bdp kiskirtmalari2 2

Aksaray, Urla ve Güzelbahçe’de neler oluyor?

PKK’nın planı, metropollerde saldırı, sabotaj ve terörle hükümetleri,

devlet güçlerini yıldırmak, özerkliği kabule mecbur etmektir. Millet içinde Türk-Kürt kutuplaşması artırılacak, ‘bir arada yaşayamayız’ fikri benimsetilecektir.

Önceki günlerde bu üç ilçede HDP (Halkların Demokrasi Partisi), daha açık anlatımla PKK’nın sözde “sol” cephe partisi, genel başkan olarak samanlıkta saklanan kahraman olarak ünlenen Ertuğrul Kürkçü’yü seçmiş partinin içinde yer aldığı olaylar yaşandı.

Urla ve Güzelbahçe, İzmir’in ilçeleri; Aksaray ise Konya’dan ayrılmış bir ilimiz. Aydınlık’ta 24 Şubat 2014 günü, “Urla’da HDP gerginliği” başlığıyla yayınlanan haber şöyle: “İzmir’in Urla ilçesinde seçim bürosu açma hazırlığındaki HDP üyeleriyle (100 kişi), çevrede toplanan yaklaşık 1000 kişi arasında gerginlik yaşandı. Bu gruptan bazı kişiler BDP ve HDP ilçe merkezlerine sandalye fırlattı ve HDP seçim otobüsünü taşladı.” Bu ilçede HDP’ye seçim bürosu açtırmamak amacıyla toplanan vatandaşlar 50-100 kişi değil 1000 kişi. Bu kadar insan kendiliğinden toplanamaz. Belli ki onları bir toplayan var. Toplayanların kimler olabileceği şuradan belli, kalabalığı sakinleştirmek için MHP yetkilisi konuşma yapıyor ve kalabalığı ikna ediyor ve dağılmayı sağlıyor.

Önce askeri araca sonra İP’ye saldırı!

Birkaç gün sonra HDP’liler özel araçlarla ve kalabalık bir şekilde Urla’ya inadına seçim bürosunu açmak amacıyla gidiyorlar. Ancak polis ilçenin girişinde onları durduruyor ve geri gönderiyor. Bu grup normal olarak İzmir’e dönmesi gerekirken, bir kısmı dönüş yolu üzerinde olan Güzelbahçe ilçesinden geçerken, önce Deniz Kuvvetleri’ne ait bir personel aracına taşlar ve sopalarla saldırıyor, askerleri yaralıyor, ardından İşçi Partisi Güzelbahçe ilçe merkezine taşlarla saldırıyor, camları kırıyor ve İşçi Partisi’nin seçim aracını tahrip ediyor.

Bu olayda dikkat çekilmesi gereken önemli bir şey var. HDP, Urla’da kendilerine saldıranların MHP’yle ilişkili olduğunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama bunu bilmesine rağmen, Güzelbahçe’de aynı cadde üzerinde bulunan MHP binasına değil de İşçi Partisi binasına saldırıyor. Çünkü tertip böyle düzenlenmiş. Özerklik ve kardeş kavgasına karşı en kararlı mücadeleyi veren İşçi Partisi olduğu için hedef seçiliyor. Aynı nedenle Deniz Kuvvetleri personeli hedef seçiliyor.

Bu olaydan bir hafta sonra Aksaray’da aynı senaryonun sahneye konduğunu görüyoruz. 6 Mart 2014 tarihli Aydınlık gazetesi olayı şöyle verdi: “HDP seçim otobüsü taşlandı, 5 bin kişi HDP il binasına yürüdü. MHP Belediye Başkan Adayı Rıfat Karabatak, kalabalığa hitap ederek dağılmalarını istedi.

bdp kiskirtmalari1

Milletin tepkisi mi, tertip mi?

İzmir’de ve Aksaray’da meydana gelen bu olayları “Millet; AKP ve PKK tehdidine tepki göstermektedir” şeklinde izah edebilir miyiz? Milletimizin AKP, PKK ve bölünme tehdidine tepkili olduğu bir gerçek ama millet tepkisini siyaset meydanında gösteriyor. Örneğin, İşçi Partisi olayların ardından Güzelbahçe’de bir yürüyüş yaptı, bu yürüyüşte “Kahrolsun PKK, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı, yol boyunca halk alkışladı. İşçi Partisi de millet de tepkisini böyle ortaya koydu.

