taserona karsi tek ses tek yurek

İzmir’de Emekçiler ‘Kamulaştırma’ Dedi!

İzmir’de Soma katliamını protesto edildiği eyleme, kamulaştırma çağrıları damgasını vurdu.

Sendika temsilcileri konuşmalarında, özelleştirmenin taşeron sistemini getirdiğini belirtti İzmir Basmane Meydanı’nda dün bir araya gelen Türk-İş, DİSK, Birleşik Kamu-İş, TGB, İşçi Partisi, CKD Soma’daki katliamı ve taşeron sistemini protesto eden yürüyüş düzenledi

TOMA ve barikat!

Yaklaşık 5 bin yurttaşın katıldığı yürüyüşte “Susma haykır taşerona hayır”, “Soma’nın ateşi AKP’yi yakacak’ sloganları atıldı. Katılımın her dakika arttığı yürüyüşte, İzmir Büyükşehir Belediye Binasının önüne gelindiğinde, kalabalığı TOMA’lar karşıladı. Belediyenin önünde barikat kuran polis, yurttaşların ilerlemesini engelledi.

DİSK Genel Sekteri Arzu Çekrezoğlu ve Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Hüseyin Karakoç’un konuşma yaptığı yürüyüşe DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve CHP Milletvekilleri Mustafa Balbay, Mustafa Moroğlu, Tolga Çandar katıldı.

‘Tüm madenler kamulaştırılmalı’

Soma’daki katliamda vefat edenleri anarak konuşmasına başlayan DİSK Genel Sekteri Arzu Çekrezoğlu, katliamın arkasında taşeron sisteminin olduğunu belirttiği konuşmasında şunları söyledi:

“Milyonlar Soma’ya söz verdi: Bu katliamın sorumluları hesap verene dek mücadele devam. Gerçekleri Somalı işçiler açıkladı: taşeron şirket devlete kömür ile karışık taş satıyordu. Bu gerçekleri açıklayan Somalı işçilerin üzerine TOMA, cop, gaz bombası ile müsteşar ve Başbakan’ın yumruğu ile yürüdüler. AKP’nin tek derdi taşeron düzeninin, devam etmesidir. AKP iktidarı taşeron şirketlerin iktidarıdır. AKP iktidarı döneminde 2002 yılında 387 bin kayıtlı olan işçi sayısı, bugün 2 milyona yaklaşmıştır. Sadece madenlerde değil, tüm iş kollarında taşeron çalışma kölelik demektir. Taşeron çalıştırma kayıtsız şartsız yasaklanmalıdır. Özelleştirilen, taşeron şirketlere devredilen tüm madenler yeniden kamu eliyle işletilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği adı altında bu alanı taşerona devreden, piyasa açan yasa çöpe atılmalıdır. İşyerlerinde tüm denetim yetkisi emek ve meslek örgütlerine verilmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı derhal istifa etmelidir.Mücadeleyi yükseltmek çocuklarımıza ve Somalı işçi kardeşlerimize borcumuzdur” dedi.

Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Hüseyin Karakoç ise ülkemizin ve sendikal hareketin en acı olaylarından birinin Soma’da yaşadığını vurgulayarak özelleştirmelere karşı mücadele çağrısı yaptı. Özelleştirmelerin taşeronlaşmayı getirdiğini belirten Karakoç, konuşmasında şunları söyledi:

‘İş kazası değil, cinayet’

“1992’de Zonguldak Kozlu’da yaşanan grizu patlamasında şehit olan 263 kardeşimizden sonra yaşadığımız en büyük acıdır. Biz bu yaşananlara iş kazası demiyoruz. Bunun bir tek adı vardır. O da iş cinayetidir. Madenciliğin fıtratında böyle bir cinayet yoktur. Sorumluları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyetinden kaçanlardır. Hükümet madenlerde gerekli iş güvenliği tedbirleri alıncaya kadar tüm madenlerin faaliyetlerini durdurmalıdır. Biz yıllardır haykırıyoruz. Özelleştirmeler, taşeronlaşmayı getirir. Taşeronlaşma emek sömürüsüdür, kuralsız çalışmadır, ölümdür diyoruz. Özelleştirmeye karşı aylardır adam gibi mücadele eden Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy enerji ve maden işçilerini ve yöre halkını kutluyorum. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Mücadele iş,aş, ekmek ve vatan mücadelesidir.”

Tuğçe YERDELEN - 22 Mayıs 2014 - Aydınlık İzmir

Son Yazılar

Mostly cloudy

23°C

Istanbul