size boykot yakisir2

Hikmet Çetinkaya, Atatürkçüleri Cumhuriyet'ten Neden Tasfiye  Ediyor?

“Cumhuriyet yazarı Hikmet Çetinkaya,

Aydınlık’ın “Atatürkçüler Cumhuriyet’ten tasfiye ediliyor” olgusuyla ilgili yazdıklarına hakaretlerle cevap veriyor.

Daha doğrusu cevap vermiyor, sürekli hakaret ediyor!

Bu durum da onun Aydınlık’ın gündeme getirdiği gerçeklerin karşısında söyleyecek sözü olmadığı anlamına geliyor.

Sorularımız basit.

Çetinkaya’yı son kez palavrayı bırakıp aşağıdaki sorulara cevap vermeye çağırıyoruz:

1-Hikmet Çetinkaya, Fethullah’ın Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının kahvaltısına gittiğini söylüyor ve Vakıf yöneticilerinden birinin Gülen Cemaati’nin temsilcileriyle buluşmayı neden kabul ettiği sorusu üzerine, “Değiştik, hem ben değiştim, hem de siz” yanıtını veriyor.

Ayrıca Fethullah Gülen’in Çetinkaya hakkında, “Kendisine hiç beddua etmedim” dediği de biliniyor. Şimdi soruyoruz:

Ey Hikmet Çetinkaya nasıl değiştin?

Neydin ne oldun?

Görüştüğün Fethullahçılar nasıl değişmiş?

Cemaat tehdit değil mi?

2-Leyla Tavşanoğlu Pensilvanya ziyaretini gazeteci olmasıyla açıklıyor.

Ancak daha sonra F grubunun TV’sinde konuşuyor ve F tipine “Hizmet Hareketi” tanımlaması yapıyor ve “Cemaat’in Türkiye için tehdit olmadığını” iddia ediyor.

Tavşanoğlu’nu siz gönderdiğinize ve yukarıdaki sözlerine en küçük bir itirazınız olmadığına göre, siz de F tipini “Hizmet Hareketi” olarak tanımlıyor ve tehdit olarak görmüyor musunuz?

Okuyucuya anlatabilir mi?

3- Her ikisi de giderken “Orhan Erinç ve İbrahim Yıldız’a” sorduk diyorlar.

Yeterli midir?

Yetkili kurullara neden sorulmamış?

Çetinkaya 30 yıldır Gülen aleyhine yazarken birden bire nasıl çark etti?

Bunu gazetenin okuyucusuna anlatması gerekmez mi?

4- Çetinkaya sürekli Vakfa seçilen yönetim kurulu üyelerinin isimlerini sayıyor. Bizim Aydınlık olarak, seçilen saygın gazetecilere hiçbir diyeceğimiz yoktur. Olamaz da. Cumhuriyet’in seçimine biz karışmayız. Ama “Neden Atatürkçüler tasfiye ediliyor” diye soruyoruz.

İşte örnekler: Ümit Zileli, Mehmet Faraç, Orhan Birgit, Adnan Binyazar, Turgay Fişekçi, Zulal Kalkandelen, İnci Aral, Ülkü Tamer, Mustafa Bilgin, Kemal Ürgenç ve son olarak Bekir Coşkun.

5- Çetinkaya’ların son toplantıda Vakıf Yönetim Kuruluna layık gördükleri Av. M. Kemal Güngör İstanbul Barosu seçimlerinde Ümit Kocasakal’ın karşısında Katılımcı Avukatlar Grubu Başkan Adayı olarak yer almadı mı?

Neden Şükran Soner’i attınız da Güngör’ü aldınız?

Böyle vefasızlık olur mu?

6- Çetinkaya belden aşağı vuruyor. Alev Coşkun ve Şevket Tokuş’u savunmak bizim görevimiz değildir.

Ancak Şevket Tokuş 1992’de gazete çöktüğü zaman mirasçılardan hisseleri toplayıp İlhan Selçuk’a getirmeseydi bugün Cumhuriyet gazetesi olabilir miydi?

Bu kadar vefasızlık olur mu?

Alev Coşkun’a gelince, onu savunmak bize düşmez.

Ancak en zor zamanda 14 yıl gazetenin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapmadı mı?

Konkardato’dan gazeteyi kurtarmak için çalışmadı mı?

Selçuk’un isteğiyle Vakıf Başkan Yardımcılığına getirilmedi mi?”

CUMHURİYET GAZETESİ GENEL KOORDİNATÖRÜ’NDEN AÇIKLAMA!

Cumhuriyet Gazetesi Genel Koordinatörü Avukat Akın Atalay, Aydınlık Gazetesi’nin iddialarına 38 maddelik bir cevap verdi.

İşte Avukat Akın Atalay’ın yayınladığı o metin:

“Aydınlık gazetesinin Cumhuriyet'e yönelik saptırma ve karalamalarına ilişkin kişisel cevaplarımı toplu olarak sunuyorum.

Aşağıdadır:

1-Aydınlık gazetesi Cumhuriyet’e avukatları üzerinden sataşıyor: “Osman Yıldırım’a neden tek soru sormamışlar?”

2-Aydınlık’tan önce aynı soruyu, aynı kinaye ile bir başka gazete daha sormuştu. Adı AKİT. Bu konuda buluşmuşlar.

3-Akit ve Aydınlık öyle bir kanaate sahip olmuşlar ki, gazetenin avukatları eğer Osman Yıldırım’a soru sorsaydı,

4-Osman Yıldırım o anda yıldırım çarpmışa dönecek ya da hidayete erecek ve gerçeği açıklayacaktı.

5-Oysa, Osman Yıldırım’ın ne mal olduğu, güvenilmezliği, yalanları ve bir senaryonun kullanılan piyonu olduğu çoktan açığa çıkmıştı.

6-O. Yıldırım sorulan her soruya abuk sabuk cevaplar veriyor ve bir kısım medya ertesi gün bunları dezenformasyon olarak kullanıyordu.

7-Unutmadan ekleyelim. Osman Yıldırım hizmetleri karşılığında birçok suçlamadan beraat ettirildi ve tahliye edildi.

8-Eğer Cumhuriyet bu davada müdahil olmasaydı ve bu sıfatından doğan hakkını kullanıp, kararı temyiz etmeseydi ne olurdu?

