vurulduk_ey_halkim_unutma_bizi225

Aksoy’lar, Mumcu’lar … : Sömürgeci Hainlerin Öldürdüğü Kahraman Atatürkçü Aydınlar!

Ulusumuza ve yurdumuza bağımsızlık onuru kazandıran ve barış, güvenlik, gönenç içinde yaşama yolları açan Atatürk aydınlığını söndürmek hainliğinden hiç geri durmayan iç ve dış sömürgeciler,

canileştirdikleri tetikçiler eliyle, Atatürk Cumhuriyetinin yılmaz savunucularından, Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucusu seçkin hukukçu Prof. Dr. Muammer Aksoy’u 24 yıl, yine seçkin hukukçu ve seçkin gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu da 20 yıl önce bu hafta, ulus olarak Adalet ve Özgürlük Haftası olarak adlandırdığımız bu günlerde öldürtmüşlerdi.

Çünkü onlar ulusçu, yurtsever, özgürlükçü seçkin aydınlarımızdı.. Öldürtülmeleri Türk ulusu için çok yıkıcı olduktan başka, zaman aşımı süresi kasıtlı olarak geçirilip gerçek katillerin ortaya çıkarılamamış, ya da çıkarılmasının engellenmiş olması, devletimiz, yurdumuz ve ulusumuz için daha da büyük yıkımlar yaşatmaya devam etmiştir ve etmektedir.

Daha önce Abdi İpekçi’lerin, Cavit Orhan Tütengil’lerin, Bahriye Üçok’ların öldürtülmeleri engellenemediği, gerçek katiller de bulun(a)madığı için Aksoy ve Mumcu’lar, onlardan sonra da Ahmet Taner Kışlalı’lar, Gaffar Okkan’lar, Necip Hablemitoğulları, Mustafa Yücel Özbilgin’ler ve daha niceleri de alçakça öldürtülebilmiştir.

Böylece bu cinayetlerin gerçek kurucu odağı olan iç ve dış sömürgenler, bizi ulus ve ülke olarak yalnız yüksek değerdeki insanlarımızdan yoksun bırakmakla kalmamış; aynı zamanda Atatürk Cumhuriyeti’nin siyaset ve güvenlik kurumlarına, ancak “yıkım” nitelemesiyle anlatılabilecek zararlar vermiş, korkunç kuşkuların ortaya çıkmasını ve süregitmesini de sağlayabilmişlerdir.

Aynı dış ve iç sömürgenler, yarattıkları bu karanlık ortamda canlarına kıydığı Hrant Dink’in ve kimi Hristiyan din adamlarının öldürtülme sorumlulığunu da doğrudan doğruya Atatürk Cumhuriyeti’nin ilke ve kurumlarına yıkmışlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni, devlet ve ulus olarak kendi bağımsız varlığını güvenceye alan hukuksal önlemlerden vazgeçirmek, dış sömürgeciyle kolkola olan gerici güçlerin baskısı altına sokmak tuzaklarını da kurmuş ve işletmişlerdir.

Tıpkı Kurtuluş Savaşı sırasında Türk halkını Kuvva-yı Milliye örgütüne karşı kışkırtmak üzere işgalci İngilizler ve Halife hükümetinin elbirliği ile Hristiyan halka saldırılar düzenlettirip bu cinayetleri Kemalistlerin üzerine atma hainliğinde olduğu gibi. Bu oyunu bozan Yahya Kaptan’ı İstanbul hükümetinin, silahsız olduğu halde öldürttüğünü biliyoruz.

Bugün de, Atatürk düşmanı iç ve dış sömürgenler, bir yandan Muammer Aksoy’ların, Uğur Mumcu’ların, Özbilgin’lerin, Dink’lerin ve daha nice değerlerimizin yaşamına kurdurdukları suikastların gerçek planlayıcılarının bulunmasını önlerken, bir yandan da Hrant Dink’ler için timsah gözyaşı dökerek düzenledikleri anma törenlerinde ne Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’lara, ne ASALA katillerinin öldürdüğü 30’u aşkın Türk diplomatlarının adlarına, ne PKK cinayetlerine, ne Hizbullah ya da tarikat cinayetlerine, herhangi bir değinide bile bulunmuyor, tersine Atatürk Cumhuriyeti’nin ilke ve kurumlarını doğrudan ya da dolaylı olarak eleştiri hedefi yapıyor, ulusumuzun kendine ve Atatürk Cumhuriyeti’nin ilke ve kurumlarına olan güvenini sarsma, bu yolla da yine ulusal birlik ve barışımızı, çağdaş Cumhuriyet ilke ve kurumlarımızı, Misak-ı Milli’ye dayalı yurt bütünlüğümüzü yıkma hainliklerini sürdürüyorlar.

Bu cinayetlerin gerçek planlayıcısı olan özgürlük ve ulusal bağımsızlığımızın düşmanı dış ve iç sömürgeci odakların ortaya çıkarılması, yeni cinayetler işle(t)melerinin önlenmesi ve Atatürk Türkiyesinin ulus, ülke ve devlet yapısına yönelik hain emellerinin boşa çıkarılması için, başta CHP olmak üzere tüm ulusal güçlerin gerçek düşmanın adını koyarak insanlık dışı eylemlerini ulusumuza anlatıp sergilemesi ve ona karşı ulusal bir mücadele seferberliği örgütlemesi zorunludur, kanısındayım.

Özer OZANKAYA - 24 Ocak 2013 - İlk Kurşun

Son Yazılar

Rain

18°C

Istanbul