halki_yalanla_aldatanlar225

‘PKK silah bırakacak’ yalanıyla aldatıyorlar!

Erdoğan'a yakın gazetelere servis edilen bilgiye göre Öcalan'la görüşmeler, Mayıs'tan itibaren yoğunlaştı. Öcalan, Hükümet'ten belli sözler alarak açlık grevlerinin sona erdirilmesi çağrısı yaptı, kritik eşik de bu oldu.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Öcalan'la görüşmeler üzerinden PKK'ya silah bıraktırma iddiasını, PKK yöneticileri yalanlıyor.

PKK'da Öcalan'dan sonraki kişi olan Murat Karayılan Kasım ayı sonunda "silah bırakmaya niyetimiz yok" dedi. Bir başka PKK yöneticisi Duran Kalkan'ın "2013'te ideolojik, siyasi, askeri bütün alanlarda topyekun bir devrimci hamleyi ifade edecek ve sonuç alacağız" diye konuştu.

PKK ile Oslo sürecinde yapılan görüşmelerin sonucunda, silah bırakmanın yanına bile yaklaşılmadı. Tam tersine PKK, tarihinin en üstün politik ve askeri düzeyine ulaştı. Sürecin hedefi, adı "özerklik" olmayan özerklik. PKK'nın ise özerk bölgenin silahlı ve politik gücü olarak siyasal sistemin içine dahil edilmesi hedefleniyor.

Sürecin baş aktörü!


Erdoğan'a yakın gazetelere sızdırılan bilgilere göre, görüşmeler Mayıs ayından sonra yoğunlaştı. Ekim ayında cezaevlerindeki PKK'lıların açlık grevlerinin durdurulmasıyla kritik eşik aşıldı. Hükümet'in bu çabasıyla Öcalan sürecin baş aktörü haline getirildi. Öcalan'ın, ev hapsi ve özerkliğin adım adım hayata geçirilmesi karşılığında öncelikle PKK'yı ateşkese ikna etmesi ardından sınır dışına çekmesi gündeme geldi. Görüşmelerin bu temelde ilerlediği belirtildi.

'2013'te topyekun harekat!'

Tayyip Erdoğan'ın Öcalan'la görüşmelerin devam ettiğine ilişkin açıklamalarının ardından medyada başlayan "PKK'ya silah bıraktırma" tartışmasına PKK da katıldı. PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, 2013 yılı hedeflerini açıkladığı konuşmasında bırakın silah bırakmayı bu yıl hedef büyüttüklerini ayrıntılarıyla anlatıyor.

Duran Kalkan, 24 Aralık 2011'de, Fırat Haber Ajansı'nda yer alan açıklamasında, şöyle dedi:

"2013 yılında bölgesel düzeyde askeri ve siyasi mücadelenin büyük bir tırmanma yaşayacağı tartışmasızdır. Daha karmaşık, derinlikli ve kapsamlı bir siyasi-askeri mücadele yaşanacak. Herkes bunu bilmeli, buna hazırlıklı olmalı. Parça parça demokratik özerklik çözümünü gerçekleştirecek, ikili yönetimi Kürdistan'da her yerde geliştirecek bir sonuca ulaşmayı özgürlük devrimini Kuzey Kürdistan'da ilerletmeyi hedefleyeceğiz."

'Neden silah bırakalım ki!'

Mayısı ayından itibaren yoğunlaşan görüşmelerin hedefi olduğu iddia edilen "PKK'ya silah bıraktırma" uydurmasını, Murat Karayılan da yalanladı. Tayyip Erdoğan'ın Kasım ayı sonunda bir televizyon kanalında yaptığı "silah bıraksınlar, başka ülkelere gitsinler" açıklamasına yanıt veren Karayılan "Gündemimizde silah bırakma yok" dedi. Karayılan, 28 Kasım'da şunları söyledi:

"Bugün Ortadoğu çok karışık, biz niye silah bırakalım. Biz ne için silah aldık, bugün niye bırakalım. Bugün Suriye Kürtleri önceden yaşananları tahmin etmeyip, silahlanmayıp savunma gücünü kurmasaydı perişan olurlardı. Böyle bir durumda biz niye silah bırakalım."