9-Cevabı net ve açık: Osman Yıldırım hakkındaki beraat kararı kesinleşmiş olurdu. Oysa şimdi, Cumhuriyet sayesinde Yargıtay’da.

10-Ergenekon davası başladığında, “Cumhuriyet neden bu davaya müdahil oldu,neden görüntü olarak savcıların yanında yer alıyor?” diyorlardı.

11-Aydınlıkçılar İlhan Selçuk’a temsilci heyeti gönderip bu konudaki rahatsızlıklarını ve gazetenin müdahillikten çekilmesini istemişti.

12-Gazete içindeki en yakın dostları aracılığıyla da bu konuda sürekli baskı yapıyor ve Cumhuriyet’in bu davayı

13-Aydınlık’ın istediği şekilde sürdürmesini, neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini her şeyi en iyi bilen Aydınlık’a sormasını istiyordu.

14-Son seçimlerde vakıf yönetim kuruluna yeniden seçilemeyen ve Cumhuriyet gazetesiyle ilişkisi biten Alev Coşkun

15-üzerinden yürüttükleri bu faaliyet, İlhan Selçuk hastanede iken D. Perinçek’in dergideki başyazısında Alev Coşkun’a yazdığı,

16-“Sayın Alev Coşkun, Aziz Dostum” başlıklı mektupla zaten kamuoyuna da duyurulmuş ve Cumhuriyet hizaya sokulmaya çalışılmıştı.

17-Dolayısıyla, bugünkü feveran, iftira ve gerçek dışı karalamalarının arkasında yatan asıl neden, üst yönetimdeki bir dostlarının

18-son seçimlerde yeniden seçilmemiş olması ve bir iletişim ayaklarının yok olmasındandır.

19-Aydınlık için amaç uğrunda söylenen her yalan mübah sayılıyor.Aydınlık’a göre bir dolu yazar Atatürkçü oldukları için gazeteden atılmış.

20-Oysa, başta Bekir Coşkun ve şimdi Ulusal Kanal’da devam eden Ümit Zileli olmak üzere adı geçen yazarlara bir sorsalardı,

21-“sizi Cumhuriyet’ten attılar mı?” diye doğru cevabı alırlardı. Saydıkları yazarlar içerisinde Cumhuriyet’te artık yazmaması söylenen

22-tek bir kişi var. O da bugün Aydınlık’ta köşesine devam eden Mehmet Faraç. Faraç’ın ayrılması ise Atatürkçülüğünden değildir.

23-Adı geçen diğer yazarların istisnasız tümü ya kendi istekleri ile ya da ekonomik nedenlerle gazeteden kendileri ayrılmıştır.

24-Bir diğer rahatsız oldukları konu, Cumhuriyet’in avukatının sanıklardan Muzaffer Tekin’e soru sormasıydı.

25-Aydınlıkçılar her şeyi en ince ayrıntısına kadar zaten biliyordu,onlara göre M. Tekin bir milli kahramandı ve ona asla soru sorulamazdı.

26-Cumhuriyet’in avukatı Tekin’in gazetenin bombalanmasından suçlu olduğunu zaten söylemiyordu.Gerçeğin ortaya çıkması için soru soruyordu.

27-Osman Yıldırım’ın Ataşehir’de buluştuk dediği tarihlerde M. Tekin’in o civarda olmadığı nasıl ortaya çıktı?

28-Cumhuriyet’in avukatı, böyle bir buluşma olup olmadığının saptanması konusunda baz istasyonu kayıtlarının istenmesini talep etti.

29-Getirilen bu kayıtları daha sonra M. Tekin orada (Ataşehir’de) olmadığının kanıtı olarak savunmasında kullandı.

30-Şimdi ise,Cumhuriyet’in talebi ile anılan tarihlerde Ataşehir’de olmadığını kanıtlayan M. Tekin’i gazetenin hedef aldığı söylenebiliyor.

31-M. Tekin’in dava kapsamında hukuken mağdur edilmiş olması, haksızlığa uğramasının sorumlusu Cumhuriyet ya da avukatları değildir.

32-Hukuksuzluğa uğrayanların, hukuki mağduriyeti dışında ayrıca siyasal açıdan da sahiplenilmesi Cumhuriyet’in görevi değildir.

33-Cumhuriyet, diğer sanıklarda olduğu gibi M. Tekin’in de Ergenekon davasında uğradığı haksızlık ve mağduriyetleri dile getirmekte,

34-mağduriyetinin bir an önce son bulmasını istemektedir.Ancak bu demek değildir ki, M. Tekin ile Cumhuriyet aynı siyasal dalga boyundadır.

35-M. Tekin ve Aydınlık’ın aynı siyasi çizgide buluşması ve faaliyet yürütmesi kendi siyasi, sosyal ve beşeri ilişkileridir.

36-Cumhuriyet gazetesi bu ilişkilerin dışındadır. Yalan ve karalamalardan çekinip bu türden bir ilişkiye hiçbir zaman girmeyecektir.

37-Aydınlık gazetesine tavsiyemiz; gazete ile ilişkisi biten ve emekli edilmeyi bir türlü içine sindiremeyip, İlhan Selçuk’un makamının

38-kendisinin hakkı olduğu duygusuyla sürekli çamur atan, yalan yanlış dedikodu üreten birilerinin dolduruşuna gelmemesidir”

O KAVGADA NELER YAŞANMIŞTI?

Aydınlık Gazetesi’nin Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetimine Cemaatçilerin sızdığını iddia etmesi üzerine başlayan kavgada, Cumhuriyet Gazetesi bu iddiaları "Gazeteler arasında rekabet olması doğaldır. Ama bu rekabetin etik ilkeler çerçevesinde yürütülmesi beklenir. Çamur atarak iz bırakacaklarını sananlar, amaçları için her türlü yalan ve iftirayı arsızca ve utanmadan söyleyenler, karanlık amaçlarına ulaşamayacakları gibi okurlarımızdan hak ettikleri yanıtı da alacaklardır” ifadelerini kullanarak yalanlamıştı.

Aydınlık Gazetesi de dün tekrardan cevap verdi ve cevapta “Biz ‘F-Tipi Cumhuriyet’e sızdı’ demiştik, meğer Cumhuriyet’in merkezine oturmuş. Cevap diye söylenenlerin tamamı Gladyo’nun yıllardır Aydınlık’a yönelttiği iftira malzemeleri. Böylece Cumhuriyet yönetimi Aydınlık’ın haberini doğruluyor ve bulunduğu adresi net biçimde ortaya koyuyor: F-Cumhuriyet! Hikmet Çetinkaya’nın yazısında yer alan Aydınlıkçılara yönelik ifadeleri, herhangi bir cemaat gazetesinde de okuyabilirsiniz” denildi.

Aydınlık'ın bu açıklamasına Hikmet Çetinkaya, "Bu kez sert kayaya çarptılar... Gerçek yüzlerini anlatacağım...Çekmecemde Eymür'ün raporu varmış ha! Uğur Mumcu,İlhan Selçuk,Soner Yalçın ve pek çok isimi nasıl karaladıklarını.... Yazmayacaktım yazacağım hak ettiler...Beni cep telefonumdan aramışlar.... Evet aramışlar....Aydınlık dememişler, şoförüme... Ne mi demişler:İMC televizyonu.. Bu yöntemi köktendinci bir gazete kullanır...İşte Aydınlık'ın gerçek yüzü....Tanıyın onları tanıyın. Bundan sonra arşivler konuşacak" diyerek cevap verdi.

Aydınlık - 03 Mart 2014

 

Y   O   R   U   M   L   A   R   :   ( O d a t v )

 

Misafir - araztürk - 2014-03-04 19:48:34

 

Hikmet Çetinkaya, Türklük-Atatürkçülük sözlerini duyduğu anda suratı kinle dolan bir Türk düşmanıdır.

 

Sınar - 2014-03-04 19:44:59

 

Yazıyı okuduğumuzda Soner Yalçın'ın tartışmaya katıldığına dair bir cümle göremiyoruz. Neden yanlış anlaşılan başlıklar yazıyorsunuz ODATV?

 

Misafir - Çoban yıldızı - 2014-03-04 17:01:57

 

Ergenekon muhbirliği yapan, ergenekon doğrudur diyen bu yaratık ağır hastadır.Burada demagoji, çarpıtma ve karalama yöntemiyle, aydınlık'ın zamanında yaptığı, şimdi önemi ve anlamı olmayan bazı hataları gündeme taşıyıp görevini yapmaya çabalıyor.

 

Misafir - murat - 2014-03-04 16:53:03

 

Hikmet Çetinkaya zavallısı, kendisi hakkındaki iddialara cevap veremeyince araya Soner Yalçın'ı sıkıştırmış. Soner Yalçın'ın bile söylemediği şeyleri, Uğur Mumcu hakkında asla yazılmamış yalanları uyduruyor. İçindeki Doğu Perinçek düşmanlığını saçıyor, fethullahçı ağzıyla. Fethullah Gülen'in eleştirilmesine bile üslup yönünden karşı çıkmıştı, kendi üslubunu gözü görmüyor gözü dönmüş çünkü kuyruğuna bastık

 

Misafir - cumhur - 2014-03-04 16:42:13

 

"Mumcu’ya göre Öcalan" diye başlayan cümle noktasına, parantezine kadar aynı şekilde Eymürün yazısından alıntıdır.Eymür o yazıyı niçin yazdı ise ,Cetinkaya da bu yazını niçin yazmış diye sormak gerekiyor.Çetinkayanın arşivi eymürün arşiviymiş meğerse.

 

madenci - 2014-03-04 16:38:16

 

hikmet çetinkaya,aydınlıkın sorularına ve gerçeklere cevap veremeyince seviyesini ortaya koydu,yandaşların cemaatin eymürlerin ağzını konuşuyor,hikmet çetinkayanın cumhuriyetten uzaklaştırdığı gazeteci aydınlar ile iki gazete çıkar.sayın perinçekin aydınlık ile hiç bir resmi bağı olmamasına rağmen hikmet çetinkaya aydınlıka cevabı değil,7 yıldır içerde olan sayın perinçeke hakaret küfür etmeyi gazetecilik sanmaktadır.leyla tavşanoğlunu abd ye cemaatin ayağına neden gönderdi,cemaatin sofrasına oturduktan sonra cemaat hakkında neden tek kelime yazamaz oldu,bunların cevabı yok

 

Misafir - Çetin - 2014-03-04 16:35:10

 

f-tipi tezgahından geçmiş birinin cevabı : Hem "konuyu çarpıtmasınlar" yazmış, hem de konuyu çarpıtmış.İddialara da yanıt vermeyeceğini demiş. İDDİALAR VAR EFENDİM, İDDİALAR VAR!

 

Misafir - spartaküs - 2014-03-04 16:33:06

 

Oligarşinin Faşizan baskılarını bu denli yükseldiği şu sıralar; anti emperyalist, anti faşist ve Türk milletinin birliğinden yana olan yani kısaca Mustafa Kemalin askeriyiz diyenlerin geçmişte yaşadıklarının bugün ihtilaf konusu etmelerinde hiçbir yarar yoktur. Birleşmek dışında kurtuluş da yoktur.

 

Misafir - EU - 2014-03-03 21:32:57

Tipik avukat savunması. Net cevap vermeden sorulara sorularla yanıt vermeme, veriyormuş gibi yapma yöntemi. Sonuçta Aydınlığın hiç bir sorusuna yanıt vermemiş. Anlaşılan verememiş. Feci şekilde sınıfta kalmış avukat. Hele Akit'le Aydınlığı aynı safta göstermesi var ya; tam Aziz NESİN'e göre. Aydınlık ve Akit yan yana gelmez. Gelemez. Eşyanın tabiatına aykırı. Ama anlaşılan Cumhuriyet ve Zaman kanki olmuş. Yazık. Çok yazık.

Misafir - olmak olmamak - 2014-03-03 13:12:22

İlhan Selçuk'tan sonra yılların CUMHURİYET gazetesini berbat ettiler. Cumhuriyet in içi kaynıyor huzursuzluk had safhada, Bekir coşkun,Mehmet Faraç,Ümit Zileli, coşkun Özdemir, Mustafa sönmez, Orhan Birgit, ilhan taşçı ve benzeri çok değerli yazarlar nerede?.Sayın Hikmet Çetinkaya ne yapıyorsunuz siz sırça köşkünüzde...bırakın cezaevinde aslanlar gibi direnen yurtseverlere çamur atmayı da yukarıdaki soruların cevabını verin.. 

