hasan basri devrimin siddeti yikilanlarin dayatmasidir225 

Gericilik ezilmeden demokrasi kurulamaz!

- Mısır’da Ordu seyretmemiş, münafık kardeşlerin değil, ayağa kalkan halkın yanında saf tutmuştur.

- Adevviye’deki gerici ayaklanma dağıtılmış, Haçlı İrtica ezilmiştir!

- Mısır devriminin yönü bellidir: Bağımsızlık, demokrasi, laiklik, bütün din ve mezheplerden Mısır halkının eşitliği, kardeşliği ve birliği!

HALK DEVRİMİ!

Mısır halkı, bağımsızlık, özgürlük ve çağdaşlık talebiyle 2011’den beri ayakta.

Önce, Amerikancı Mübarek rejimini yıktı. Birinci dalgada halk yönetimi kurulamadı.

Mursî geldi. ABD’nin ve Haçlı İrticanın yönetimi kuruldu.

O halk dalgası, haçlı gericiliği de tepesinde taşımadı. Yeni dalgalar geldi.

Devrimci ayağa kalkışa onmilyonlarca Mısırlı katıldı.

O milyonlar, Mısır halkıdır. Mısır’ın geleceğini belirleyecek güçtür.

Bu bir halk devrimidir, demokratik devrimdir!

Mısır halkı, Mursî münafıklarının tahtını yıktı!

Mısır devriminin yönü bellidir: Bağımsızlık, demokrasi, laiklik, bütün din ve mezheplerden Mısır halkının eşitliği, kardeşliği ve birliği!

MİLLET ORDU BİRLİĞİ!

Güçlü olan halk dayatmış, Mısır Ordusu halkla buluşmuştur.

Ordu, halkın ayağa kalkışını seyretmemiş, münafık kardeşlerin değil, ayağa kalkan halkın yanında saf tutmuştur. Doğru yapmıştır.

Asker kimin tarafına geçerse, o kazanacaktı.

Ordu, halkla birleşirse devrim, gericilikle birleşirse darbe olur.

İhvan kazanırsa sonu gelmez iç boğazlaşmalar, iç savaşlar, Haçlı İrtica Diktatörlüğü, Ortaçağ düzeni;

Halk kazanırsa, birlik, milli devlet, demokrasi ve özgürlük!

Ordu Mursî’nin tarafına geçseydi şimdilik Mursî kazanacaktı.

GERİCİ AYAKLANMA EZİLİR!

Tahrir’de demokratik devrim var, Adeviyye’de Münafık Kardeşler’in fesadı!

Adevviye’deki gerici ayaklanma ezilmiş, devrimin demir süpürgesiyle dağıtılmıştır!

Devrimin şiddeti devrimcilerin tercihi değil, yıkılanların dayatmasıdır.

Siz Anzavurları Mustafa Kemal Paşa’nın üzerine sürerseniz, Mustafa Kemal Paşa da sizlerin Aznavurlarınızı ezmek zorunda kalır.

Şiddeti gündeme sokan Mursî’nin gericiliğidir.

Yıkılanlar şiddeti dayatırlarsa, dayattıklarıyla karşılaşırlar.

Bir tarafta Tahrir Meydanında mevzilenmiş halk var, karşı tarafta Münafık Kardeşler ve Haçlı gericilik; Adeviyye Meydanında ellerinde silahlar, palalar ve çivili sopalarla…

Devrime karşı ayaklanan Batı destekli irtica ezilmiştir!

Milletin birliğini sağlamak için iç savaşa dur denilmiştir.

DARBE KOROSUNUN HALK KORKUSU!

AKP, CHP, MHP, BDP ittifakla infial içinde, tepki gösteriyorlar.

Birleşmiş Milletler’i, “Uluslararası Camia”yı harekete geçmeye çağırıyorlar!

Kimden yanasınız?

Çağdaşlık ve laiklikten yana mısınız, yoksa Haçlı İrticadan, Ortaçağdan yana mı?

Mısır halkı Millet yerine ümmet mi olsun istiyorsunuz?

Mursi “meşru hükümet” imiş.

Vahdettin de “meşru padişah” idi.

Ergenekon’dan beri “darbeciler temizlensin” diye diye, Tayyip-Güllerin yanında yer alanlar şimdi de Mısır’daki münafıkların safında duruyorlar.

HANGİ “DEMOKRASİ”

Demokrasi, bir devrimdir. Ortaçağ düzeninden çağdaş topluma geçiştir. Ortaçağın devrimle temizlendiği ölçülerde filizlenmiş ve yerleşmiştir.

Dünyada demokrasiye ulaşabilen bütün toplumlar, gericiliği ezerek milli egemenlik, demokrasi, özgürlük ve laikliğe kavuştu! İngiltere’den Amerika’ya, Fransa’dan, Türkiye’ye demokrasi, halkın egemenliği gericilikle savaşarak kuruldu.

Emperyalizmin Mazlumlar Dünyasına dayattığı “demokrasi” de, hem küresel hem de yerel düzlemde köleliktir. Ağalığı, beyliği, şeyhliği yıkan Devrimci Demokrasi yasaktır; ezilir. Hükümdarlık, küresel mafyada ve Ortaçağ kurumlarındadır.

Emperyalizmin tanımında, Mursîler, Tayip Erdoğanlar, Abdullah Güller, Suriye’nin terörist muhalifleri “demokrasi”yi temsil eder. Onları yıkmak ise darbecilik olarak karalanır.

MURSÎ İLE AYNI AKIBETİ PAYLAŞACAKLAR!

Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Fethullah Gülengiller, Mısır’daki halk devrimine “darbe” yaftasını yapıştırdılar. Çünkü halk onların “Münafık Kardeşler”ini devirdi.

Münafıklar Mısır’da devrildi ve Türkiye’deki kardeşleri de çok korktular.

ABD’nin BOP Eşbaşkanlığı görevini üstlenenler, emperyalistlere “2 sayfa 9 maddelik” gizli hizmet sözleşmeleriyle bağlananlar, T.C. ile hesaplaşmaya kalkanlar, Washington beylerinin ve İsrail siyonistlerinin son Haçlı seferine piyon olup Cumhuriyeti yıkmaya kalkanlar, “Allahla aldatan” yiyiciler, İsviçre bankalarında gizli hesapları olanlar; Cumhuriyetin ayakları altında kalacakları günlerin korkusuyla tir tir titriyorlar.

Korksunlar!

Yolun sonu göründü.

Hasan Basri ÖZBEY - 15 Ağustos 2013 - İşçi Partisi

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul