bahriye_ucok2_225

Bir aydınlanma savaşçısı : Bahriye ÜÇOK!

Yaklaşık 22 yıl önce, bir bombalı saldırı sonucu kaybettik Bahriye Üçok’u. Gericiliğe, irticaya, gladyoya verdiğimiz nice şehitten yalnızca biriydi.

Bahriye Üçok denilince, doğrudan aklımızda belli başlı kelimeler dolanmaya başlar: “Aydınlanma, laiklik, çağdaşlık, hoşgörü…”

Bahriye Üçok, Türkiye’nin ilk kadın ilahiyat profesörüdür. Bahriye Üçok, İslam’ı yorumlarlarken yalnızca kalıplarla yetinmedi, kalıpların dışına çıktı. İslam’ı Kur’an-ı Kerim aslına bağlı kalmakla beraber çağdaş, gerçekçi ve hoşgörüyle yorumladı. Üçok, Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilmesi de, onu dönemindeki diğer ilahiyatçılardan ayıran en önemli noktalardan biridir.

Bahriye Üçok yazılarında ve katılmış olduğu panellerde sık sık laiklik ve kadın haklarının üzerinde durmuş, irtica tehlikesine sürekli dikkat çekmiş ve gericiliğe karşı Turan Dursun ve diğer aydınlarımız gibi göğsünü siper etmiştir. Laiklik savunuculuğunun yılmaz bekçisi olmuş ve yaşadığı süre boyuncu “laikliğin savunucusu ilahiyatçı” olarak tanınmıştır.

Bahriye Üçok, aydınlanmanın savunucu pek çok aydınımızla aynı bedeli ödemiştir. Üçok, laikliği ve aydınlanmayı savunduğu için yıllarca tehdit almış, fakat bu tehditlere kulak asmadan mücadelesine devam etmişti. Gladyo nasıl Uğur Mumcu’yu, Turan Dursun’u ve diğer aydınlarımızı katlettiyse, bundan 22 yıl önce de Bahriye Üçok’u evine bombalı bir kargo paketi yollayarak katletmiştir.

Bugün Türkiye’de iktidar koltuğuna oturan gladyo, Büyük Ortadoğu Projesi içinde Türkiye’yi bir ılımlı islam devletine doğru sürüklüyor. Tayyip-Gül iktidarı, 4+4+4 ile, çıkardığı yasalar ile laikliği tasfiye ediyor. Cumhuriyet’in temel yapı taşlarından biri olan laiklik ve aydınlanma, bugün anayasadan çıkartılıyor. Türkiye’de özgür yurttaşlar yerini tarikatlara, cemaatlere, dini ve etnik kimliklere bırakıyor. Özgürlük alanı mafyaya, gladyoya, tarikatlara açılıyor.

Bugün Turan Dursun’un ve Bahriye Üçok’un değerini her zamankinden çok anlıyoruz, kavrıyoruz. Bugün Cumhuriyet devriminin yeniden Turan Dursun’lara, Bahriye Üçok’lara ihtiyacı vardır.

Son olarak sözü Soner Yalçın’ın kitabı Samizdat’ta katledilen ve bugün hapse atılan aydınlarımız için yazdıklarına bırakalım:

“İbn Fadlan, Seyahatname’sinde İdil Bulgar’larını anlatırken güzel bir anektod yazar. Türk kavmi Bulgarlar, zekası ve bilgisiyle dikkat çeken birini, “bu adam tanrıya hizmet etmeye layık” diyerek, boynuna bir ip geçirip ağaca asıyor ve çürüyene kadar ağacın üstünde bırakıyorlardı. Yeniliğe karşı bir önlemdi aslında!

Bugün Türkiye’de niye hep ölü aydın sevilir; Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Sabahattin Ali, Deniz Gezmiş, Musa Anter, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Hrant Dink vs…

Dirisini cezaevine sokuyor, nefret ediyor. Ölüye özgürlük var sadece bu ülkede. Ne karmaşık bir düğüm.”
(s.219)

Nadir TEMELOĞLU - 07 Ekim 2012
http://www.tgb.gen.tr/

*******************************************

Bahriye Üçok (1919 Trabzon - 6 Ekim 1990 Ankara)

“Kuranda örtünme zorunlu değildir” diyen bir ilahiyatçı hocanın, gericiliğe ve yobazlığa karşı bilimsel yollarla savaş vermiş, kitapları, yazıları, konferansları ve bildirileri ile bilimsel aklı savunan, Bahriye Üçok’un katledildiği ülkede, dini özgürlüklerden bahsederken birçok kez düşünmek gerekmiyor mu?

