cephane_bilinmeyen_bir_nedenle_patladi225

Cephane 'bilinen' nedenlerle patlamış!

Askerliğini 13. Mühimmat Bölük Komutanlığı'nda 321. Kısa Dönem Çavuş olarak yapan bir okurun, patlamanın nedenlerine ilişkin gönderdiği açıklamayı aynen yayımlıyorum. Cephane bilinen nedenlerle patlamış.


Bir dizi ihmaller silsileri olan bu vahim olayın, sabotaj gibi spekülatif bir olay olmadığını, aksine tamamen Genelkurmay Başkanlığı'nın ordumuz içindeki sorumsuzluğu, denetimsizliği, disiplinsizliği ve başıbozukluğu olduğunu belirtmek isterim. Neden bu kadar ağır ifadeler kullanıyorum? Çünkü, Genelkurmay'daki bu yönetim zafiyeti bir ulusal tehdit boyutuna ulaştığı kadar, ordumuz için ciddi güvenlik ve savunma açıkları yaratmakta, akıl almaz ihmallerle canlarımız gitmektedir! Bu haberler için rütbeli askerlerin yaptığı yorumlar kanımı dondurmuştur! Bu sebeple kızgınım, ama amacım ordumuzu yıpratmak olmadığı için doğrudan bu işin sorumlusu olan Genelkurmay Başkanlığı'nı hedef alıyorum!

Askerliğimi patlamanın olduğu benzer bir bölükte, 13. Mühimmat Bölük Komutanlığı, 321 kısa dönem çavuş olarak yaptım.

Mühimmat depoları İGNO olarak adlandırılan NATO tipi depolardır. Bir kısmı toprağın altında, bir kısmı toprağın dışında kalacak şekilde, mühimmatların içeride uygun sıcaklık ve benzeri koşullarda saklanması için yapılmış teknolojik açıdan özel depolardır. Bu depolar içinde el bombasından tutun, havan topları, mayınlar ve ordu için gerekli her türlü mühimmat bulunmaktadır. Süresi geçmiş yada uluslararası anlaşmalarca yasaklanmış mühimmatlar da bu depolarda stoklanır. Bu mühimmatlar sandıkların içinde demonte bir şekilde dursalar da patlama olasılıkları çok yüksek hassas patlayıcılardır. Ordumuzun bu hayati kaynaklarını oluşturan mühimmatların taşıma ve lojistik sevkiyatlarından, depolarda stoklanmasına kadar geçen süreç çok dikkatli yapılmalıdır. Bu süreç, konusunda uzmanlaşmış askeri personel ve endüstriyel taşıma robotlarıyla çok dikkatli biçimde yapılmalıdır. Bir diğer tehlike de depoların bulunduğu arazilerde çıkan yangınlardır!

Peki böyle midir?

321. kısa dönem acemi erler, uzun dönemler ve bizden önceki dönemlerlerle birlikte bu hassas mühimmatları kamyonlardan indirdik, depolara stokladık. Hemde hiçbir güvenlik tedbiri olmadan! Bizden bir öndeki dönemde bir subay elinde mayın tapası patlayarak ağır yaralanmıştı. Biz bu bilgiyi depolara sevkiyat ve istif yaparken öğrendik ve hepimiz çok tedirgin olduk.

Askerlik yaptığım dönemde Suriye sınırına döşenen mayınların temizlenmesi gündemdeydi. Mayınlı arazinin temizlenmesi işini TSK üstlenmişti. Sınırdan çıkarılan anti personel ve anti tank mayınları imha edilmek üzere bölüğümüze gönderiliyordu. Bazen bu sevkiyatlar ve mühimmat sayımları gece geç saatlere kalabiliyordu. Bu mayınlar uluslarası kanunlarda bile yasaklanmış çok tehlikeli patlayıcılardır. Mühimmatlar çok güvenliksiz bir şekilde bölüğe sevkediliyordu. Eski mühimmat sandıkları o kadar eskiydi ve çürümüştüki, sandıkları taşırken tahtalar kırılıyor ve bu mühimmatlar patır kütür ayaklarımızın dibine düşüyordu. Çürümüş sandıkların talaşları yüzünden acemilik dönemimde akciğerlerim iltahaplanmıştı ve bu sebeple bronşit olmuştum. Depolara istifleme yaparken içi mühimmat dolu sandıklar birkaç metre yükseklikten düşüyordu. Bunların patlamaması gerçekten bir mucize. Özellikle içi el bombası dolu olanlara çok dikkat ediyorduk. Eğer bunlar düşerse el bombalarının mandalları düşmenin etkisiyle yerinden fırlayabilir ve patlayabilirdi. Depolara yakın kulübelerde nöbetçi askerlerin sigara izmaritleri yüzünden defalarca yangın çıkardı. Bir seferinde bu yangınlardan biri mühimmat depolarına sıçramadan neyseki kontrol altına almayı başardık. Mühimmatları imha etmek içinse, daha önceden orduya memur olarak alınan uzman çavuşlara derme çatma bir eğitim verilmiş. İmha etme işinden onlar sorumluydu. Akıl almaz bir imha şekli. Bütün bu işlemlerde can güvenliği neredeyse hiç yok ve en ilkel yöntemlerle yapılıyor! Mühimmatların sevkiyatını yapan kamyon şöförleri berbat!

Şimdi haklı olarak soruyorum!

Ordu için bu kadar hayati ve stratejik öneme sahip mühimmat bölükleri nasıl oluyorda bu kadar denetimsiz olabiliyor?

Mühimmat lojistiği, stoklamasında ve imhasında hiçbir teknolojik yöntem ve araç edevat kullanılmazken Genelkurmay Başkanlığı bu işi yapmak için aldığı milyon dolarları nereye harcadı merak ediyorum? Haberlerde diyorki mayın temizleme araçlarına 100 milyon doların üstünde para vermişiz! Bir tane savaş uçağı 15 milyon dolarken, mayın temizleme aracı nasıl 100 milyon dolar üstünde oluyor? Mayınların sevk, idare, stoklama ve imhasında hiçbir teknolojik alet ve edevat kullanılmazken Genelkurmay Başkanlığı milyon dolarları nereye harcıyor? Bunları soruyorum! Bu olay bizim bölükteki gibi küçük bir olay olsaydı ve medyaya yansımasaydı bunlara eğitim zaiyatı denilip geçiştirilecek miydi? Bu orduda mehmetçiğin tavuk kadar değeri yok mu? Terörle mücadele döneminde daha ağır konuşmak istemiyorum, ama büyük bir yönetim zaafiyeti içinde olan Genelkurmay'ın terörle nasıl mücadele ettiğini düşünmek istemiyorum! Başımızdaki iktidar ülkeyi yönetmekten aciz, Genelkurmaysa orduyu yönetmekten aciz! Şehit kardeşlerime Allah'tan rahmet ve acılı ailelerine şifalar diliyorum. AKP'den nasıl hesap sorulacaksa, bu yönetim zaafiyetiyle ordumuzun kamburu olan bu Genelkurmay Başkanlığı'ndan umarım birileri hesap sorarlar!

Saygılarımla,

(adının yayımlanmasını istemiyor)

Baki Selamlar - 06 Eylül 2012

http://www.bakiselamlar.com/knb/

Son Yazılar

Rain

18°C

Istanbul