prof_dr_muammer_aksoy_laikligin_odunsuz_savunucuydu225

Muammer AKSOY Laikliğin Yılmaz Savunucusuydu! Saygıyla Anıyoruz…

Prof. Dr. Muammer Aksoy.

Sonra Dursun, Üçok, Mumcu ve Bitlis katledildi.

Kışlalı ve Hablemitoğlu’yla devam etti.

Türk devriminin yetiştirdiği değerlerdi.

Tıpkı 1980 öncesi katledilen Karafakioğlu, Cömert, Öz, İpekçi, Tütengil, Doğanay, Kaftancıoğlu, Güçlü, Yavuzlar gibi…

61 ANAYASASINI YAPTI!


31 Ocak 1990 günü Ankara’da evinin önünde katledilen Aksoy, hukukçuydu.

Üniversitelerde görev yaptı.

1960 ihtilalinden sonra yeni Anayasa çalışmalarına katıldı.

Kurucu Meclis üyesi olarak Antalya’yı temsil etti.

1977 yılında CHP’den İstanbul milletvekili seçildi.

12 Mart’ta yargılandı, aklandı.

Türk Hukuk Kurumu başkanlığı yaptı.

1980 sonrası Ankara Boru Başkanlığı da yaptı.

1989 yılında bir grup arkadaşıyla ADD’yi kurdu.

AKSOY’UN SUÇU!

Aksoy cinayetini Aydınlıkçıların 2000′e Doğru dergisi kapaktan duyurdu.

Başyazar Doğu Perinçek onu şu satırlarla anlattı :

“Aksoy Hoca ile 1971 öncesinde dört yıl kadar Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu’nda çalıştım. Prof. Aksoy’un 12 Mart döneminde askeri mahkemelerde hesabını verdiği “büyük suçlar” arasında, Hukuk Kurumu’nun dairesini Proleter Devrimci Aydınlık dergisine ve İşçi Köylü gazetesine kiraya vermek de vardı. O zaman MİT mahzenlerinde “Muammer Aksoy’u anlat” diye bağırışan sorgucular, acaba bugün, “Bir laiklik savaşçısı katledildi” diye timsah gözyaşları döküyorlar mı? Aksoy’u en iyi öyle dümdüz arkaya taradığı saçları anlatır. Alnı açıktı, maharetle kakül düşürerek kapatacağı bir yer yoktu. Ayakta duran saçları, bir karşı koyma eylemiydi. Ve sanki dürüstlüğü ve sadeliği anlatabilmek için çok erken ağarmıştı, apaktı.”

‘İRTİCA EN KORKUNÇ BELA!’

Prof. Dr. İlhan Arsel ise, 1960 ihtilalinde birlikte Anayasa çalışmalarında bulunduğu 45 yıllık arkadaşı Aksoy için “Türkiye onun çapında az insan çıkarır” demişti.

Aksoy’un kendisine yazdığı bir mektubu da hatırlatarak, “İrticanın Türkiye’de en korkunç belayı oluşturduğuna inandığım içindir ki, Türk sosyal demokratları içinde, şu anda galiba 163. maddenin kaldırılmasına karşı çıkan tek şahısım. Bunun, Türkiye’nin çağdaşlaşması için bir intihar anlamına geldiğini de sözlü ve yazılı olarak açıkça vurgulamaktayım” dediğini aktarır.

Ve ekler : “O gericiler için, fikir yolu ile yıkılamayacak bir bilim adamıydı.”

Saygıyla anıyoruz…

Ulusal Kanal - 01 Şubat 2013

http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar

Sunny

17°C

Istanbul