siyasal iktidar millete hesap vermeli, sorumlu hükümet istifa etmelidir. Bunun yanı sıra öncelikle yapılması gerekenler şunlardır:

1. Olayda, esas işveren durumunda olan devletin ve işletmeci şirketin kusur ve sorumlulukları acilen saptanmalı ve sorumlular cezalandırılmalıdır. Sorumlu Başbakan ve Bakanlar hakkında yapılacak cezai kovuşturmada, Anayasa’nın 148. maddesi uyarınca, “Yüce Divan” sıfatıyla Anayasa Mahkemesi görevli olduğundan; bunlar açısından soruşturma, Yargıtay C. Başsavcılığı’nca yürütülmelidir.

2. Yaşamını yitiren işçilerin yakınları ile yaralıların maddi ve manevi kayıpları, yargı bürokrasisine boğulmadan, idari bir kararla devletçe hemen ödenmeli; mağdurların munzam zararlarını ayrıca yargı yoluyla talep hakları saklı tutulmalıdır. Devletin ödediği bu tazminatlar ile diğer giderler sorumlulara rücu edilmelidir.

3. Bu tür faciaların yinelenmemesi için kamu kurumlarının özelleştirilmesine ve taşeronlaştırmaya derhal son verilmeli. Madenler, işçi sağlığı ve iş güvenliği ilkelerine uygun şekilde devletçe işletilmelidir.

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Mehmet CENGİZ - 26 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

23°C

Istanbul