Misafir - alkan - 2014-03-03 12:55:49

Cumhuriyet rejimine küfür eden Atatürk'e hakaret eden oral çalışlar cumhuriyet gazetesinde bu konu ile ilgili yazılar yazdığında bu adamın cumhuriyet gazetesinde ne işi var diyorduk bakın yavaşça nerelerden nerelere gelindi 

Misafir - ks - 2014-03-03 12:55:48

Aydınlık'ın haklı olduğunu her iki gazetede konu ile ilgili yazılanları okuduğunuzda kolaylıkla anlayabiliyorsunuz. Hikmet Çetinkaya yalnızca hakaret ediyor, desteksiz suçlamalarda bulunuyor ve adeta mahalle kavgası havasında saldırıyor. Perinçek'i öcalanla görüşmekle suçlayıp sonra bunu gazetecilik faaliyeti için yaptınız ama.. diyor. Aydınlık'ın günümüzdeki çizgisi ortada. Geçmişte hatalar yapmış olabilirler; bunları da Türkiye devrimcilerini Atatürk'te birleştirmek için iyi niyetle yaptıklarını fakat yanlışlardan döndüklerini düşünüyorum. Cumhuriyetin yayın çizgisi de ortada. Köşe yazarlarının çoğunluğunun çizgisi değişmedi fakat gazete tam bir 2.cumhuriyet gazetesine dönüştü. Atatürkçülerin işine son verip; mustafa diye kıytırık sipariş belgeseli yapan adamı köşeyazarı yapmalarına ne demeli? Bunun yanısıra ulusal kanal CHP yönetiminin Atatürkçü politikalardan vazgeçtiği noktaları bulup eleştiriyor. Bazı haberlerde ise kanalın CHP'nin yayın organı olduğunu sanırsınız. Bu da kanalın partiyi doğru yönde etkilemeye çalıştığının göstergesi. CHP nin gezi olaylarına cepheden karşı duranları belediye başkan adayı yapmasına; Atatürk karşıtlığının google'a bir iki kelime yazınca hemen ortaya çıktığı kişileri aday yapmasına ses çıkarması, işi gücü CHP ile uğraşmak ise, bence uğraşsın zaten.

Misafir - anonim - 2014-03-03 11:47:03

Türkiye rumuzlu arkadaş...aydınlık hareketi bırak 3-4 yılı 1970'li yıllardaki TİKP mitinglerinde bile Türkiye bayrağını taşırdı...ayrıca bir zamanlar aktif üyesi olduğum İşçi Partisi kürtçülükle suçlandığı 90'lı yıllarda her türlü faaliyetinde yine Türk bayrağını taşırdı...bir de 80'li yıllardaki ordu faşist subayların etkinliğindeydi...kürt sorunuyla ve devrimcilerle ilgili işkence, katliam ve cinayet haberleri de Türkiye'de sadece 2000'e Doğru'da yazılıyordu...üstelik ABD nin taa o yıllardaki kürdistan planları da 1987 de haberleştirilmiştir...lütfen biraz kitap okuyalım...tarih öğrenelim...

Misafir - Türkiye - 2014-03-03 10:59:13

Aydınlık ; Şu konu bir hakikat bekaa ve pkk konusunda yirmi yildir net bir açiklama neden yapamiyor öngörülen isbirligi siyasal ittifak milletvekilligi pazarliklari bunlarin hepsi 3,4 yil öncesine kadar aydınlıgın site arsivinde acık net belirtiliyordu ben 24 yil vardiyali çalısmış bir isçi olarak isçi partisi ve aydınlığın emek konusunda samimiyetine inanmıyorum bunun haricinde 3,4 yil öncesine kadar meydanlarda ellerinde türk bayragı olan kesimleri faşist olarak nitelendirirken bugün en kral milliyetci kesildiniz masum başı örtülu muhafazakar kesimide hep atatürk rejim düsmani diye yaftalama geleneginizde cabası ... oda tv sitesi birde şöyle düşünün yeni internet yasasına verdiginiz tepki ile yorum için email adresi şartınız çelişkili değilmi sizde verimi sakliyorsunuz ne dersiniz bir düşünün ....

Misafir - objektif-okur - 2014-03-03 03:41:04

Şunu da söylemeliyim, bir kaç yıldır Cumhuriyet'e göz attığımda "acaba elimdeki Hürriyet'mi" diye logoya tekrar bakıyorum.

Misafir - Sakin Olun - 2014-03-03 01:53:31

Cumhuriyetin yayın politikasında bariz bir sapma var. Bir süredir protesto amaçlı almıyordum. Aydınlık'ın haberleri sonrasında her şey iyice netleşti. Cumhuriyet maalesef köhnemiş bir gazete izlenimi veriyor.Diğer taraftan iki kesim de enerjilerini faşizmi yıkmaya harcarlar ise daha yararlı olacaktır. Gereksiz yere enerji sarfiyatı yapılmamalı.

Misafir - öncü - 2014-03-03 00:43:27

Aydinlik yapilmasi gerekeni yapmis ve koyun postu giymis kurtu halkimiza gostermistir gladyonun agziyla aydinlika saldiran cetinkaya gulunecek ve acinasi haldedir aydinlik gazetesinin dedigi gibi cumhuriyet gazetesi de bizimdir ve icindeki bu gladyoculardan kurtarilip tekrar Ataturkcu cizgisine ve yonetimine kavusacaktir

Misafir - Dede Korkut - 2014-03-03 00:30:05

Sayın Çetinkaya'yı Cumhuriyet karşıtlarının safında görmek acı verici :(

Misafir - sarı - 2014-03-03 00:21:45

Öncelikle her iki gazetenin de cumhuriyete taraf olduğunu bildiğimizi belirtmek istiyorum.Ancak İlhan Selçuk-Mustafa Balbay'ın Ergenekon sürecine dahil edilmesinden bu yana Cumhuriyet gazetesinde köşe yazılarının dışında(Hikmet Çetinkaya/Deniz Kavukçuoğlu hariç )manşetler ve yazılarda değişikliklik olduğunu farkındayım.Hatırlayın Deniz Kavukçuoğlu Katalanların özerklik isteği konusunda yazılar yazdı.Hikmet Çetinkaya'nın yazıları değişti.Bunları farkındayız. Ancak gün birlik zamanıdır.Aydınlık ve Cumhuriyetin kapışması yarar sağlamaz. Kimse merak etmesin gazetemizi ne sözde liberallere ne de 2.cumhuriyetçilere bırakmayacağız. Ayrıca Alev Coşkun gibi son derece değerli aydının tasfiye eden ve Bekir Coşkun'un ayrılmasına engel olmayan yönetimi kınıyorum. Dipnot:Hikmet Çetinkaya ve Deniz Kavukçuoğlu'nun yazılarını okumamakta kararlıyım.Zira nezdimdeki inandırıcıklarını çoktandır yitirdiler.