Hükümet'e yakın gazetelerdeki bilgilerde açık açık hedefin özerklik olduğu yer alıyor. Yeni Şafak gazetesinde önce Abdülkadir Selvi, Ekim ayında Hükümet'in açlık grevleri için devreye girmesini istediğini, Öcalan'ın önce bunu kabul etmediğini, daha sonra Ankara'dan gelen bir mesaj üzerine "bitirin" açıklamasını yaptığını yazdı. Selvi'nin yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

Temel hedef : Özerklik!

"Öcalan'a, kardeşi ile görüşüp, açlık grevlerinin bitirilmesi yönünde talimat vermediği takdirde, İmralı'da terk edilmiş bir şekilde yaşamaya devam edeceği mesajı veriliyor.

Bu konularda deneyimli bir isim olması nedeniyle, yapıcı rol oynadığı takdirde, devletin de kendisine yaklaşımının pozitif olabileceği sonucunu çıkarıyor. Tersi olsa, ömür boyu İmralı'da çürümeye devam edecek."

Yerel yönetimler!

Böylece, PKK'nın açlık grevlerindeki taleplerinden birincisi Öcalan'a ev hapsi Hükümet tarafından kabul edilmiş olduğu anlaşılıyor. Peki diğer şartlar neler? Yine Erdoğan'ın gayrı resmi yayın organı Yeni Şafak'ta Murat Aksoy'un yazısına göre yol haritasındaki maddeler şöyle:

"Öcalan'a tecridin sona erdirilmesi, anadille savunma hakkı, yerel yönetimlerin güçlenmesi ve bunu tamamlayacak MGK'da üzerinde mutabık kalınan Türkiye'nin Avrupa Yerel Yönetimler Şartı'na konulan çekincenin kaldırılması, PKK'ya af, vatandaşlık tanımının etnik vurgudan arındırılması, PKK'nın terör eylemlerini durdurması."

Sürecin belirleyeni PKK!

Bütün bu görüşmelerde, sürecin esas belirleyenin PKK olduğu açık olarak ortada. PKK istiyor, Hükümet yapıyor. Hükümet'in 2009'da ilan ettiği açılım çalışmaları, perde gerisindeki Oslo görüşmelerinin sonucunda PKK'nın öncekinden daha yüksek seviyede bir politik ve askeri güç kazandığı biliniyor. Demokratik Toplum Kongresi adlı oluşumun açıkladığı özerklik projesinde, PKK'nın bölgede tek askeri ve siyasi otorite haline getirilmesi amaçlanıyor.

ABD'nin BOP'ta stratejik hedefi İkinci İsrail!

Barzanistan bağımsızlığını ilan edebilir mi? Son dönemin en çok konuşulan konulardan biri olan bu soruya Erbil'deki Hükümet'in başbakanı sıfatını taşıyan Neçirvan Barzani, "Türkiye isterse bağımsız Kürdistan olur" dedi. ABD'nin hedefi, Türkiye'deki dönüşüm tamamlandıktan sonra, Irak'ın kuzeyinin yanı sıra, Türkiye'nin güneydoğusunu ve Suriye'nin kuzeyini ve İran'ın Kürdistan eyaletini kapsayacak İkinci İsrail'i oluşturmak. AKP Hükümeti'nin Suriye'de rejim düşmanlığının şampiyonluğunu üstlenmesi, Türkiye'dekine paralel olarak Suriye'nin kuzeyinde de PKK uzantılarıyla müttefik hale gelmesi, İran ve Irak düşmanlığı politikaları da Türkiye'yi Üçüncü İsrail yapmak amacını taşıyor.

İşte gerçek yol haritası;

1. Öcalan'a ev hapsi.

2. Anayasa'dan Türk kavramının çıkarılması ve özerklik için altyapı oluşturmak.

3. Güneydoğu'da fiili özerklikle paralel olarak yasal altyapı çalışması.

4. PKK'nın siyasal sisteme dahil edilerek, özerk Kürdistan'ın silahlı gücü olarak şekil değiştirmesi.

5. Türkiye-Barzani-Suriye Kürt bölgesi işbirliği, Irak, İran, Suriye düşmanlığı.


Aydınlık - 04 Ocak 2013

Son Yazılar

Sunny

17°C

Istanbul