turkiyede_egitildik_itiraf_ettiler_aydinlik225

Şam’da MOSSAD Saldırısı!

Suriye’nin başkenti Şam’da dün sabah saatlerinde Ulusal Güvenlik Kurulu binasında önceden yerleştirilmiş bir bomba patlatıldı.

Olayda ölenler arasında Hıristiyan asıllı Savunma Bakanı Davud Raşa, yardımcısı Asaf Şevket ve Genelkurmay başkan yardımcısı Hasan Türkmani de bulunuyor

Şam yönetiminin en önemli ilk 5 ismi arasında sayılan Asaf Şevket, aynı zamanda Beşar Esad’ın kızkardeşiyle evliydi. Suriye Enformasyon Bakanı, saldırıyı “düşman istihbarat servislerinin ortak operasyonu” olarak niteledi ve “Suriye’nin bir kader savaşı verdiğini” söyledi

Suriye Ulusal Güvenlik Konseyi binasına düzenlenen bombalı saldırıda, Suriye Savunma Bakanı General Ahmed Davud Raşa ile yardımcısı General Asıf Şevket ve Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Hasan Türkmani hayatını kaybetti. İçişleri Bakanı Muhammed Şaar ile Ulusal Güvenlik Konseyi (UGK) Başkanı Hişam Bahtiyar yaralandı.

Bu arada, bazı kaynaklar Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın da patlamada hayatını kaybettiği iddiasını alttan alta yaymaya başladılar. Ancak Aydınlık’ın görüştüğü Şam ve Beyrut’taki üst düzey kaynaklar iddiayı kesin bir dille yalanladı. Lübnan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Başkanı Prof. Muhammed Nurettin, “Esad hiç bir zaman buradaki toplantıları katılmadı. Esad’ın katıldığı toplantılar, en yüksek güvenlik standartlarının uygulandığı Saray’da yapılır” dedi.

Devlet televizyonu duyurdu!

Bombalı saldırıda Raşa ile Şevket’in öldüğü Suriye devlet televizyonu tarafından da duyuruldu. Televizyonun göre, saldırıda öldüğü ileri sürülen Şaar ile Bahtiyar yaralı olarak hastaneye kaldırıldılar ve sağlık durumları iyi.

Suriye ve Lübnan Hizbullahı kaynaklarına göre, saldırı Ulusal Güvenlik Kurulu Binası’nın bodrum katına yerleştirilen yüzlerce kilogramlık patlayıcının patlatılmasıyla gerçekleştirildi. Saldırı, güvenlikle ilgili bakanların katılacağı toplantının hemen öncesinde yapıldı. Toplantıya Savunma Bakanı Raşa, İçişleri Bakanı Şaar, UGK Başkanı Bahtiyar, Savunma Bakan Yardımcısı Şevket, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Hasan Türkmani ve Muhammed Said Bahitan katılacaktı.

Toplantı henüz başlamadığı için, Savunma Bakanı Raşha ve yardımcısı Şevket dışındaki bakanlar ile üst düzey yöneticiler kurtuldu. Patlamada yaralanan General Türkmani, kaldırıldığı hastahanede kurtarılamayarak daha sonra hayatını kaybetti. Patlayıcının gücü nedeniyle binanın bazı iç duvarları ve katları yıkıldı.

İki örgüt üstlendi!

Saldırıyı Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) yanı sıra, Liva el İslam (İslamın Bayrağı) isimli bir örgüt üstlendi. Düzenleniş biçimi, saldırının sıkı korunan Ulusal Güvenlik Binası’na girebilecek kişi veya kişilerce gerçekleştirildiğini gösteriyor. ÖSO’nun başkanı Albay Riyad Esad, “olay intihar saldırısı değildir. Komutam altındaki silahlı bir grup tarafından gerçekleştirildi” dedi.

Suriye ve Hizbullah kaynakları, patlacının bodrum katına binanın güvenliğinden sorumlu olan görevliler arasından dış istihbarat örgütlerince satın alınmış kişi veya kişilerce konulduğunu belirtiyor. Bu kaynaklara göre, saldırının arkasında, ABD istihbarat örgütü CIA, İsrail istihbarat örgütü Mossad ile Fransa, İngiltere, Suudi Arabistan ve MİT tarafından oluşturulan bir konsorsiyum bulunuyor. Ancak bunların içinde Mossad’ın ismi öne çıkıyor. Reuters ajansı, saldırıyı gerçekleştiren kişinin Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın yardımcısının koruma görevlisi olduğunu öne sürdü.

