ordu cezaevinde millet eylemde225

Adalet hanımın gözlerini bağlı görenler ırzına geçtiler!

Malumun ilanı oldu ve Silivri'de kararlar açıklandı.

Genelkurmay başkanlığı yapmış olanlar, gazeteciler, siyasi parti önder ve yöneticileri müebbeti de aşan hükümlerle cezalar aldılar. Diğer yandan adı belli Danıştay katili Osman Yıldırım ise serbest bırakıldı.

12 Eylül'de bile görülmeyen hukuksuzluklar gündeme damgasını vurdu.

Sanık yakınları duruşma salonuna alınmadı.

Avukatlar müvekkillerini görebilmek için masaların üstüne çıktı.

Ülkenin dört bir yanından Silivri'ye yola çıkan otobüslerin ruhsatlarına zorla el konularak, kantarlara çekilerek, tehditle, zulümle engellendiler.

Silivri'ye ulaşabilenler ise meydan savaşına maruz kaldılar.

Öyle ki, polisin attığı biber gazları boru hattını patlatıp yangın çıkmasına bile neden oldu.

PKK ile bu kadar mücadele etmeyen jandarma, Türk milletine savaş açtı.

Salonun içinde Türk milleti adına karar verdiğini iddia edenler, salonun dışında millete plastik mermi ve gaz bombası ile müdahale ettiler.

Tüm bu yaşananlar "darbe" yapacaklar iddiası ile oldu.

Peki hangisi darbe?

Millete bu zulmü reva görenler mi? Yoksa iddianın ötesine hala geçememiş darbe söylentileri mi?

Tarihte örnekleri çoktur.

Nemrut Mustafa Paşa Divanı gibi yargılamalarda, divanda cübbeli insanların oturması orasını mahkeme yapmaz.

Hükmü önünde sonunda adına karar verilen Türk milleti bizzat uygular.

Ancak yargılananla yargılayan yer değiştirir.

Artık bu süreç daha da hızlanmıştır.

Osman BUDAK - 05 Ağustos 2013 - Kemalistler.net

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul