murat ozenalp2

Murat Albay’ın ardından!

Ziyaretine gitmiştik, eşimle birlikte.

“Durumunu biliyor musunuz?” dedi, ana girişteki görevli.

Bakışı garipti biraz. Soruşu da.

“Biliyorum, çok ciddi.”

“15 dakika önce vefat etti.”

Elim havaya asıldı. Ne yapılırdı el böyle durumda. Bilemedim.

Tabutuna yazın

Ne zor şeydir annelik.

Oturmuş kalmıştı, şaşkındı, Samiye Anne.

Gözünün yaşları arasına “KUMPAS ÖLDÜRDÜ yazdıracağım tabutuna” sözcüklerini sıkıştırdı.

“Tutuklanıp Maltepe’ye konduğunda, ‘BENİ DE DEVLET ÖLDÜRECEK’ demişti, öyle oldu” diyordu, boynuna sarılan kızına. Oğlunun tek kardeşine.

Sonra eşi Sema Hanım geldi.

Uyur gezer gibiydi.

Yanında fidan gibi, delikanlılığa adım atmış oğlu.

Yürekler dayanmaz.

Acı haber tez duyuldu

Akın akı geldi dostlar.

Acı haber tez duyulur, atalar sözüdür.

Vardiyacılar, sınıf arkadaşları, denizci-karacı-havacı silah arkadaşları, hep yanımızdaki sevgili Müyesser YILDIZ.

Deniz Kuvvetleri Komutanı, Garnizon Komutanı. Geldiler. Ama elden ne gelir?

Murat Albay gitmişti bir kez.

Katil kim

Yanıtı bilmeyen yoktur ama yineleyeyim.

Kumpasçılar;

-Polisiyle, askeriyle, savcısıyla, hakimiyle, imamıyla, siyasetçisiyle.

Kumpasçılara siyasi-yasal destek verenler;

-Görev verenler, atayanlar, göz yumanlar. Liberal aydın denen karanlık yardakçıları,

Kalemi, kamerası, mikrofonu özetle onuru satılık medya,

Komutanlık kademelerini işgal etmiş ama komutanlıktan nasibini almamış asker müsveddeleri,

Korkak, kaçak, sinik, pısırık silah arkadaşlığından habersiz askerler, Koynundan çıkan yavrusuna sahip çıkmayan ana misali Türk halkı...

Umut tacirleri

Son darbeyi vuranlar ise umut tacirleridir.

-17 Aralık’tan sonra ERGENEKON tutuklularını bırakıp, BALYOZ ve diğer davaların sanıklarına umut veren sahtekarlar.

-”Sahte delillerle, ayarlanmış hakimlerle...” diye adaleti sağlayacağı havasını yaratanlar.

-”Çalışıyoruz, seçimden hemen sonra...” diye zaman verenler.

-”Karar vereceğiz” diye el altından haber salanlar.

Son iki haftada iki BALYOZ hükümlüsü kalp ameliyatı oldu. Biri Ankara’da, biri İstanbul’da.

Murat Albay’ın damarları isyan etti. Çatladı. Beynini kana buladı.

Beyinsiz kafalar hala anlayamadı; ne insanı, ne insanlığı, ne hukuku, ne adaleti, ne hürriyeti. Arslan gibiydi. Taşı sıksa suyunu çıkarırdı.

Mangal yürekliydi.

Baba gibi baba, eş gibi eşti.

Hep birinciliklerle yürümüş, meslekte yıldız gibi parlaktı.

Herkese güven vermiş, güvenilmiş, sevilmişti.

Murat Albay sona erdi.

Arkasında; sevenler, saygıyla ananlar bırakarak gitti.

Ya onun hayatına kıyanlar.

Kinleri, intikamları sona erdi mi?

Muradına erdi mi?

Naci BEŞTEPE - 04 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

23°C

Istanbul