rauf_denktas_kareler1

Türk milleti Rauf Denktaş gibi bir evladını yetiştirdiği için gurur duymalıdır!

Bugün, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin kahramanı, büyük devlet adamı, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı ölümünün 1. yıldönümünde saygı, sevgi ve şükran duygularıyla anıyoruz.

Kıbrıs davamızın öncülerinden ve yılmaz savunucularından olan Denktaş, en zor şartlar altında bile mücadelesini büyük bir azim, kararlılık ve cesaretle sürdürmüştü.

Dünyanın en büyük devletlerinin baskılarına karşı gerektiğinde tek başına direnmiş ve kurulmasına öncülük ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin egemenliğini, özgürlüğünü ve bağımsızlığını her zaman üstün bir başarıyla savunmuştu.

Dünyadan, hatta zaman zaman Türkiye’den gelen haksız eleştiriler ve suçlamalar onu yolundan döndürememişti.

Denktaş aynı zamanda demokrasiye yürekten bağlı bir devlet adamıydı. Hayatının sonlarında, KKTC’de katıldığı Dünya Basın Özgürlüğü Günü töreninde söyledikleri tarihi bir ders niteliğindedir.

Denktaş şunları söylemişti:

“Her gün Mustafa Balbay‘ın köşesinde tutuklanmasının kaçıncı günü olduğunun yazıldığını gördükçe uykularım kaçıyor.Türkiye’de basın özgürlüğü vardır demek için hakikaten yüzümüzün kızarmaması lazım. Basın özgürlüğü yoktur ve aleyhe olan ne varsa, kim varsa, aşağı yukarı susturulmuştur, susturulmak üzere içeri alınmıştır…

1957′de yeni federasyon başkanı olduğum zaman Türkiye’de Menderes hükümeti gazetecileri benzer bir durumla sürekli hapse atıyordu. O günlerde benim Menderes’le bir irtibatım yok ama dayanamadım kendisine bir mektup yazdım.

Dedim ki ‘efendim bizde, yani İngiliz kolonisinde basın eğer birine hakaret etmişse bu bir sivil davadır, zem ve kadih denilen, şahsiyete girme davasıdır, bu tazminatla hallolunur, kimse hapse atılmaz. İngiltere’de ve dünyanın birçok yerinde böyledir. Gelen diplomatlar çok acı sözler söylüyorlar Türkiyem hakkında, bu bizi üzüyor vs. diye boyumdan çok büyük laflar ettim. Menderes tabi cevap vermedi, ne yaptı bilemem ama o acı durumu Türkiye’nin yeniden yaşaması bizi ciddi şekilde üzmektedir.

Gazeteci olarak tutuklamadık diyorlar, e ne olarak aldınız? Ne zaman belli olacak? O da belli değil. 5 seneye kadar içeride tutulabilirler, neden tutuklandıkları belli olsun, mahkemeye çıkıp çıkmayacakları anlaşılsın diye…

Zannedersem bunlar hepimize acı veren şeylerdir ve özellikle böyle bir günde eğer bunları konuşamazsak, o zaman hakikaten hiçbir özgürlük kalmamış demektir. Bunları söyleme ihtiyacı duydum.”


Onur ÖYMEN - 13 Ocak 2013

Son Yazılar

Mostly cloudy

18°C

Istanbul