eren erdem225

Kimyasal silah palavrasının gerçek yüzü!

Suriye’ye askeri bir operasyon düzenlenmesi yönünde kamuoyu ısıtılırken, sürekli gündemde tutulan bir propoganda dikkat çekiyor.

Nerdeyse, hayatında “kimya dersine dahi girmemiş” geniş kitleler, Esad’ın kimyasal silah kullandığına dair “müspet deliller” olmadığı halde, emin davranıyor.

Sürekli olacak “ÖSO’cu teröristler tarafından katledilmiş masum çocukların” resimlerini ve görüntülerini paylaşarak, insanlar savaşa ikna edilmeye çalışılıyor.

Peki bu propogandanın kaynağı nedir?

Gelin birlikte görelim

*** *** ***

Ortadoğu gazetesi El Arabiya “Çarşamba günü muhalefetin önde gelen figürü George Sabra, Suriye’nin Guta bölgesindeki bir sinir gazı saldırısında en az 1300 kişinin öldüğünü söyledi” diye yazdı. Gazete, devamında, saldırılardan Başkan Beşar Esad hükümetinin sorumlu olduğunu iddia etti.

*** *** ***

Peki bu “El Arabiya” gazetesi ne iş yapar? Kimlerindir?

2002 yılında Dubai’de Suudi hanedanlığı tarafından bizzat kurulan bu gazete, yıllardır Ortadoğu’da müspet bir biçimde ABD operasyonlarına zemin hazırlayan bir içerikle kitle önüne çıktı.

Hani şu bizim “Suriye’ye askeri operasyon diye USA’yı mUSA belleyen ve Mısır’da ki tutumu yüzünden, bir süredir küfür yiyen Suud’lardan bahsediyorum. Bu kardeşliği anlamak mümkün değil. Bir süredir “Mısır’daki tutumu nedeniyle” tonla laf söylenen Suud ağalığının “gazetesi” El Arabiya’nın kimyasal silah “gazı” adeta bir savaşın fitiline dönüşmüş durumda!

*** *** ***

Biraz daha detay verelim dilerseniz;

El Arabiya, kimyasal silah kullanımı iddialarını ortaya atarken hangi delilleri öne sürdü? SOHR ve rejim karşıtı aktivistlerin, bombalamada Esad’a bağlı askeri uçakların bölgede uçtuğunu iddia etmesi. Evet. SOHR, yani Suriye’de uzun süredir rejim karşıtı faaliyetlerin merkezinde olan ve kendisini “insani haklar gözlemevi” diye tanımlayan bu kuruluşun tarafsız olması imkansızdır. Aynı şekilde rejim karşıtı grupların ifadelerinde de tarafsızlık aranamaz. Lakin sadece bu iki “sözde delile” dayanarak, koca bir savaşın fitili ateşlendi. Kim yaptı bu işi? Suudi sermayesi.

*** *** ***

Hani şu bizim Başbakan’ın “itham ve hakaretler ettiği sermaye”. Öyle ya, bizimkiler alışkın bu tür işlere. Sövdüklerinin izinden yürürler bunlar. Mısır’da darbeyi desteklediği için Suud’a tonlarca ithamda bulunurken, “Suud’un kirli propoganda yaptığını” söyleyen iktidar, neden aynı Suud’un Suriye’de de kirli propoganda yapmış olabileceği ihtimali üzerinde hiç düşünmeden, iddialara balıklama atlıyor dersiniz?

Sebebi açık. Bölgenin kartı şu şekilde oynandı “Ya Esad, ya Tayyip”. İkisinden biri gidecek. Bu çok açık...

*** *** ***

Hatırlarsanız, 19 Mart’taki Han el Asel saldırısında ve başka iki yerde kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığına dair kanıtları araştırmak üzere BM bölgeye çağrılmıştı. Mayıs ayında, BM Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu üyesi Carla Del Ponte, ölümlerden ve Suriye’deki tıp personelinden elde edilen verilerin, sarin sinir gazının isyancı savaşçılar tarafından kullanıldığını gösterdiğini söylemişti. Hükümetin bu gazları kullandığına dair hiçbir kanıt bulmamışlardı.

Kimyasal silah kullanımı bu kadar büyük bir insanlık suçu iken, 19 Mart tescili sonrası ABD ve emperyalistler ÖSO’ya silah ve mühimmat vermeye devam ettiler!

Kimi kandırıyorsunuz siz?

ABD atına binerek, Osmanlı kılıcı sallamaya çalışanlar, ancak alçaklardır!

Eren ERDEM - 30 Ağustos 2013 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

18°C

Istanbul