barikatlar yikilmak icin yapilir 8nisansilivri2 225 

Yıkılacaksınız..! Yıkacağız..!

Geliyoruz..! Çelik bileklerimiz, demir yumruklarımızla geliyoruz.! Devrime inancımızla sallıyoruz korku imparatorluğunuzu, yıkılacaksınız.! Yıkacağız.!

Artık sadece ‘padişahlarınızı’ değil ‘padişahlığınızı’ da yıkacağız.. Direne direne birleşe birleşe kazanacağız.! gözleri kör kulakları sağır edemezsiniz.  Tutsak edilen sadece bedendir  ve Silivri bunun resmidir.  Uyduruk delillerinizle sahte tanıklarınızla çöplüğe süpürüleceksiniz.

Bu birleşme, bu direnç ve kararlılık başta RTE ile onun yargı içindeki ‘F’ tipi çetesini ve emperyalist efendilerini korkuttu. 8 Nisan Silivri kuşatmasının özeti budur.

Aydınlığımız saracak dört bir yanı “ fırtına ile bora eser içimizde vatanın kalbinde çiçekler açar”..8 Nisan’da Silivri kalasını kuşatanların duygu durumu da böyleydi. Bu yüzden Silivri’ye gül diktik, fidan diktik, umut diktik, yaparız dedik ve yaptık.

8 Nisan büyük taarruza geçildiği gün 8 nisan birliğin beraberliğin günü 8 Nisan devrimin ayak seslerinin geldiği gün. Duydunuz ayak seslerimizi, gördünüz direncimizi, korkunuz bu yüzden.

Bir kez daha anladınız ki bedenleri tutsak edebilirsiniz ama beyinleri düşünceleri tutsak edemezsiniz. Bizi bitiremeyeceksiniz. Biteceksiniz.!

Soğuğa, ayaza ve yağmura rağmen halk akın akın aktı adeta Silivri’ye. Salladı duvarlarını tertipçilerin; Dışarıdan ve içeriden. İzleyici olarak girme şansı bulduğum duruşma salonunda, tertibin bir parçası olan hakim ve savcıların yüzlerinde sabahtan itibaren bir korku ve endişe hakimdi. Ve ‘barikatlar yıkıldı’ haberi geldiğinde kaçışlarını gördüm. Dışarıda da duruşma salonunda da hakimiyet vatanseverlerde idi. hep birlikte direndik. Biz oraya her şeyi göze alarak gittik. Sayın ‘hakim beyler’ göze alamadı verecekleri kararı. Onlarda biliyordu bizlerin bu kararları kabul etmeyeceğimizi, yok sayacağımızı.. İçeride ki mücadeleyi ve dışarıda ki kararlılığı gördüler. Sloganlar içeriye kadar geliyordu : “ YEMİNLER EDİLDİ YIKILACAK SİLİVRİ”.! Evet yemin ettik yıkacağız Silivri zindanlarını.. Duruşma salonunda iki durum vardı ; Tutuklu yurtseverlerimizin yüzlerinde ki kararlılık inanç ile avukatlarımızın kararlı direnişi ve sayın hakim ve savcıların korkuları.

8 Nisan Ergenekon planının çöküşü ve mücadelenin günüydü!

Zaman gazetesi ve diğer yandaş medya, ‘provokatörler  Silivri’yi savaş alanına çevirdi, camiyi talan ettiler, polise askere taşla sopa ile saldırdılar’ gibi komik haberlerine devam etti her zaman ki gibi. Fakat Ulusal Kanal tüm olanları canlı yayınladığı için bu yalanlar tutmadı. Yandaş medyanın gözlerden kaçırmaya çalıştığı iki önemli nokta var. Birincisi jandarma bölgesinde polisin ne işi vardı ve o polis cami minaresine çıkıp direniş çadırının içine neden gaz bombası attı..??!! Bu bana Irak’ı işgal eden Amerikan conilerini hatırlattı. Irak’ta da camilerden Müslüman halka bombalar yağdıran emperyalistler şimdi de üstelik sözde Türk polisi eliyle kendi vatandaşına cami minaresinden gaz bombası atıyordu. Bu olay bütün bu olanların apaçık resmidir. Irak’ı işgal edenler Türk polis teşkilatını da işgal etmişlerdir. ‘F’ Tipi polisin bu provokasyonu da tutmamış, çelik yürekli TGB üyeleri caminin minaresinden Türk bayrağını dalgalandırarak provokasyona en güzel cevabı vermiştir. Emperyalistler Emniyeti, Polis teşkilatını işgal edebilirler ancak vatanımızı işgal edemezler çelikten zırh giyeriz vatanımızı teslim etmeyiz.

Ortak paydamız vatan, ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü bu düşünceye sahip bütün yurtseverleri, vatanseverleri bu paydada birleşmeye, vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Artık şu gerçek açığa çıkmıştır. Ergenekon tertibinde planınız tutmadı. Amacınız yurtseverleri saf dışı bırakıp istediğiniz gibi at oynatmaktı fakat yanıldınız. Bu yanılgıyı 19 mayısta, 29 ekimde, 30 ağustosta, 13 aralıkta ve 8 nisanda gördünüz. Ergenekon AK görünen karayı ortaya çıkardı. Bir panik havasında açıklamalar yapıyor ve korkudan tir tir titriyorsunuz. Titre AKP.. titreyin Emperyalizmin uşakları.. Türk gençliği geliyor.! Çılgın Türkler geliyor.! Son söz bizim ve biz kazanacağız.!

Bu hukuksuzluğa haksızlığa bizler asla boyun eğmeyeceğiz. Evet hepimiz birer ERGENEKONCUYUZ! Sayın başbakana sesleniyorum ; Milyonlarca ERGENEKONCUNUZ var, ne yapmayı düşünüyorsunuz? Hapishaneleriniz yetecek mi bizlere.? Hangi birimizi sığdırmayı düşünüyorsunuz.? Bizler ne ile mücadele ettiğimizi biliyoruz. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk  gibi. Düşman belli, yapılacak iş de belli. Kanımızın son damlasına kadar bizler mücadele edeceğiz. Bu halk bu zulme asla ve asla boyun eğmez, eğmeyeceğiz. Yıkılmadık, yıkacağız korku imparatorluğunuzu. AK-İL değil ASİL Mustafa Kemal Askerleriyiz.! Yüreğimizde vatan, bayrak sevdası ile devrime koşuyoruz.

“ EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”…

Aynur Uyar TÜRKMEN - 10 Nisan 2013 - Ulusal Bakış

Son Yazılar

Rain

18°C

Istanbul