abbasaga halk meclisi haziran2013 225

Abbasağa’dan Ankara’ya!

Park Meclisi forumlarının genişletilerek Türkiye çapında ortak önerilerde buluşularak Halk Meclislerine dönüştürülmesi katılımcılar tarafından öneriliyor. Hedef önce muhtarlık, yerel yönetimler sonra Ankara!

Abbasağa Parkı’nda Pazar akşamı yapılan iki forumu izledik. İlki saat 19 ile 21 arasında öğrencilerin, ikincisi 21’den 24’e kadar parkın genel forumu... Beş yüz kişilik toplulukta kadın erkek eşit düzeyde.İki forumda da belirlenen gündemin dışına çıkılarak,siyasete nasıl etki edilebileceğine yönelik fikirler ortaya atıldı. Forumu yönetenler tartışmalara imkan tanıdı.

El işaretleri ne anlama geliyor?

Konuşulan fikri destekliyorsanız ellerinizi havaya kaldırarak avuç içinizi sağa sola sallıyorsunuz.Eğer beğenmediyseniz, iki elinizi yumruk gibi sıkıp bileklerinizden çapraz yapıyorsunuz. Slogan yok, alkış yok. Karşıt fikre sözlü tepki yok. Hakaret içeren bir konuşma yapmadığınız sürece makül bir süre konuşuyorsunuz. Herkese açık...

Türbanlı ve Kürt kökenli yurttaşların gelmesini isteyenler var. Onlarla konuşmak istiyoruz diyorlar.Başörtülü teyzeler, bebek arabasıyla gelen anne babalar, türbanlı kadınlar. Sevgilisine sarılıp oturanlar.Ailece katılanlar. Bahçelievler’den, Fatih’ten hatta Adana ve Konya’dan Beşiktaş’a gelenler...

Hepsi o akşam Abbasağa’daydı. Konuştular,dinlediler... Ortak vurgu: empati kuralım, birleşelim.

‘Siyasi oluşuma dönüşmeli’

“Bu eylemler, forumlar siyasi oluşuma dönüşmeli...”

Söz alanların çoğunun gündeminde bu konu.Genel kabul gören anlayış Türkiye’de muhalafet olmadığı için halk sokaklara çıktı. Meclisteki partiler AKP’yle yeterli düzeyde mücadele etmiyorlar.Türk, Kürt, ulusalcı, sosyalist, yaşlı, genç burada halk var, o yüzden bu bileşimi kapsayacak bir parti yok.

Bu sözler ne zaman söylense eller havada sallandı.CHP’ye ağır eleştiriler yöneltildi. AKP karşısında en büyük parti o fikrini savunan iki kişiye de itiraz edildi. “Partiye girin değiştirin, siz hükümeti salladınız CHP’yi mi değiştiremeyeceksiniz” diyen de oldu. İstanbul’dan kalkıp İzmir ve Ankara’da direnişe katılan arkadaşlarının yanına giderek örgüt kuralım önerisi yaptığını anlatanı da var... Bu forumların temsilciler seçerek yerel yönetimlere aday göstermesini isteyende. Aranızda “lider olmak isteyen var mı?” sorusu bile soruldu.

Seçimlerde bağımsız adaylar çıkaralım önerisi de oldukça yaygın. Mevcut partilerin seçilecek isimleri dikkate almayacağını düşünüyorlar. O yüzden kendi adaylarımızı çıkaralım diyorlar.

‘Atatürk’ün askeri olmak yanlış mı?’

Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Çok konuşuldu.

-Kimsenin askeri değiliz.

-Asker ölme ve öldürme mevzisindedir.

-Amacımız Kemalist devrimi tamamlamak değil mi?

-Şu an burada oturuyorsak Mustafa Kemal’in sayesinde ama biz asker değiliz.

-Atatürk’ün askeri olmak yanlış değil ki!

-Bugün meselemiz bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü savunmaktır. Bunlar Atatürksüz olmaz.

Bu fikirler dile getirildi. Tartışmalarda itiraz Atatürk’e değil, “asker” olmaya...

Konuşmaların yapıldığı alanda büyük bir Türk bayrağı asılı.“Ben sosyalistim” diye söze başlayanlar İstiklal Marşı ve Türk bayrağı konusunda özenli, “bu değerler hepimizin” vurgusu yapıyorlar. “Barikatlara Türk bayrağı asıldı,ülke çapındaki eylemlerde insanlar Türk bayrağıyla yürüdü” diyenlerin haklılığı kabul ediliyor.

En “uç” eleştiri, “kendimizi simgelerle ifade etmemize gerek yok.”

Hedef Ankara!

