ismail_hakki_karadayi19_225

Eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı gözaltına alındı!

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı 28 Şubat soruşturmasından İstanbul’da gözaltına alındı.

Karadayı’nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi.

Terörle Mücadele Ekipleri'nin Fenerbahçe Orduevi'ne geldiği, Karadayı'nın da Ankara'ya getirileceği belirtildi.

Savcı Mustafa Bilgili'nin Karadayı'nın bugün ifadesini almasını bekliyor.

Karadayı'nın avukatı : Polisler lojmanda!

Karadayı’nın avukatı Erol Aras, Hürriyet’e, “Fenerbahçe Orduevi’ndeki lojmanında polislerin olduğu bana bildirildi. Henüz ayrıntıları bilmiyorum” dedi.

Çevik Bir : Karadayı da soruşturulsun!

28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklu bulunan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın da soruşturulması amacıyla yaptığı suç duyurusunda “Suçun varlığında ısrarlı olunuyorsa eşit ve adil davranılmalı, Karadayı da soruşturma kapsamına alınmalıdır. Karadayı’nın da soruşturma kapsamına alınması, soruşturmanın selameti açısından yasal bir zorunluluk ve vicdanı bir görevdir” demişti.

*********************************************************
İlgili Yazılar :

Karadayı : ‘Balans ayarı’ boşboğazlık, ‘postmodern darbe’ aptalca!


28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, o dönem 2’nci Başkanlığını yapan Çevik Bir’in Sincan’da yürüyen tanklar için kullandığı “balans ayarı” sözü için, “boşboğazlık”; yine o dönem genel sekreterliğini yapan Erol Özkasnak’ın “postmodern darbe” ifadesi için de “aptalca” dedi.

KARADAYI, dün İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda kendisini dinleyen TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na çarpıcı açıklamalar yaptı. Karadayı, 28 Şubat sürecine damgasını vuran Sincan’da tank yürütülmesine ilişkin, “Onun 28 Şubat ile bir ilgisi yoktur. O rutin bir olaydır. O tanklar NATO tatbikatı nedeniyle Etimesgut’a çalışmaya gidiyordu. Ancak tanklardan biri arızalanmıştı. O güne rastlaması tümüyle tesadüftür. Ama o zaman birileri bunu öyle yorumladı, birileri de buna sahip çıktı” dedi. Karadayı, Bir’in bu olay için kullandığı “Balans ayarı yaptık” sözü için, “Her yerde olduğu gibi bizde de boşboğazlar var”, Özkasnak’ın 28 Şubat için “Postmodern darbe” açıklaması için de, “Aptalca bir açıklama” değerlendirmesi yaptı. Karadayı, Batı Çalışma Grubu’na ilişkin sorulara karşılık da, böyle bir oluşum olmadığını, bu yönde bir talimatının da bulunmadığını söyledi. Karadayı, “Bilgim dışında böyle bir oluşuma gidilmesi de mümkün değil” dedi.

Altına yine imzamı atarım!

Karadayı, 28 Şubat’ın hukuk çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek, “Bu süreç bir darbe değildir, ne yapıldıysa hukuki çerçevede içinde yapılmıştır” diye konuştu. Bu sürecin MGK’nın başı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bilgisi dahilinde geliştiğini belirten Karadayı, “Ondan önce yaşanan olaylar bizi rahatsız etmiştir. Dönemin Başbakanı (Erbakan) ‘Kanlı mı kansız mı olacak’ demiştir. Hizbullah’ın terör eylemleri, Aczmendiler, laiklik karşıtı eylem ve uygulamalar vardı. TSK’ya yönelik ‘dinsiz’ diye yazılar yazılıyordu. Konu MGK’da ele alındı. 28 Şubat’ta oturduk konuştuk. 10.5 saat sürede 18 maddelik karar alındı. Cumhurbaşkanı tek tek maddeleri sordu ve hükümet de kabul etti. Bugün olsa bu kararların altına yine imzamı atarım” dedi.

