silivriden_yola_ciktik_ankara_kalesini_almaya_geliyoruz_bilin225

Kahramanlar üç adım öne!

Tarih bas bas çağırıyor : 8 Nisan’da ben de Silivri zindanlarında olacağım. Ya mahkeme salonunda, ya mahkeme kapısında, ya mahkeme önündeki demir barikatlarda, ya mahkeme nöbetçilerinin çadırlarında.

Ya da zorla zincirlendiğimiz mahkeme yollarında. Nisan’da sabah çiyinin suladığı çayırlarda. Eşek turpları, sütleğenler, papatyalar, buğday tarlaları arasında.

Olmazsa, gökyüzünde topaç topaç beyaz bulutlar katında ya da yağmur damlalarında.

Ne olursa olsun bu insanlık dışı zulme karşı isyanımı haykıracağım.

İnsanlık çağırıyor çünkü: vicdan çağırıyor, hukuk çağırıyor, adalet çağırıyor.

Kaldıysa eğer o kadim uygarlık ahlakı çağırıyor herkesi!

Düşünce, bilim, sanat, kültür neden var, niye yapılıyor sanıyorsunuz? Ekmeği niye yapıyorsunuz, elbiseyi niye dikiyorsunuz, bulaşığı niye yıkıyorsunuz sanıyorsunuz?

Yapmaya çalıştığınız ne ise işte o çağırıyor sizi! İşiniz, hayaliniz, iddianız, felsefeniz, biliminiz, çağdaş sanatınız, kültürünüz çağırıyor! Aydınlanma devrimi çağırıyor!

Hala bir sesiniz kaldıysa eğer başka ne zaman ve ne için kullanacaksınız?

Teslim olduğun sürece mağdur olacaksın!

Türkiye’de okumak, yazmak, sanat yapmak, vatanını sevmek, halkını düşünmek, tanıklık ettiğini, yanlış bulduğunu söylemekte ısrar etmek, gereğini yerine getirmek her zaman kahramanlık istedi. Bu uğurda zindanlarda çok ömürler karartıldı, hayatlar çökertildi.

Eğer bir ülkede ne zaman ki okumak, yazmak, konuşmak, gerçeği söylemek, siyaset, sanat yapmak, hak, adalet istemek kahramanlık istiyor hale geldiyse orada çağdaş düşüncenin, sanatın kendisi de bir kahramanlığa dönüşmüştür artık, bunu fark edemiyor musun?

Kafayı mı yedin sen ey Türkiye!

Koskoca genelkurmay başkanların, sözde profesörlerin hukuk hukuk diye böbürlenirken daha geçen ay çok değerli çağdaş bir hukuk profesörün bölüm başkanı olduğu üniversitesinde artık akademik özgürlük bırakılmadığı için baskıları ve zulmü protesto ederek görevinden ayrılmak zorunda kaldı ve çıkıp öğrencilerine dedi ki :

“Sahip çıkmanız gerekene sahip çıkın! Korkmayın! Aman soruşturma açarlar. Açarlarsa açarlar, mücadele edersiniz.(...) Sustuğunuz sürece ve ölçüde teslim olmaya devam ettiğiniz sürece mağdur olacaksınız, kaderinize razı olacaksınız! Gem almadığınız sürece, isyan etmediğiniz sürece size biçilen rolü oynayacaksınız. Bu toplum bu örtüyü kıracaktır.”

Düşünebiliyor musunuz, bir hoca okulunda özgürce ders verebilmek için artık kahraman olmak zorunda! Araştırma, inceleme yapmak, kitap yazmak kahramanlık. Hukukçuluk, baro başkanlığı kahramanlık. Demokratik örgüt yöneticiliği kahramanlık! Gazete sahipliği, yöneticiliği, yazarlığı kahramanlık. Silivri zindanında kurulu mahkemeye giden, cop yiyen, gaz sıkılan sözde demokratikleşmiş ülkenin halkı kahraman. Yarınlara inanan bütün gerçek kahramanlar zaten hep bir adım öndeydiniz fakat şimdi üç adım öne, üç adım öne! Ta ki kahramanlara ihtiyaç duyulmayacağı günlere kadar.

Ekrem KAHRAMAN - 04 Nisan 2013 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

15°C

Istanbul