Çarşı’ya yönelik tutuklamalara tepki olarak Abbasağa Parkı’nda toplanıldı. Buluşmalar her gece devam edince ses sistemi kuruldu, foruma dönüştü.Adı Park Meclisi oldu. Şimdi çalışma grupları oluşturuldu. Çoluk çocuk, yetişkin demeden herkes işin içinde.Özgürce tartışmalar yapılıyor. Beşiktaş’ta başlayan bu forumlar İstanbul’daki diğer parklara da yayıldı. Farklı illerde de gece forumlar toplanmaya başladı.Abbasağa’da alınan kararların internette ilan edilerek,diğer parkların kararlarıyla birleştirilmesi talebi var. Forumların önce semt sonra iller düzeyinde halkın gerçek taleplerinin ve gündeminin konuşulduğu,“Halk Meclisleri” düzeyinde ele alınması gerektiği önerisi tartışılıyor. Öneri; önce muhtarlık, yerel yönetimler, sonra Ankara şeklinde formüle edildi.

*** *** ***

Park meclislerinin sesi Aydınlık’tan duyuluyor!

Meclisler ne için?

Nurtepe Halk Meclisi’nde geçen haftaki toplantılarda çıkan fikir şöyleydi: “Halk Meclisi, Nurtepe’nin iradesidir.” Abbasağa’da yine geçen hafta kürsüden ifade edilen fikir de bunu tamamlıyordu: “Park Meclisleri’nden Semt Meclisleri’ne, oradan İl Meclisleri’ne. Oradan da TBMM’ye...” İki öneri de Meclis’lerde toplanan yurttaşların yönetme iradesini gösteriyor. Tartışmaların yerel seçimler, genel seçimler sorunlarında da yoğunlaştığı gözleniyor.

*** *** ***

İstanbul’da başlayıp Ankara ve İzmir başta olmak üzere tüm illere yayılan kürsülerde direniş haketinin geleceği tartışılıyor. Semt semt, mahalle mahalle parklarda bir araya gelen vatandaşlar, mücadelenin yol haritasını çiziyor. Aydınlık olarak, park meclislerinin sesi olmayı görev bildik.

Sizden de “This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.” adresine forumlara ilişkin haber, değerlendirme, gözlem ve fotoğraflarınızı göndermenizi bekliyoruz.

‘Diktatör’e neden direniyorum?’

Direnişe destek vermek için İzmir’den kalkıp Gezi Parkı’na gelen Tarık Dönmez,park meclislerinde ifade ettiği fikirleri gazetemizle paylaştı. Dönmez’in Gezi ile başlayan direnişe neden katıldığını, Başbakan Erdoğan’ın neden diktatör olduğunu ve istifa etmesi gerektiğini anlattığı yazısı şöyle:

-Ulu önderi din düşmanı gibi göstererek,ayaklar altına almak için her şeyi yaptığı; 19 Mayıs ve 23 Nisan’ı yok etmeye çalıştığı için.

-Otuz bin insanın ölümünün baş sorumlusu bir adamla ihanet içinde pazarlık yaptığı için, BOP’un eşbaşkanı olduğu ve utanmadan bunu söylediği için.

Muhalifler hapiste!

-Haklı haksız demeden ona karşı çıkan kim varsa komutanları, gazetecileri içeri attığı, hatta kendi arkadaşlarının bile biletini kestiği için.

-Türk Milletine “Çapulcu, besleme, alkolik,ananı da al git”; Ulu öndere “ayyaş” dediği için.

-Can pazarı yaşanan camide “içki içiyorlar,ayakkabıları ile giriyorlar” sözlerini yalanlayan imam ve müezzini açığa aldığı için.

-Bu ülkenin bütün değerlerini özelleştirme adı altında “çevreci” anlayışla tüm çevresine peşkeş çektiği için. Para suyunu çekince vergileri artırarak en temel ihtiyaç maddelerine zam üstüne zam yaptığı için.

-Ülkenin yarısını bankalara borçlandırdığı için ve daha beş gün önceye kadar Avrupa’nınen pahalı faiz kurları ülkemizde iken utanmadan sıkılmadan faiz lobisinden bahsettiği için.

-”Fakir ve zengin herkes asker olmalı,bedelli asla yok” diye nidalar atıp paraya sıkışınca bedelli çıkardığı için.

-Deniz Feneri e.V davasında Almanya’nın baskısı ile anca iki yıl sonra dosyayı açıp, ucu kendisine gelinceye kadar apar topar o savcıları görevden alıp, davayı sümen altı ettiği için.

-Sivas Davası’nda utanmadan sıkılmadan katilleri göz yumum serbest bıraktığı için.

-Binlerce insanın katili Hizbullah’ın örgüt liderlerini serbest bıraktığı için.

- Teröristleri davul zurna ile karşılayıp,“özgürlük” diyen insanlara terörist dediği için.

‘Polisler için de oradaydım’

-Erdoğan ve yandaşlarının kanunsuz bir biçimde polisleri sıraya dizip apoletlerini sökmesin diye.

-3. Köprüye Yavuz Sultan Selim ismini vererek Alevi kardeşlerimizi rencide ettiği için.

-Günlerdir bu halka ve kolluk güçlerine yapmadığı zulüm kalmadığı ve bunun basına yansımaması için tehdit üstüne tehdit ettiği için.

-”Yüzde elliyi zor tutuyorum” diyerek insanları provoke ettiği için.

abbasagada bir gece taksim kollektif

‘En ücra köşelere ulaşmamız gerekiyor’

Kuğu H. Ergüven adlı okuyucumuzun park meclislerinde ifade ettiği ve gazetemize gönderdiği paylaşımları ise şöyle:AKP’nin çarpıtılmış verileri ve beylik söylemleriyle, bıkmadan usanmadan,sade ve sempatik bir biçimde, seçimlere kadar mücadele etmemiz gerekiyor. Gerçekleri vurgulamamız ve bunları tweet,mesaj ve bilgilendirme notları ile en ücra köylere kadar sistematik bir biçimde ulaştırmamız gerekiyor. Konu başlıklar çevre, sağlık, ekonomi, ulaşım vs. olabilir.Ben kendi uzmanlık alanımdan örnekler vermek istiyorum:

- “Bu iktidar IMF’ye borcu bitiren iktidardır” deniyor.Bu yanlış değildir ama çok eksiktir. Türkiye’nin durumunu şuna benzetiyorum ben: Benim mahalle bakkalı Mehmet Efendi’ye borcum bitmiş olabilir ama o hariç, uçan kuşa borcum var. Hem de 10 yılda üçe katlanmış olarak.

- “ Bu iktidar döneminde, kişi başı milli gelir ikiye katlanmıştır” deniyor. Ama işin aması var: Gelir dağılımı bütün zamanların en bozuk seviyesinde ve şu an her Türk vatandaşı 4000 TL borçlu. Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir şu an. Ortalama şık duruyor olabilir. Ama bu bir yanılsama.

Özetle, AKP hep “A” dan bahsediyor ama “A-B=C” gündemde yok.Tahmin ederim ki başta çevre konuları olmak üzere birçok konuda bu tip yanıltmalar vardır. Eğitimli kitlenin dahi alt detaylardan haberdar olmama veya hakim olamama durumu var. Konuların çok iyi seçilmesi, mesajların çok kısa olması,mümkünse mizah ve görseller içermesi gerekli.Ama kendimiz çalıp kendimiz oynamayalım.Köylere kadar ulaşmak gerekli.

*** *** ***

‘Bizi birleştiren Atatürk ve bayrak’

İskenderunlular ilk günden beri soluk almaksızın direnişte. Her akşam olduğu gibi saat 21.00’de Anıt Alanı’nda bir araya gelen yaklaşık 300 kişi hem direniş eylemlerini değerlendirdi hem de “Bundan sonra ne yapacağız?” sorusuna yanıt aradı.Forumun en çok tartışılan konusu ise “Birleşmenin ilkeleri” oldu.Diş Hekimi Melih Sürmeli, “İşbirlikçi hükümet Cumhuriyetimize, bayrağımıza saldırmıştır.Onun için tüm milletin kabul ettiği bayrağımız ve Atatürk ilkelerinde birleşmeliyiz.” dedi. Foruma katılan emekli bir yarbay Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” sözlerinin bütün milleti birleştirdiğini söyledi.Foruma katılan bir kadın neden sokaklarda olduklarını da şu sözlerle açıkladı: “Biz sanatla anlatmak istedik, Emek sinemasını yıktılar. Tiyatro yapmak istedik, sansürlediler.Dizi çektik, yayından kaldırdılar. Şiir yazdık, sildiler. Bize sokaklara çıkmaktan başka çare bırakmadılar. Biz hem sokaklarda olmalıyız,hem sanatımız ve sevgimizle, kitaplarımız ve geçmiş devrimci mücadele ile yolumuza devam etmeliyiz.” Direnişçiler, forumdanönce İşçi Partisi İskenderun İlçe Başkanı Nurettin Öner’in türküleri ile coştu. İskenderunlular, forumun sonunda ertesi gece 21.00’de aynı yerde görüşme üzere sözleştiler.

Hüseyin GÜLER - Hatay

Mehmet BOZKURT - 25 Haziran 2013 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

18°C

Istanbul