Doç. Dr. Bahriye Üçok: Yaşamı ve yaptıklarıyla yobazları hain tuzaklar kurmaya itecek kadar korkutan, örnek bir yurttaştı. Unutmayınız, hatırlayınız!

Bahriye Üçok niçin öldürüldü sorusunun cevabını, Uğur Mumcu 9 Ekim 1990 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yazısında veriyordu: “ Bahriye Üçok niçin öldürüldü? Bu sorunun yanıtı bellidir. Üniversite ve yüksekokullarda kız öğrencilerin başörtü takmalarının İslam dini ile ilgisinin bulunmadığını, türban ve başörtünün birtakım tarikatların bayrağı gibi kullanıldığını kanıtladığı için. ”

“Kuranda örtünme zorunlu değildir” dediği için öldürülen Bahriye Üçok kimdir ?

Bahriye Üçok, 1919′da Trabzon’da doğdu.

Yüksek öğrenimini Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Ortacağ Türk-İslam Tarihi Bölümü’nde tamamladı. Aynı zamanda Devlet Konservatuarı Opera bölümüne de devam etti ve bitirdi.1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne ilk bayan Öğretim Üyesi olarak girmiştir.

1964 yılında “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” adlı teziyle doçentliğe yükselen Bahriye Üçok, Kur-an’ı Kerim’e bağlı kalarak İslam Dinini çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Bu nedenle 1960′lı yıllardan itibaren tehditler almağa başladı.

1971′de Cumhuriyet Senatosu’na kontenjan senatörü olarak atandı. Altı yıl süre ile bu görevde çalıştı. 1977’de CHP’ye katıldı. 1983 yılında Halkçı Parti’nin kurucu üyesi oldu ve 1983 seçimlerinde bu partiden Ordu Milletvekili seçildi. 1986′dan itibaren SHP üyesi oldu. 1990 Eylül’ünde bu partinin parti meclisi üyesi seçildi.Yaşamı boyunca laik Türkiye Cumhuriyeti’nin savunucusu oldu.

1989 da televizyonda yapılan bir açık oturumda, “İslamda Örtünmenin Zorunlu Olmadığını” açıklamasından sonra, gericilerin, şeriatçıların yoğun tehditlerini almaya başladı. Yılmadı, açıklamalara her fırsatta devam etti. Bilindiği gibi 6 Ekim 1990 günü evine gönderilen kitap paketini kapısının önünde açmaya çalışırken içine yerleştirilen bombanın patlamasıyla yaşamını yitirdi.

İslamdan Dönenler ve Yalancı Peygamberler, İslam Devletinde Kadın Hükümdarlar, İslam Tarihi, Emeviler-Abbasiler ve Atatürk’ün İzinde Bir Arpa Boyu adlı yapıtları bulunan Üçok, birçok makale ve araştırma yazısı kaleme aldı. Aly Mazahéri’nin “Ortaçağ‘da Müslümanların Günlük Yaşayışları“ adlı ilginç yapıtını da Türkçe’ye kazandırdı.

7 Ekim 1990 Pazar günü, Cumhuriyet Gazetesi’nin haberi şöyleydi:

“Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun’dan sonra türbana karşı tavrı ve laikliği savunmasıyla tanınan SHP Parti Meclisi Üyesi Bahriye Üçok da suikast sonucu öldürüldü.

İstanbul’dan Ankara Çankaya’daki evine özel bir kargo şirketiyle yollanan kitap paketini açan Üçok, içindeki bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı. İki kolu ve bir bacağı kopan Üçok kaldırıldığı hastanede ameliyata alınamadan öldü.

Bu alçakca cinayeti “İslami Hareket” üstlendi.

Cumhuriyet Gazetesini telefonla arayarak İslami Hareket Örgütü adına konuştuğunu bildiren bir kişi Üçok’u “tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden” cezalandırdıklarını söyledi.

Aynı kişi “İslama sınır koyanları idam etmeyi borç bildiklerini” belirtti.

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul