silivri onu mahseri kalabalik1 225 

5 Ağustos’ta Silivri’de!

Taksim Gezi Direnişi bitmedi, devam ediyor...

Çünkü kendisini doğuran asıl öz tarihsel, dönüştürücü durum devam ediyor... Çünkü AKP iktidarı olarak tezahür etmiş baskı, zulüm, hukuksuzluk,saldırı devam ediyor. Çünkü BOP, Kuzey Irak, Suriye, Mısır, Ergenekon, Balyoz, Silivri, Hasdal vd. devam ediyor. Çünkü Gezi Direnişi doğrudan diktatörlüğe, BOP’a; hak, hukuk, doğa, insanlık katliamına; çağdaş uygarlığa ve cumhuriyet yıkıcılığına vb. karşı öfkeli ve onurlu bir dikelişti.

Açık, Gezi Direnişi ile hem Cumhuriyet hem de Türkiye salt kendi geleceğini sahiplenmenin de ötesine geçerek aynı zamanda kendi gelecek ütopyasını da gösterdi ve göstermeye de devam ediyor.

Fakat ben Gezi Direnişi’nin asıl tarihsel öncüsü sayılması gerektiğini düşündüğüm 2007 Cumhuriyet Mitingleri’ni de fazlasıyla önemsiyorum. Tıpkı Milli Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet Devrimi’ni fazlasıyla önemsediğim gibi... Tıpkı -ne kadar kanatları koparılıp kırılmış olursa olsun- artık cumhuriyetleşmiş akıllarımızı, ele geçirilemeyen hayallerimizi,ütopyalarımızı ve hayatlarımızı fazlasıyla önemsediğim gibi...

Tıpkı Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının tarihsel olarak sanki her şeye muktedirmiş gibi görünmesine karşın aslında ne kadar muktedirsiz olduklarını, bu yüzden de bütün zulmünü ve hukuksuzluğunu hâlâ ‘mağdurluk’ rolü oynayarak sürdürebilmesine ibretle bakıyorum. Bazı cumhuriyetçi ve devrimci yazarların öne sürdükleri gibi gerçekten de bu, AKP iktidarının bir ‘takiye’si, oy almaya yönelik bir “mağdurluk oyunu” mu, yoksa her gerçek yüzünü gösterdiğinde çarpıp durduğu çağdaşlık ve cumhuriyet kayasının yenilmezliği karşısında çaresizlik içerisinde kıvranan, kıvrandıkça saldırganlaşan, saldırganlaştıkça da müzminleşen bir iktidarsızlık sendromu mu? Ben esas olarak ikincisinin doğru olduğu kanısındayım ve -her ne kadar Türkiye’nin başına daha çok büyük ve trajik sonuçlar getirecek olsa da- bu sendromun uzun vadede Türkiye’nin gerçek çağdaş demokratik devrimine ve cumhuriyetimize kalıcı kıymetli katkıları olacağına inanıyorum.

O yüzden de Taksim Gezi Direnişi’nden söz edilirken bu büyük gelecek ırmağının neden 2007 Cumhuriyet Mitingleri’yle tarihsel ve ideolojik bağlantılarından yeterince söz edilmiyor, bir türlü anlayamıyorum.

*** *** ***

Cumhuriyet Devrimi demokratik devrimci,cumhuriyetçi çağdaş iddiayı ortaya koymuştu. 2007 Cumhuriyet Mitingleri; AKP iktidarına karşı bu kadim demokratik devrimci çağdaş iddianın sürdüğünü, daha da büyüyerek, yenilenerek ve güçlenerek de süreceğini göstermişti. Onun devrimci özü üzerine kurulu 19 Mayıs, 29 Ekim, 10 Kasım 2012 Cumhuriyet Mitingleri ile 13 Aralık, 8 Nisan Silivri direnişlerinin zorunlu halkası Taksim Gezi Direnişi ise geliyor olan yeni Türkiye’yi, devrimci, demokratik yeni Cumhuriyeti ve onun özündeki çağdaş yaşamı da içeren ideolojik içeriğin ana bildirisini yeniden yazıp düzenledi... Cumhuriyetin öncüleri Osmanlı İmparatorluğu’nun demokratik devrimcileriydi. Cumhuriyet Mitingleri’nin öncüleri demokratik devrimci, anti-emperyalist, çağdaş cumhuriyetin, çağdaş düşüncenin, çağdaş sanatın ve bilimin çocuklarıydı. Taksim Gezi Direnişi ise kendinden önceki bütün direniş mitinglerine katılanlar ile onların mirasçıları, çocukları, yeni katılımcılardı. Cumhuriyet Mitingleri’nin, milli bağımsızlık mücadelesinin ve Gezi direnişçilerinin öncüleri şu an hapishanelerde. Özgür basın, düşünce, bilim, vatan, emek savunuculuğu zindanlarda. Balyoz davası Yargıtay’da, Ergenekon davası Silivri zindanlarında. Hukuksuzluk da, hukuksuzluğa karşı direniş de artarak sürüyor. Türkiye Gezi Direnişi ile kendi gelecek ütopyasını yenilemeye çıkmıştı. Giderek iyice fark ediliyor ki aslında bu gelecek ütopyası aynı zamanda Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgenin de, dünyanın da gelecek ütopyası... Eğer şu güne kadar Silivri kırlarında kararı çoktan verilmiş ve sonucu 5 Ağustos’ta açıklanacak olan Ergenekon davasını hâlâ izlemediyseniz o gün mutlaka izlemeye geliniz. Kaçırmayınız, tarihe tanıklık ediniz! Çünkü haksızlığa, zulme uğrayan öncüler ile haksızlığa, zulme ve diktatörlüğe karşı çıkan milyonlarca direnişçi ruh o gün orada -ya da başka bir zaman- birleşecek ve hem kendi, hem de Türkiye’nin kaderine demokratik yollarla el koyacak.

Bunu hiç kimse, hiçbir hukuksuzluk ve zulüm engelleyemez! Tarih böyle söylüyor.

Artık söylemekle de kalmıyor: açık açık dayatıyor!

Ekrem KAHRAMAN - 25 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar

Rain

18°C

Istanbul