Karadayı, geçmiş darbeler konuşulduğu sırada, “1960 darbesinde teğmendim. Adnan Menderes namuslu adamdı ama çok büyük yanlışlar yaptı. Mesela Türkiye’de Türkçe ezan çok güzel okunuyordu. Ben dinlerken tüylerim ürperiyordu, sonra Arapça okunmaya başlandı. Bence yanlış yapıldı, hâlâ da tasvip etmiyorum” ifadelerini kullandı.

Turan YILMAZ - 26 Haziran 2012 - Hürriyet Ankara

**************************************************************
Karadayı'nın bir ses kaydı daha!

Hoca’ya ‘ayrıl’ dedim ayrıldı, Demirel sözümden çıkmazdı!


Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın 4’üncü ses kaydı da internete düştü. Karadayı bu ses kaydında 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat askeri müdahalelerinde oynadığı rolden bahsediyor. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Onur Öymen ve Necmettin Erbakan hakkında çarpıcı iddialarda bulunuyor

Daha önce çeşitli aralıklarla 3 ayrı ses kaydı internete düşen eski Genelkurmay Başkanları’ndan Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın bir ses kaydı daha çıktı. Bu kayıtlara göre Karadayı, 27 Mayıs’tan önce ortalığı kan gölüne çevirenleri polislerin yakalayıp cezaevine gönderdiğini, kendilerinin ise arka kapıdan sokağa bıraktıklarını söylüyor, darbeleri nasıl oluşturduklarını da anlatıyor. İşte kayıttan çarpıcı bölümler:

27 MAYIS DARBESİ!

Kamyon kamyon bize adam gelirdi!

Ben 27 Mayıs’a iştirak ettim fiilen. Davutpaşa’daydım, bana hemen ertesi gün görev verdiler. Davutpaşa’daki işleri bitirdik, o Zeki Şahin, Bümin Yamanoğlu, Kemal Binatlı bunlar merkez komutanı... Onları aldık. Davutpaşa’ya bir sürü insanlar alındı. Onları oradan Yassıada’ya gönderdik. Şimdi bir de üniversiteler faaliyete geçerdi. O zaman üniversitelerde muazzam bir kaynama vardı. Hükümete karşıydılar. Polis, onlardan yakalarlardı. Kamyon kamyon bize adam gönderirlerdi. Davutpaşa’yı hapishane zannediyorlardı herifler. Biz çocuklarla akşam otururduk, top oynardık, yemekler yedirirdik, akşam arka kapıdan gönderirdik. Davutpaşa’da iş bittikten sonra irtibat bürosuna aldılar, irtibat bürosunda Yassıada ile irtibatlıyız. Gittim geldim devamlı. İşte o davalara falan girerdim.

12 EYLÜL DARBESİ!

Ben sicili bozuk bir adamım, sabıkam çok!

12 Eylül’de de vardım, planlama grubundaydım, sabıkamız fazla. Mamak Tugay Komutanı’ydım. Ankara’daki operasyonu yapan adamdım. İhtilal hazırlanırken, biliyordum ben. Çünkü tayin daire başkanıydım. Nurettin Ersin biliyordu, Mehmet Paşa biliyordu kara kuvvetleri kurmay başkanı, Kenan Evren biliyordu tayinleri, bir de ben. Ben zaten 2 ay evvel çocukları gönderdim Antalya’ya. Allah rahmet eylesin Eşref Bitlis Bolu’daydı, oradan da 2 tabur getirdik, o da bana misafir oldu. Komando taburu getirdi. Sabıkalı adamız, sicili bozuk bir adamım.

28 ŞUBAT DARBESİ!

Hoca’nın mutlaka gitmesi lazımdı!

Hocayı (Erbakan’ı), Demirel ile konuştum. “Mutlaka gitmesi lazım, biliyorsunuz dev gazeteler verdi nizamiyeden döndük” dedim.. Nizamiyeden döndük lafı enteresandır yani, bu demektir ki bir halt olmasaydı biz... Ne dersem onu yaparlardı. Hoca’ya “Ayrıl” dedim ayrıldı. Daha ne olsun? Bunu cumhurbaşkanı dahil herkes kabul etti. Biz partiyi kapattık yav. Valla aynı kafadan gidiyorlar, kafaların değişmesi lazım.

Öymen bizim adamımızdı!

Onur Öymen gelecek bana, bakalım, buluşacağız. Telefon etti Ankara’dan, görüşmemiz lazım dedi. Peki dedim. Görüşeceğiz konuşacağız. Dürüst, kafası çalışır. Ben genelkurmay başkanıyken o dışişleri bakanı müsteşarıydı. Devamlı birlikte çalışırdık. Son derece o karargahta, bizim gizli karargahta bizim 2. Başkan ordaydı. Gider gelirlerdi. İrtibat sağlardık ve birbirimizden haberimiz olmadan hiçbir siyasi şeylik yapmaz. O zaman çok iyi işledi işler.

Yılmaz’a altın tepside iktidar teslim ettik!

28 Şubat’tan sonra Bodrum’a gitmiştim. Hatta gazeteler yazdı, manşet attılar “Karadayı yoruldu da Bodrum’a gitti” falan diye. Şimdi orada Mesut Yılmaz ile bir araya geldik. Berna hanım, benim hanım, dördümüz oturduk. Mesut Bey’e dedim ki; “Mesut Bey, size altın tepside bir iktidar teslim ediyoruz. Altın tepside önünüze kondu. Bunu iyi değerlendirin.” Kimin yanında, eşinin yanında. “Biz sizin arkanızdayız, sizi sonuna kadar destekleyeceğiz, ama benim bazı taleplerim var, Bunlar 1: Siyasi partiler kanunu değiştireceksiniz, 2: Seçim kanunu mutlaka değişeceksiniz, 3: Sekiz yıllık eğitimi mutlaka sağlayacaksınız, 4: Milletvekilliği dokunulmazlığını kürsü dokunulmazlığına çevireceksiniz.” Ondan sonra 7-8 şey söyledim. Hepsini sırıtarak dinledi... Şimdi Yılmaz da kaypak.

VATAN’IN NOTU: 28 Şubat sürecinde Refah-Yol koalisyonunun Başbakanı Necmettin Erbakan’dı. Koalisyon protokolündeki zaman dolmadan gelen baskılar nedeniyle Erbakan görevi bıraktı. Aslında temayüle göre koalisyonun diğer ortağı DYP’nin genel başkanı Çiller’in başbakan olması bekleniyordu. Ama dönemin cumhurbaşkanı Demirel, hükümeti kurma görevini muhalefetteki ANAP’a verdi. Mesut Yılmaz başbakan oldu.

Çiller beni görevden almaya kalktı!

Beni emekliye ayırmaya kalktılar, 28 Şubat olmadan önce, bunların bende belgeleri var. Bir pazar günü köşkün nizamiyesine sivil bir adam gelmiş, benim emir subayım Ahmet’e, “Ben komutanı çok seviyorum, Tansu Hanım’ın yanında çalışıyorum, onun korumasıyım. Tansu Hanım’ın masasını karıştırırken, gözünden şöyle bir mektup buldum” demiş. Baktım okudum, şöyle yazıyor. “Genelkurmay başkanını emekliye ayıralım , kararname hazırlayalım, cumhurbaşkanına götürelim. Diyelim ki ‘Sen askerden yana mısın, sivilden yana mısın, demokrasiden yana mısın?” Onu zorlayalım imzalatalım cumhurbaşkanına çünkü genelkurmay başkanının tayini cumhurbaşkanı karar veriyor.”... Bunların hepsi gözdağı, ne yapabilirler, bir halt yapamazlar, yani bizim alternatiflerimiz var. Alternatifsiz bir iş yapmam...

Demirel ne dersem onu yapardı!

(...) Hemen gittim cumhurbaşkanına hepsini aynen anlattım, birinci sefer ne dediyse anlattım. Cumhurbaşkanı kalktı, “Ben deli miyim” dedi. “Bu adamların saçma saçma şeyiyle sizin emekliliğinizi nasıl onaylarım” falan dedi. Demirel cumhurbaşkanlığını fevkalade iyi yaptı, ilişkilerimiz de fevkalade iyiydi. Hatta bir gazeteye beyanat verdi, “Darbeyi Karadayı önledi” diye. Tabii çok iyi ilişkilerimiz vardı, ben ne dersem onu yapardı. Mesela Adana’ya gidecek efendim şu mesajı verirseniz iyi olur, kesinlikle, bir de bir birimizden hiçbir şeyi saklamazdık.

Sincan’da tanklar yürüdü!

REFAH Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın Başbakan, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller’in ise Dışişleri Bakanı olduğu bir dönemdir. Sincan’da düzenlenen Kudüs gecesinde Lübnan’daki Hizbullah liderlerinin posterlerinin asılması ve İran Büyükelçisi’nin de bu törene katılması üzerine tatbikattan dönen tanklar Sincan’dan geçirilmiştir. 28 Şubat 1997’de olağan olarak toplanan MGK’da askeri kanat, 8 yıllık zorunlu eğitim gibi bazı kararların hayata geçirilmesini istedi. Genelkurmay’ın Batı Çalışma Grubu’nu kurması üzerine bir darbe beklentisi oluştu. Sonrasında Başbakan Erbakan’ın; Tansu Çiller’e hükümeti teslim etmesi gerekirken dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, anayasada böyle bir şey olmadığını belirterek görevi Mesut Yılmaz’a vermiştir. Sonuçta sessiz bir darbe gerçekleştirildi. Ayrıca bu olay, ’postmodern darbe’kavramıyla tanışmamıza da neden oldu.

VATAN - 28 Şubat 2009

**************************************************
Karadayı'nın 5. ses kaydı da çıktı!

Eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya ait yeni bir ses kaydı internete düştü!

Karadayı yine cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili girişimlerini anlatıyor. Eski komutan ayrıca hükümete müdahale ve sonrası için alternatifleri kendine göre sıralıyor.

Ses kaydının tam metni :

Halk cahil, cumhurbaşkanını halkın seçmesi kadar tehlikeli bir şey yok Geçen üst düzey çok üst düzey bir komutanla konuştum, o da diyor ki yani hedefleri belli kesinle yani tereddüt etmenin âlemi yok.

Bunların hedefleri kesin diyor. Bunun dışında başka bir şey düşünmemek lazım. Yani efendim demokrasi, insan hakları, özgürlük bunların hepsi bahane. Fevkalade tehlikeli.. Şey cumhurbaşkanını şey seçmesi. Böyle bir şey kısa zamanda olmaz, ondan sonra bir de Türk şeyin halkın seçmesi, kadar tehlikeli bir şey yok çünkü Türkiye Fransa, İsviçre değil halk cahil.

ASKER MÜDAHALE ETMELİ, BİLDİRİ METNİ HAZIR!

Daha 25-30 sene askerin himayesinde gitmesi lazım demokrasinin, Türkiye'nin.. Hemen Onur Bey'e söyledim gerekirse yargıya mı müracaat edecekler böyle şey olur mu? Bülent Tanla bana bildiri metnini okudu. Asker müdahale etmesi lazım bugün sabah geldi yaa şeyy Bülent Tanla, orduevinde oturduk biraz 1 saat 1,5 saat kadar bugün yarın şey yayınlayacak, bildiri yayınlayacak, şeyini falan okudu metnini şimdi şeye gidiyor, ne yapın edin asker katılsın istemiyorum ama şu var hatta ben söyledim. Çünkü öyle bir haber aldım. Bende söylemiştim bunların istemediği bir şeye hayır hayır derseniz adam balkondan düşüyor tek eliyle tutunmuş kurtarması yok eğer buna yardım etmezsen bu adamı çıkartmazsan hain olursun vatan haini olursun, adam tek ülke bu vaziyete gelirse asker müdahale etmesi lazım.

Tabii bunlar gene böyle şeyler yaparlarsa asker bugün dur der. Demesi lazım yavv. Biz nasıl dedik adamlara. O bakımdan şimdi diğer partilerde kamuoyunda bir şey var. Halk Partisi daha ağırlık basacak falan diye, iki parti birleşmiş, ama bunun içinde çok uğraştım. İki parti birleşmiş, halk partisi yalnız son aldıkları o bir iki tane şey bir iki tane adam almışlar İsmail Amasyalı bilmem ne falan olmaz bunlar.

CHP BAŞKANLIĞINDA KOALİSYON!

Bu seçimleri 4 parti girer benim hedefim, şey 4 parti girer bunların benim istediğim, Cumhuriyet Halk Partisi'nin başkanlığında bir koalisyon. O takdirde şartlar çok değişir.

Ilımlı aday Vecdi Gönül projesi tuzak!

3-4 ay evvel Onur Öymen'e yazdım, bu seçimde hükümetin tarafı başarılı olursa, ikinci seçimde büyük avantaj sağlar anlatabildim mi? İkincisi bu AKP'den birisi olursa Vecdi Gönül olabilir, olursa AKP iktidarı devam eder, tek parti iktidarı, otokrasi devam eder. Tek parti iktidarı, o mahsurlu tabi.. Mesela ben sanmıyorum ki bu adamın Sayın Sezer'in reddettiği bazı yasalara hayır diyeceğini sanmıyorum.

HİKMET ÇETİN'E CANIM SIKILDI!

Hikmet Çetin alternatif cumhurbaşkanı adayı dün Hikmet Çetin'le konuştum. Dün gazetede bir şey okudum, Hikmet abi etrafında yeni bir parti diyor. Çok canım sıkıldı. Akşam aradım dedim ya hikmet bey bu ne anlama geliyor. Hakikaten doğru mu dedim efendim çok zorlanıyorum diyor valla ben size bir şey söyleyeyim dedim ben sizin dostluğunuzu gördüm. Ondan sonra büyük itibarınız var bir bu değerli şeyiniz hatta size dedim ben ilk defa söylemiştim. Benim cumhurbaşkanı adayım sensin diye söylemiştim. İki sene evvel. Ondan sonra bu dedim şeyi bırakın hangi parti sonradan adam oldu. Girersiniz yüzde bir ondan sonra sıradan bir lider olursunuz. Lider bile olamazsınız. Bu dedim çok önemli. Valla ben de öyle düşünüyorum dedi yarım saat 45 dakka konuştuk. O zaman senden ricam şeyle konuş Erkan Mumcu ile konuş ondan sonra bana geldiler ne yapalım dediler.

NUR SERTER MİLLİ EĞİTİM BAKANI!

Nur Serter Milli Eğitimi a'dan z'ye değiştirecek. İlk iş şeyi halletmek lazım Milli Eğitimi hemen düzeltmek lazım, milli eğitimi a dan z ye kadar düzeltmek lazım. İnşallah bu Nur Serter kazanır da, Nur Serter bizim Encümen-i Danişte, onu da sonradan aldık biz kazanır da Milli Eğitim Bakanı olur, üniversitede rektör yardımcısı.


İstanbul Haber - 23 Mart 2009

Kaynak :
http://www.gazetevatanemek.com/index.php/haberler/item/5767-karadayi-balans-ayari-bosbogazlik-postmodern-darbe-aptalca.html

Son Yazılar

Cloudy

15°C

Istanbul