Misafir - pbbil - 2014-03-03 00:20:05

Hikmet Çetinkaya kumpaslarla dolu yıllarda saklanandır! Aydınlıkçılarsa kumpaslara cepheden karşı durandır. Hikmet Bey bence artık gerçekleri kabullensin. İkbâl peşindeysen kabullenir ve susarsın. Böyle agresifleşmenin anlamı yok. Ha, bu arada Hikmet Bey büyük bir riske girdi. "Biliyorum, açıklayacağım" dedikleri ciddi şeyler değilse iyice tuhaf bir konuma düşecek. Yok ciddiyse yine aynı tuhaflık... Sormazlar mı "aga, niye sustun", deyu?

Misafir - Av.YBayrak - 2014-03-03 00:18:14

Aydınlık Gazetesi de yanlışlar yapar, yapmıştır... Ama, zorunlu kalmadıkça Cumhuriyet Gazetesine ağır bir eleştiri yöneltmeyeceğinden son derece eminim. Asıl sıkıntı ve üzücü olanı, Aydınlık'ın tam da bu günkü mücadele sürecinde böyle bir tartışma ortamına sokulmasında... Acaba kasıtlı mı böyle bir tartışma ortamına sokuldular...

Misafir - ayla - 2014-03-02 23:57:25

aydinligin yazılarınin elestiri amacli oldugu ; hikmet cetinkayanin ise bu elestirilere aciklik getirmek yerine mahalle kavgasi agziyla cevap verdigi ortadadir.nedeni suçluluk psikolojisi mi acaba?

Misafir - Aydınlıkdan kacilmaz - 2014-03-02 23:51:43

Sevgili Hikmet Çetinkaya, mesrulugunu yitirmiş olan akp ile beraber f tipi çeteyi de dagitacagiz. Isminizi one aldığınız icin Teşekkürler

Misafir - Tarafsız Okur - 2014-03-02 23:48:22

Her gün evime Cumhuriyet, Sözcü ve Aydınlık la gelirim. Öyle gelmeye de devam edeceğim. Çetinkaya haddini aşan cümleler kuruyor. Cumhuriyet e yakışmayan bir üslup. Aydınlık neden böyle bir eleştiri yaptı anlamadım... Tartışmayı izleyeceğim.

Misafir - EU - 2014-03-02 21:57:35

Cumhuriyet İlhan Abi sonrası rotayı şaşırdı hakikaten de. Sanırım Aydınlık haklı. Cumhuriyet uzun süredir bir tuhaf. Hikmet Çetinkaya kendini para için harcamış anlaşılan. Yazılarından çok belli zaten. Yazık. Çok yazık.

Misafir - misafir - 2014-03-02 20:59:10

yıllar önce fehmı koru ile tvde fettulah güleni tartışan hikmet çetinkaya tam anlamıyla bozguna uğramış izleyenlerini hayrete düşürmüştü.şimdi anlıyorumki cemaate geçmeyi o zamandan aklına koymuşki o gün fehmi koru karşısında isteyerek okadar aciz kalmış.

Misafir - Bir Okur - 2014-03-02 20:57:38

Bugünkü yazısıyla Hikmet Çetinkaya, içindeki Hadi Uluengin'i ortaya çıkarmış bence.O tescilli dönek de, geçmişine küfür ederken adeta kin ve garez kusar.Hikmet Çetinkaya da bugün aynı gizilgücü sergilemiş maşallah!Hatta onu aşmış bile!(Aslına rücu etmek daha doğru olsa gerek.)Çetinkaya; içindeki ''gazetecilik aşkıyla'' Gülencilerin vakfına yaptığı ziyareti, neden Cumhuriyet okuruna açık ve net bir şekilde anlatmadı da, tetikçi Taraf'ın o zamanki elemanlarından Doğan Akın'a ''sızdırarak'' yaptı? Bu ince taktik çok manidar!(Laikliğin tehlikede olduğunu abarttık mealinde laflar edecek kadar değişen bu 'hızlı laik MARKSİST!!'; ''Hocaefendi'' diye saygıda kusur etmediği zatın hizmet hareketini yıkayıp yağlacak kadar değiştiğini Cumhuriyet okuruna da anlatsa ya! AKP faşizminin tutsaklarından Doğu Perinçek'e Taraf ya da Zaman ağzıyla pespayece sallamak yerine bunu yapsa da okurlar ''devrimci yiğidi'' tanısa, daha iyi olmaz mı?!)Son bir ek.Tasfiye edilen Alev Çoşkun'un tırnağı bile olamayacak kadar sığ olanların, komplekle hareket ederken ağzını bozmasına şaşmamak gerek aslında. On yıldır aynı şeyleri sayıklayarak ''devrimci yazar'' pozu veren konformistleri kendi haline bırakmak en iyisi aslında.

Misafir - calpdundar - 2014-03-02 20:30:45

Çetinkaya'nın ki anlamsız (aslında anlamlı)bir telaş ve hırçınlık..Dostane bir eleştiriye bu denli saldırgan ve panik içinde yanıt vermenin nedeni ne ola ki?

Misafir - ünsal24 - 2014-03-02 20:28:58

TEHLİKENİN FARKINDAMISINIZ? ben farkına varalı 6 ay oluyor. Cumhuriyeti işgal eden f-liboş taifesine de H.cemal gibi bir ders verelim...

Misafir - Bozdağ - 2014-03-02 20:14:00

Asıl tehlike kapıda iken,demokrasi mücadelesine zarar verenler iflah olmaz.Herkes sorumluluğunu bilmeli....

Misafir - emoda - 2014-03-02 20:11:42

Değerli Aydınlık ve Cumhuriyet okurları, Cumhuriyetin Aydınlığa verdiği yanıtı Hikmet Çetinkaya değil de başka biri yapmış olsaydı okumaya değerdi belki, ama Çetinkaya nınki zaman harcamaya değmez. O sıfırın altına çoktan düşmüştü zaten. Yazık yıllardır okumaya çalıştığımız Cumhuriyetimizi ne hale getirdiler. :(

Misafir - ostabah - 2014-03-02 19:47:04

ben haberin başlığına değil içeriğine bakarım her zaman ve cumhuriyet bu konuda gerçekten kaybediyor. mesela işçi partisinin Ermeni yalanlarına karşı kaç satır haber yaptı? zamanında gözcü gazetesi bu haberi manşet yapmıştı ve 1 ay geçmeden kapatıldı. yerine sözcü çıkartıldı. takip ediyoruz. ve kimin ne olduğunu iyi biliyoruz. cemaat amerikanın taşeronudur , amerika da küresel sermayenin. yani cemaatle kol kola olmak halklara karşı olmaktır. sadece Türkiye'de değil dünyada böyledir. Halkçılık yalanlarıyla halkçı olunmuyor Cumhuriyetçi hiç olunmuyor cumhuriyet!

Misafir - GEZGİN - 2014-03-02 19:38:18

Cumhuriyet gazetesinin ilk sayfasında yyaınlanan yazı ile Hikmet Çetinkaya'nın köşe yazısındaki biçem (üslup) kalite olarak yerlerde sürünüyordu. Hikmet Çetinkaya'nın kuyruk acısı var... Cemaat ile yaptığı görüşme onun saygınlığını sıfırladı. Zaten köşe yazıları çoğu okuyucular tarafından okunmuyor ve bunun için de gazete yönetimine çoğu okur tarafından bu adama artıkl köşe vermeyin mealinde iletiler gönderiliyor... 17 yaşından beri Cumhuriyet ve gümlük olarak yyaımlandığı tarihten beri de Aydınlık okuyan birisi olarak diyorum ki, bu kavgadan Cumhuriyet yara alarak çıkacak...Cumhuriyet bu kavgada Hikmet Çetinkaya'yı öne çıkarır ise, Cumhuriyet nakavt olacak...

Misafir - kam - 2014-03-02 18:30:06

Aydınlık fena kapak yapmış. Dedikleri doğru. Cumhuriyetin yazısı cevap değil resmen tayyip ağzı.

Misafir - Umutlu - 2014-03-02 18:22:34

Enerjılerını Erdoğan ve demokratık olmayan sısteme AKP iktidarına ENERJILERINI HARCAMALARI DAHA IYI OLUR HER IKI TARAFIN OKUYUCULARIN BEKLENTISİ 

özgüradanalı - 2014-03-02 18:18:46

Çetinkaya döneklikte sınır tanımıyor...Cemaat te değişti biz de değiştik diyerek Gülene yanaşan kendisi... Cemaat ve Gülen aleyhinde en çok kitap yazan da kendisi...Bu ne perhizdi, şimdi ne turşusu... Twiterdaki yazıolarını okudum, hayret ettim Doğu Perinçek hakkında yazdıkları şimdiye kadar Mehmet Eymürün yazdıklarının aynı... Şimdiye kadar neden susmuş acaba... Gülenle görüşür görüşmez santajcılığı öğrenmiş... İlhan Selçuk son anına kadar Doğu Perinçek ile iyi ilişkiler içinde oldu.... Bu güne kadar Doğu perinçek ve Aydınlık'a CIA,ABD,MOSSAD,M.EYMÜR(MİT) ve AKP saldırdı, bir H.Çetinkaya eksikti şimdi tamamlandı... Saldır bakalım Hikmet Çetinkaya, gör yel kayadan ne alır !

Misafir - UMUT - 2014-03-02 18:15:35

Hikmet Çetinkayanın Neden Bu Kadar Celallendiğini Anlayamadım Doğrusu. Ömrüm Boyunca Hergün Eve Cumhuriyet Gazetesi Girdi. Ama Bende Cumhuriyetin Hallerini Beğenmiyorum. Ergenokon Davasına Bakış Açıları, Avukatlarının Müdahil Durumdaki Halleri ve Son Tasfiyeler. Cumhuriyet Okumaya Devam Edeceğim Hep. Ama Çetinkaya Kusura Bakmasın Aydınlık'ta Biraz Haklı. Eleştirme Haklarıda Var. Aydınlık Hakaret Etmiyor Eleştiriyor. Ama Çetinkayanın Hallerini Görünce Valla Kendisinden Soğudum. Geçen Hafta İlber Ortaylıdan Soğuduğum Gibi.

Misafir - irfan kaya - 2014-03-02 18:10:35

Aydınlık'taki yazıyı da, Cumhuriyet'in buna "yanıtını"! da okudum.Sözde, Aydınlık'a yanıt vermişler...Dinci tayfasının eskiden beri yaptığı iftiraları sıralamışlar.Ama, atatürkçüler tasfiye edildi iddiasına tek yanıt yok.Cumhuriyet ağırbaşlılığı, ciddiyeti, atatürkçülüğü ile bilinen bir gazeteydi.Bizim kasaba bir tek benim için gelirdi Cumhuriyet.Ben en ilkel koşullarda çalışırken Milli Eğitim Müdürlüğü önerildiği, ancak Cumhuriyet okumaktan vazgeçmem istendiği için ilkel koşullarda çalışmaya devam etmiş, Cumhuriyet'ten vazgeçmemiştim.Bu Hikmet Çetinkaya denilen kişi anlaşılan gazeteyi sıfırlamaya kesin kararlı.

Misafir - MHR - 2014-03-02 18:09:04

 sert kaya ha.senden hiçbir halt olmaz.yaptığın psikolojik savaş argümanlarınla saldırman aydınlıkçılara işlermi sanıyorsun.sen git ağababaların gelsin

Misafir - MHR - 2014-03-02 18:05:19

çok komiksin hikmet çetinkaya.benden sana bir öneri yazarken lütfen 2 kadehten fazla içme alimallah yoksa saçmalıkların önüne nasıl geçeceksin.sen alkol masalarındaki lümpen solculuğuna devam et.cumhuriyeti 100 lerden ne halde soktuğunuz ortada.bi aynaya bak birde aydınlıkçıların yaptığı mücadeleye hoş sizde vicdan falan da hak getire.

Misafir - donek hikmet - 2014-03-02 18:03:09

Aydınlığın fettullahla fotoğraf çektiren malum şahısı ciddiye alması bile bir lütuf :)

 

***********************************************************************************

Hikmeti kendinden menkul yalancı korkak!..

 

Bir insanın yapacağı en büyük zavallılıklardan biri nedir biliyor musunuz;

 

hastanede canıyla uğraşan bir mazluma, askerde vatani görevini yürüten bir yiğide ya da en önemlisi de cezaevinde eli kolu bağlı bir yurtsevere ahlaksızca, seviyesizce ve iğrenç bir üslupla saldırmak...

 

Bir meczup; özgürlüğü gasp edilmiş birinin zindanını sömürerek meydanı boş bulduğunu sanıyorsa; korkaklığın, zavallılığın, ikiyüzlülüğün şarampole yuvarlandığı yerdedir şimdi...

 

Yani zavallılığın dip yaptığı noktadadır!.. O dip ki, derinliği kıskandıracak tek şey olan alçaklığı bile kıskandıracak kadar çukurdadır!..

 

“Küçük olsun, benim olsun” zihniyetiyle sömürülmüş, batırılmış ve ne yazık ki beceriksizlik yüzünden tüketilmiş bir mevkutede, hikmeti kendinden menkul bir kaz çobanıdır o...

 

Tüm becerisi “Kazdağları” teranesiyle mendil satan çocuklar edebiyatı... Bilgi ve birikiminin çapı, en önemlisi de küfürlerinden anlaşılıyor ki, seviyesi bu kadar işte...

 

Havagazı egolarını şişirmek; çok önemli zatmışçasına, kendini zorla “VİP” statüsüne sokmak için devletin polislerini boş yere meşgul ederek caka satan, mevkutesine 15 muhabirin emeği kadar yük bindiren, ağzı bozuk, cahil bir yalancıdır o...

 

BİR ‘HİÇ’SİN SEN!..

 

Evet; entelektüelliğin zirve yapması gereken yerde, küfür ve seviyesizlik adabı da erozyona uğratırsa, geriye adamlıkla ilgili de bir hiç kalır sadece...

 

Evet; bir “HİÇ”tir o, hiç kadar bile olamayan!.. Ama bilsin ki, bir “yılan” gibi davranarak hedef aldığı Doğu Perinçek gibi yurtseverler zindanda olsa da meydan boş değil...

 

Çünkü cemaatin sofrasında pineklediği ortaya çıkınca; yıllardır yalanlarla, zırvalarla bıktırdığı Atatürkçüler, cumhuriyetçiler, sosyalistler ve yurtseverler de ondan nefret ediyor... 40 yıldır aynı teraneleri, aynı konserveleri okumaya zorlandıkları gibi...

 

Çünkü alkolün tükettiği kafasını; köhne odasında, sigara dumanıyla dağıtmaya çalışan bir fare kadar korkaktır o!..

 

Başyazarı 80’li yaşlarında sorgulardayken, Silivri korkusundan 30 yıldır küfür ettiği cemaatçilerle kol kola fotoğraf çektirecek kadar yüzsüz bir korkak!...

 

Merak etmeyin; gerçek yüzünü ve seviyesini hiç yakışmadığı o köklü mevkutede, kendi kendine zaten deşifre ediyor... Biraz daha zırvalarsa, gerçek yüzünü tanıtmaya herkes yardımcı olacak... Hiç kuşkunuz olmasın!..

 

Mehmet FARAÇ - 04 Mart 2014 - Aydınlık

****************************************************************************************

“Cumhuriyet’ten Atatürkçüler Tasfiye Ediliyor!”

"Gazetemizin önceki günkü “Cumhuriyet’ten Atatürkçüler Tasfiye Ediliyor” haberine Cumhuriyet gazetesinden ve Hikmet Çetinkaya’dan cevap geldi.

Cevaplar durumun vehametini ortaya koyması açısından çok önemli. Cumhuriyet Gazetesi’nin cevap metnini olduğu gibi yayınlıyoruz. Aydınlık’ın işaret ettiği gerçeklerin de Cumhuriyet gazetesinde yer alacağını umuyoruz.

Biz “F-Tipi Cumhuriyet’e sızdı” demiştik, meğer Cumhuriyet’in merkezine oturmuş. Cevap diye söylenenlerin tamamı Gladyo’nun yıllardır Aydınlık’a yönelttiği iftira malzemeleri. Böylece Cumhuriyet yönetimi Aydınlık’ın haberini doğruluyor ve bulunduğu adresi net biçimde ortaya koyuyor: F-Cumhuriyet! Hikmet Çetinkaya’nın yazısında yer alan Aydınlıkçılara yönelik ifadeleri, herhangi bir cemaat gazetesinde de okuyabilirsiniz.

Cevap metninde haberimizde yer alan bilgilerle ilgili hiçbir açıklama yapılmıyor. Aydınlık, Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetim kurulu üyeliğinden, yıllarını gazeteye vermiş Alev Coşkun ve gazetenin bugünlere gelmesinde çok önemli rolü bulunan ve İlhan Selçuk’a yakınlığından dolayı simgesel bir önemi bulunan Şevket Tokuş’un kapı önüne konulmasını haberleştirmişti. Yerlerine gelen Mustafa Kemal Güngör’ün hukuk çevrelerinde ikinci Cumhuriyetçi olarak bilinen Av. Akın Atalay’ın yakın arkadaşı olarak yönetim kuruluna girdiğine de işaret etmiştik. Av. Akın Atalay ‘yetmez ama evetçi’lere yakınlığıyla biliniyor. Mustafa Kemal Güngör ise 2010 yılında İstanbul Barosu Başkanlığı seçimlerinde Ümit Kocasakal’a karşı aday olmuştu.

Haberlerimizde yer alan olgulara ilişkin tek bir açıklama yok ama başka bir suçlama var: Gazeteler arası rekabet varmış, Aydınlık da bu yüzden haber yapmışmış. Cumhuriyet okuyucuları Aydınlık’ı yakından bilir. Hikmet Çetinkaya’nın çekmecesinde bulunan Mehmet Eymür mühürlü yalanlar Cumhuriyet’in emektar okuyucusunun zihnindeki Aydınlık hareketinin ödediği bedelleri silmeye yetmez!

Doğu Perinçek ve İlhan Selçuk, 49’uncu Yunus Nadi Ödül Töreni’nde...

Ayrıca Aydınlık’a yönelik şu üç suçlama Cumhuriyet’in bugün geldiği yeri açıklamaya yetmektedir:

Cumhuriyet’i ele geçirmek istediniz.

Tepeden inmecisiniz, darbecisiniz.

Bekaa Vadisi’nde Öcalan’la görüştünüz.

Bu üç suçlama da F-Tipi savcıların Aydınlıkçılara yönelik Ergenekon operasyonlarında dayandıkları psikolojik savaş malzemesidir. Savcı Zekeriya Öz’ün Aydınlıkçılarla ilgili başlıca suçlamaları bunlardı. Aydınlıkçıları İlhan Selçuk’la birlikte Cumhuriyet’i ele geçirmekle ve darbe yapmakla suçladılar.

Ergenekon operasyonunun bir amacı da Cumhuriyet’in Atatürkçü çizgisini tasfiye etmekti. İlhan Selçuk bunun için gözaltına alınmış ve yukarıdaki suçlamalar bunun için yapılmıştı.

Bugün Vakıf yönetiminde bulunan avukatların davaya müdahalesi Cumhuriyet’in Fethullahçı çete tarafından teslim alınması yönünde oldu. İlhan Selçuk bu duruma isyan etti ve son yazılarında Ergenekon tertibinin amacını köşesinden defalarca yazdı. İşte o gün Cumhuriyet’i teslim almaya çalışan güçler bugün Cumhuriyet yönetimindedir. Hem de Ergenekon Davasının bütün sahte delilleriyle çöktüğü ve Hükümetin bile davayı kumpas ilan ettiği bugünlerde. Bu ne bağımlılıktır ki, milyonların yakasına yapıştığı ve hesap sorduğu günlerde hala Fethullahçı Gladyo’nun sözcülüğünü yapmaktasınız. Cumhuriyet yönetimindeki avukatların davaya müdahalesi, Cumhuriyet’i bombalayan Fethullahçı çetenin açığa çıkartılması yönünde değil, “Darbeci Ergenekon Terör Örgütü cezalandırılsın, bizim bunlarla ilgimiz yok” şeklindeydi.

Hikmet Çetinkaya Aydınlık’ı, “hayatları köreltmekle” suçluyor. Yıllardır yurtseverlere zulmeden, bugün hala Silivri, Hasdal vb. de esir tutan, Cumhuriyet’in gerçek Yayın Yönetmeni İlhan Selçuk’un hayatına kasteden F tipi çetedir. Şu “Bekaa Vadisi” saldırısı bile sizin kimin hizmetinde olduğunuzu gösteriyor. Cumhuriyet gazetesi nerelere düşmüş? Gladyo merkezinin yirmi yıldır Aydınlık’ı karalamak için kullandığı psikolojik savaş argümanlarına sarılıyor. Hikmet Çetinkaya hakaretleriyle çapını ortaya koydu. Biz de şu sorulara cevap aramakla hakikat aşkımızı ortaya koyalım:

Vakıf yönetiminden, Atatürkçülüğü denenmiş sınanmış isimlerin tasfiye edilmesini okuyucularımızın önüne getirmeyelim mi? Cemaat kurumlarının haberlerinin yapıldığı için eleştirilerde bulunan isimlerin nasıl gazeteden ayrıldıklarını merak etmeyelim mi? Cemaat kahvaltılarında ‘biz değiştik’ göz kırpmalarını saklayalım mı? Pensilvanya’da Cemaatin huzuruna çıkan çalışanlarınızın neden bu görüşmeyi gizlediğini ortaya sermeyelim mi? Cemaat dergilerinden Cihan Haber’e ‘Danıştay saldırısında birileri bizi yönlendirmiş beyan’larını ve Cumhuriyet avukatlarının gazetenin bombalanmasında rol alan Alparslan Aslan ve Osman Yıldırım’a çarpraz sorguda tek bir soru bile sormamalarını ve hatta ‘Ergenekon’ örgütünün varlığını onaylayan tavırlarının altındaki gerçeği merak etmeyelim mi?

Bu ne öfke, bu ne telaş? F-Tipi operasyonu ve liberal mandacıları on ikiden vurduğumuz anlaşılıyor. Cumhuriyet 90 yıldır milli güçlerin gazetesi, bizim gazetemiz. Cumhuriyet’te dönen kirli oyunların altedileceği düşüncesiyle bir yıla yakın süredir bekledik, izledik. Ama yönetim kuruluna seçim oyunlarıyla Atatürkçülerin tasfiyesi gerçekleştikten sonra isyan ettik ve haberini yaptık. Milletimizin ayağa kalktığı, Cumhuriyetimizin yeniden kurulacağı önümüzdeki günlerde Cumhuriyet yeniden Atatürk Devrimi çizgisine oturacaktır. Bu amaçla, halkımızın seçkin temsilcileri Cumhuriyet çalışanlarını ve okurlarını, gazeteyi önlerine koyarak olguları ele almaya ve süreci seyretmemeye çağırıyoruz."

ÇETİNKAYA'DAN AÇIKLAMA!

Aydınlık'ın bu açıklamasına Hikmet Çetinkaya'dan yanıt gecikmedi. Cumhuriyet yazarı Çetinkaya, "Bu kez sert kayaya çarptılar....Gerçek yüzlerini anlatacağım...Çekmecemde Eymür'ün raporu varmış ha! Uğur Mumcu,İlhan Selçuk,Soner Yalçın ve pek çok isimi nasıl karaladıklarını.... Yazmayacaktım yazacağım hak ettiler...Beni cep telefonumdan aramışlar....Eveat aramışlar....Aydınlık deme+mişler,şoförüme...Ne mi demişler:İMC televizyonu.. Bu yöntemi köktendinci bir gazete kullanır...İşte Aydınlık'ı gerçek yüzü....Tanıyın onları tanıyın. Bundan sonra arşivler konuşacak."

Son Yazılar

Mostly cloudy

6°C

Istanbul