Zuobi: Kader savaşı!

Suriye Enformasyon Bakanı Umran Zuobi, saldırıyı “düşman istihbarat servislerinin” ortak eylemi olarak değerlendirdi. Zuobi, olayı ABD ve İsrail’in Suriye’ye yönelik komplolarının son aşaması diye niteledi ve “Suriye’ye tek bir mermi bile gönderen herkesin bugünkü terör saldırısında sorumluluğu vardır” dedi.

Zuobi, saldırının ABD ve İsrail’in isteği doğrultusunda Suriye’ye diz çöktürmeyi amaçladığını, Suriye’nin “kader tayin edici bir savaş” verdiğini söyledi. Zuobi, “Evet, bu kader tayin edici bir savaştır. Ancak onlar bu milletin, bu ordunun ve bu ülkenin gücünü yanlış değerlendiriyorlar” diye konuştu.

Lübnanlı Stratejist Prof. Nurettin, Aydınlık’a değerlendirdi!

Prof. Nurettin: “Olay yönetimi çok sertleştirecek. Ya ezecek, ya devrilecek. Ara yol kalmadı.” Kaynaklar, siyasi bir bölünmeden çok altlardak bazı isimlerin “satın alınmış olduğuna” dikkat çekiyor

‘Olağanüstü operasyonlar geliyor!’


Şam’daki patlamanın teknik ayrıntıları yandaki satırlarda özetlendi. Peki, ne anlama geliyor bu? “Şam saldırısı”, Suriye’deki gelişmeleri bundan sonra nasıl etkiler?

Prof. Muhammad Nurettin’le konuştuk. Bilenler bilir, Ortadoğu sorunlarında ağırlıklı bir isim Prof. Nurettin. Özellikle Türkiye’deki İslamcı çevrelerin tanıdığı ve saydığı biri. Lübnan Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Müdürü. Görüşleri Lübnan Hizbullah’ı ile aynı yönde kabul edilir. Aynı zamanda Türkiye uzmanı. Türkiye’deki Ortadoğu konulu toplantıların kıdemli katılımcısı Prof. Nurettin, Türk Dışileri Bakanlığı’nın da yer aldığı Ortadoğu konulu bir toplantı için bir ay kadar önce Trabzon’daydı.

“Suriye krizinde dönüm noktası” diye girdi konuya, “bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak”.

Niye?

“Suriye’deki çatışmalar artık bir ölüm-kalım meselesine döndü. Yönetim, olağanüstü sert karşılık verecek.”

Bugüne kadar nazik miydi?

“Esad yönetimi, operasyonlarda hep frenli hareket etti. BM gözlemcileri tekrar Suriye’ye geldiğinde, muhalif milislerin Hama, Humus gibi kentlere tekrar dönmesine fazla tepki

göstermedi. Oysa muhalifler Mart ayında bu kentlerden çıkarılmıştı. Şimdi tekrar yerleştiler.”

“Olağanüstü sert”liği nasıl anlamalıyız?

“Olağanüstü, olağanüstü demektir. Şuradan buradan tepki gelecekmiş, hiç dikkate alınmayacak. Silahlı gruplar en sert operasyonlarla temizlenecek, dağıtılacak. Aksi takdirde zaaf gösterilmiş olur. Zaaf gösteren de kaybeder. Buna fırsat verilmeyecek.”

Saldırının muhalefet için anlamını soruyorum.

“Hiç şüphesiz” diyor “ “15 Mart 2011’den beri muhalefettin kaydettiği en büyük askeri başarı bu”.

Hedefin özel bir anlamı var mı?

“Dış destekli muhalefeti bastırmada Suriye ordusu Esad’ın elidir, koludur. Savunma Bakanı ve yardımcısı hedef seçilerek Esad’ın eli kırılmak istendi.”

Prof. Nurettin’e göre, Savunma Bakanı da yardımcısı da, rejimin en önemli isimleri arasında. Hatta ilk 5’te. “Savunma Bakanı’nın Hıristiyan asıllı olmasının ‘önem’ açısından özel bir anlamı yok. Sadece, muhalefete karşı operasyonların Savunma Bakanlığınca yürütüldüğünü dikkate alın”.

Ancak, Asaf Şevket için verdiği bilgi önemli. Şevket, Esad’ın kızkardeşiyle evliymiş. Ona göre, Şevket rejim için, kardeş Mahir Esad kadar kilit konumdaydı.

Saldırı Esad yönetiminde bir sarsılma, gerileme yaratabilir mi?

“Tam ters bir etki yaratacağını düşünüyorum. Rejimi çok sertleştirecek. Tereddüt, rejimi tehlikeye sokar. Rejim ya ezecek, ya devrilecek. Ara yol kalmadı.”

Saldırı Ulusal Güvenlik Kurulu binasında yapılabildi. Esad yönetiminin üst düzey isimleri arasında siyasi bir bölünme mi var?

Prof. Nurettin, siyasi bölünmeya faktörüne fazla ihtimal vermedi, alt kademedeki bazı isimlerin “satın alınmış olabileceğine” dikkat çekti.

Şam Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Mehmet Yuva da aynı görüşte.

Muhalefetin dışarıdan hem para ve silah, hem de milis yardımı aldığı biliniyor. Rusya, İran, Irak ve Hizbullah.. Acaba bunlar da Esad yönetimine destek için “silah artı asker” yollayabilir mi?

“Bugüne kadar Suriye’nin bunlara ihtiyacı olmadı. Hele beşeri (asker-milis) yardım gerekmedi. Ama bundan sonrasını konuşmak zor. Açıkça olmasa bile, beşeri yardım da gündeme gelebilir. Ama olayların seyrine bakmak lazım.”

Yazı biterken, Şam’dan bir “son dakika” geldi. Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Hasan Türkmani de hayatını kaybedenler arasında. Türkmani, soyadından anlaşılacağı gibi Türk asıllı bir Suriyeli general. Rejimin çok güvendiği isimler arasındaydı. Suriye’de olaylar

başlatılınca Esad tarafından Türkiye’de görüşmeler yapmak üzere geldiğini de hatırlatalım. Ama asıl, Esad yönetimine muhalif Suriyeli bir Türkmen liderinin Türkmani hakkında anlattıklarını özetleyeyim:

“Türkmani aslını inkar etmez. Evinde Türkçe konuşulur. Karısı Çerkez asıllıdır. Ancak onlar da kendilerini Türk kabul eder. Vaktiyle Hasan Türkmani, kayınpederine para veriyor, ‘Baba, istersen hacca git’ diyor. Kayınpederi parayı kabul ediyor, ancak ‘Ben en iyisi Ankara’da Gazi’yi (Atatürk) ziyaret edeyim’ diye asıl dileğini söylüyor.”

Dikkatinizi çekti mi, küçük bir azınlığın yönetimi olmakla suçlanan Şam yönetimi bir Hıristiyanı Savunma Bakanı, bir Sünniyi yardımcısı, bir Türkü de Genelkurmay Başkan Yardımcısı koltuğuna oturtuyor. Bu elbiseyi AKP’ye giydirebilir misiniz?

Aydınlık - 19 Temmuz 2012


************************************************************************

mossad_saldirisi_suriye_sam3_225

‘Teröristler Türkiye’de eğitildiğini itiraf etti!’

‘Yeni yakalananlar var. İtiraf ettiler. Orası eğitim yerleri. MOSSAD sınırda ve Irak Kürdistan’ında, bunu biliyoruz’

Suriye’deki saldırının ardından Şam tarafı ilk kez konuştu. Ulusal Kanal’ın sorularını yanıtlayan Suriye Enformasyon Genel Müdürü Halef Mufta, şunları söyledi: “Saldırıdan bir süre önce yakalanan 16 terörist, Türkiye ve Kuzey Irak’ta eğitildiklerini itiraf etti.” İşte, Halef Mufta’nın verdiği yanıtlar:

- Suriye’de çatışma var mı?

Mufta: Yok, Bu bir psikolojik ve emperyalist savaştır. Suriye halkı bunun iç savaş olmadığından emin. Bu savaşta devletiyle, ordusuyla, tüm kurumlarıyla aynı kararlılıkta ortak hareket ediyor.

-  Esma Esad kaçtı mı?

Mufta: Hayır. Bunlar büyük yalanlar. Esma Esad bugün yapılan büyük bir toplantıya çocuklarıyla birlikte katıldı. Hem bir anne olarak hem de Cumhurbaşkanı eşi olarak üstüne düşen görevi yerine getirmek için meydanlarda halkıyla içiçeydi. Esma Esad’ın zaten oldukça yoğun sosyal yardım programları var. Hiçbiri de aksamadı.

Aydınlık - 20 Temmuz 2012

Son Yazılar

Mostly cloudy

19°C

Istanbul