İzmir’in 30 ilçesi var, hemen hemen hepsinde Kürt vatandaşlarımız var. Bu ilçelerin bir kısmında HDP, BDP örgütleri vardır. Niye oralarda millet tepkisi taş atarak göstermiyor?

bdp kiskirtmalari2

Urla’da HDP seçim bürosu açtırılmaması, seçim otobüsünün taşlanması olayında İP yoktur. Çünkü böyle bir davranışın PKK’ya saldırı için bahane yaratacağını biliyoruz. Bu olayın bütün yönleri incelendiğinde bir Gladyo tertibi olduğu görülecektir. Öncelikle, HDP’nin bir MİT imalatı olduğunu biliyoruz. Hakan Fidan’ın Abdullah Öcalan’ı kullandığını, “Açılım” planlarını birlikte yaptıklarını da biliyoruz. Özerkliğin bir kardeş kavgasıyla geleceği gerçeği ise yakın zamanda birçok ülkede uygulanan ABD emperyalizminin kanlı tertiplerinden bilinmektedir.

İlk kıvılcım en batıdan, İzmir’den çakılmaktadır. İzmir bu tertiplere yabancı değildir. Hatırlanacaktır, 2005 yılında Seferihisar’da (Urla’ya komşu bir ilçe) yine 1000 kişi toplandı, “PKK’ya ölüm” sloganlarıyla Adliye binasına yürüdü, PKK ile hiç alakası olmayan Diyarbakırlı iki Kürt vatandaşı linç etmek istedi. Bu iki vatandaşın suçu, Seferihisar’ın beldesi Ürkmez’de arabalarının park sorunu yüzünden jandarmayla tartışmak.

Amaç, kardeş kavgasını en batıdan başlatmaktır. Neden İzmir seçilmiştir? Çünkü İzmir, bölücülüğe, özerkliğe karşı milletin birliğini, vatanın bütünlüğünü savunma mücadelesinde en güçlü kaledir. İşte burada Türk milletinin direncini kırmak için çalışacaklardır. MİT çatışmanın iki tarafını da kontrol etmektedir. HDP, zaten MİT’in doğrudan kontrolünde, karşı tarafta ise MHP’li gençleri seferber etmekle görevli olan MHP içinde özel adamlar var. Onlara yardımcı olan devlet görevlileri var. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugünlerde bölücülüğe, özerklik ilanına karşı çıkıyor ama, 2002 yılında iktidar ortağı iken aynı Devlet Bahçeli’nin İkiz İhanet Yasalarının altında imzası olduğunu biliyoruz.

bdp kiskirtmalari3

Kışkırtmanın amacı nedir?

“Türk’ü Diyarbakır’a, Kürt’ü İzmir’e sokturmamak” olabilir mi? Bence olamaz. İzmir’de zaten yoğun bir Kürt nüfus var. Bu nüfusu ezdirmek ve İzmir dışına attırmak ise PKK’nın planlarına hiç uymaz. Evet, bu çatışmalarda Kürt vatandaşlar zarar görecektir. Ama, onların zarar görmesi PKK’yı hiç rahatsız etmez. PKK’nın planı, metropollerde saldırı, sabotaj ve terörle hükümetleri, devlet güçlerini yıldırmak, özerkliği kabule mecbur etmektir. Güneydoğu’da 30 yıl boyunca sürdürülen silahlı terör sonunda “analar ağlamasın”, “barış olsun da varsın özerklik olsun” söylemiyle, parlamenter muhalefet ve halkın bir kısmı teslim alınmıştır.

Şimdi metropollerde yaratılan terör ortamı sonunda “ver, kurtul” düşüncesi yaygınlaştırılacaktır. Millet içinde Türk-Kürt kutuplaşması artırılacak, “bir arada yaşayamayız” fikri benimsetilecektir. Bu süreçte PKK metropollerde yaşayan Kürt vatandaşları ateşe sürecek ve hain planları için kullanacaktır.

Plan budur ama başarı şansı yoktur. Ancak bu planın boşa çıkarılması için AKP’nin iktidardan indirilmesi ve Gladyo’nun dağıtılması şarttır. Yerel Yönetim Seçimlerinin sonuçları bu bakımdan önemlidir. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 7 Mart Cuma gecesi Silivri kalesinden bir mesaj gönderdi. Önemlidir.

Mesajı Silivri Nöbet Çadırı önünde İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey okudu. “Türkiye’yi böldürmeyeceğiz. Bölenler yıkılacak. Birleştirenler hükümet olacak” diyor.

30 Mart seçimlerinin esas gündemi budur. Bu seçimden Milletin birliğini, vatanının bütünlüğünü savunan İşçi Partisi güç toplayarak çıkacak, AKP ise halktan istediği desteği alamayacaktır.

Tayyip Erdoğan’ın yıkıldığını göreceğiz. AKP iktidarının yıkıldığı, onun yerini Milli Hükümetin aldığı koşullarda PKK’nın özerklik planlarının suya düştüğünü hep beraber göreceğiz.

İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu üyesi
Ali KARŞILAYAN - 13 Mart 2014 - Aydınlık

aksaray urla guzelbahcede neler oluyor

Son Yazılar

Showers

6°C

Istanbul