Bir Şakadan İbaret

Hürriyet yazarı Sedat Ergin, Mecliste son zamanlarda saptanan görüntülerin yürütmenin yasama üzerindeki baskısını göstermesi bakımından çarpıcı olduğunu yazdı. AKP’li bakanlar ve milletvekillerinin Başbakanı TBMM merdivenlerinde karşılamasını gösteren fotoğraflar ile, gizli oylamalarında AKP’li milletvekillerinin zarflarının kontrol edildiğini gösteren fotoğrafları buna örnek olarak gösterdi. Türkiye’de Kuvvetler ayrılığının bir şakadan ibaret olduğunu, Türk demokrasisinin özünde bir “atanmışlar demokrasisi” olduğunu söyledi.


Sedat Ergin “Türk demokrasisinden fotoğraf kareleri” başlıklı yazısında şu saptamaları yaptı:

”İLK turu tamamlanan anayasa değişikliği görüşmelerinin basın cephesindeki kahramanı Milliyet Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nun emektar foto muhabiri Mustafa İstemi oldu.

İstemi’nin çektiği fotoğraflar, Türk demokrasinin 2010 yılındaki hal ve gidişini göstermesi bakımından tarihe düşülen birer nottur.

MECLİS MERDİVENLERİNDE BEKLEYENLER KİMDİ?

Bu fotoğraflardan birincisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’ye girdiği sırada merdivenlerin önünde karşılanışını gösteriyor.

Fotoğraftaki tabloda bakanlar ve milletvekilleri, ceketlerinin önü iliklenmiş ve elleri önde buluşturulmuş vaziyette, tam bir saygı hali içinde, o sırada makam otomobilinden henüz inmiş olan ve basamakları çıkmaya hazırlanan Başbakan’ı bekliyorlar. Bazılarının bakış ve duruşunda heyecan ve sabırsızlığın iç içe geçtiği bir ruh halinin dışavurumunu kolaylıkla görebiliyorsunuz.

Bu tablo, AB’ye tam üyelik yolunda ileri standartlarda bir demokrasiden çok, tek liderin tartışılmaz mutlak otoritesinin baskın olduğu, itaatin esas alındığı, bu haliyle demokrasiyle üçüncü dünya siyasal kültürünün iç içe geçtiği melez bir yönetim modeline daha yakın düşüyor.

Fotoğraf, aynı zamanda Türkiye’de kuvvetler ayrılığı tartışmasının yoğun bir şekilde sürdüğü bir dönemde, yürütmenin yasama üzerindeki nasıl nazım bir konumda olduğunu göstermesi bakımından da çarpıcıdır.

Bu fotoğrafın Başbakan’ın anayasa değişikliği görüşmeleri için TBMM’ye ayak bastığı bir sırada çekilmiş olması, Erdoğan’ın yönetim anlayışını götürmek istediği doğrultu açısından da fikir verici olabilir; özellikle başkanlık sisteminin tartışmaya açtığı bir dönemde...

KONTROL MÜ, YANILSAMA MI?

Mustafa İstemi, gündeme damgasını vuran başka fotoğraflarında objektifini TBMM’nin girişindeki merdivenlerden bu kez genel kurul salonunun içine çeviriyor.
Bu fotoğraflardan biri, anayasa değişiklikleri oylanırken Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerini ellerinde zarflarıyla bekleşirken gösteriyor. Gazetenin “Evet oylu zarflara sıkı denetim” başlığıyla yayımladığı fotoğrafta, Karabük milletvekili Cumhur Ünal bir zarfın içine bakarken görülüyor.

Ünal, ertesi günü bir basın toplantısı düzenleyerek, haberde zarfın içini denetlediği yolundaki haberi yalanlamış, fotoğrafın “oy zarfının yapıştırma şeridini kapatmaya çalıştığı anı gösterdiğini” belirtmiştir.

Milliyet, bunun üzerine Mustafa İstemi’nin Cumhur Ünal’ı başka milletvekillerinin yanında yine zarflara bakarken ya da zarf kapatırken gösteren başka fotoğraflarını yayımlayarak kendisine yanıt vermiştir.

Bunların hepsi fotoğraf yanılsaması bile olsa “şuyuu vukuundan beter” sözünü haklı çıkaran bir durumla karşı karşıyayız.

Sonuçta iktidar partisinin kendi milletvekilleri üzerinde muazzam bir kontrol mekanizması kurduğunu, milletvekillerinin bu psikolojik ortam altında hareket ettiklerini belirtmek objektif bir olguyu ifade etmek olur.

Sosyal demokrat olma iddiasındaki Cumhuriyet Halk Partisi’nde de durumun çok farklı olmadığı, bu partinin milletvekillerinin örneğin 12 Eylül askeri müdahalesinden hesap sorulamayacağına ilişkin anayasa hükmünün kaldırılmasına ilişkin maddede bile oy verememelerinden anlaşılabilir.

ATANMIŞLAR DEMOKRASİSİ

Anayasa değişikliği görüşmelerinin bir yararı, hepsi liderler tarafından atanmış olan milletvekillerinin TBMM’de özgür iradeleriyle hareket edemediğini, bu nedenle Türk demokrasisinin özünde bir “atanmışlar demokrasisi” olduğunu Türk kamuoyuna bir kez daha göstermiş olmasıdır. Türkiye’deki siyasal sistemin sivilleşmesi yönünde atılan bütün adımlara karşılık, demokrasinin kuvvetler ayrılığı boyutunda buna tümüyle tezat oluşturan, lider vesayetini kökleştiren bir yöneliş söz konusudur.
Mustafa İstemi’nin fotoğrafları da Türkiye’de siyasal yapının kuvvetler ayrılığına dayandığı yolundaki söylemin aslında bir şakadan ibaret olduğunu gösteriyor.

Yürütmenin yasamadan sonra yargı üzerinde de egemenlik tesis etmesinin, bu çarpık demokrasi mimarisini daha da sakatlaması ihtimal dışı değildir.

Sonuçta Avrupa Birliği’nin her yıl hazırladığı ilerleme raporunun demokratik kriterler bölümüne bu yıl İstemi’nin fotoğraflarına da yer verilmesi, Batı dünyasının Türk demokrasisin üç boyutlu bir görsellikle algılaması bakımından yararlı olabilir.”

30.04.2010 - Odatv.com

Son Yazılar

Showers

7°C

Istanbul