dere_yatagina_toki_konutu_yapilirsa225

Samsun-Canik'te Gökten AKP yağdı…

AKP’nin muhaliflere yönelik; “Gökten taş yağsa AKP’den bilecekler” söylemini yaygınlaştırması, Samsun’da farklı bir görünüm yarattı. Henüz daha taş yağmamıştı, ama yağmur yağmıştı…

Selden geriye Erdoğan’ın el verdiği, üstte “Başarı ekip işidir”, sağ altta ise “Canik yaşam projesi” yazan bir fotoğraf kalmıştı.

AKP’nin yaşam projesi 10 canı ölüme yolculamıştı ancak başbakanının omuzlarını geriye atarak, gözleriyle aşağıya tepeden baktığı fotoğrafının olduğu reklam tabelası tüm heybetiyle ayaktaydı. Çünkü tabela, ölüm evlerinden daha yüksekte duruyordu. Sel görkemli tabelanın altından, 10 canın üstünden geçmişti.

Sele biri 10 diğeri 15 yaşında her biri vazgeçilmez cihan parçası iki evlat kurban veren Selma Baş için, hayatının geri kalan acılı döneminde AKP’nin yaşam projesi neyi yaşatır acaba? Selma ananın “Sadece beni beklediklerini düşündüm. Gidemedim. Yetişemedim. Gücüm yetmedi” çığlığındaki çaresizliğe, TOKİ’nin sıcak bir yuva kurması olası kalmadı.

AKP esiyor, yağıyor, gürlüyor. Ölüm olup, 10 canı toprağa gömüyor. Felaketler karnesine 10 üzerinden 10 puan daha katıyordu, 10 tane yıldız daha Samsun’da gecenin kör karanlığına kayar iken…

AKP ölüm olarak yukarıdan sadece yağmurla gelmiyordu. Uludere’de gökyüzünden bombayla gelmiş ve 34 yıldız kaymıştı Kürt semalarından mayınlı tarla bitişiğine. O zaman yaşamını yitirenler için ilgili ve yetkili Bakan “Onların orada olması yanlıştı” demişti. Bir adım ötesi “34 kişi kafalarını düşen bombaların altına soktular.

Bombaların patlamasına sebebiyet vererek, devleti de zarara uğrattılar” olabilirdi. Ankara’da metro inşaatında çukura yollanan vatandaşın ardından Bakan, çukurun üzerinden “Çalışmalar esnasında bu benzeri olaylar olabilir” der. Ölüm zamanın hangi dehlizinde bu denli sıradanlaşmıştı bilinmez.

Esenyurt’ta AVM şantiye çadırında yanarak ölen 11 işçi için de hazretlerinin çok çalışan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik “Kader mi, kader” demişti. Yoksula biçtikleri kader sadece dışarıda yakmıyor, mahpusta da tutuşturuyor geceleri…

Şanlıurfa’da yanan 13 cesedin henüz üzerinden dumanların isi kalkmamışken çok adil Adalet Bakanı da “Geçiş dönemin sorunları bunlar” demişti. Öyle ya, geçiş dönemi kurban ister.

23 Ekim 2011 güzünde, yerin altından vurdu bu defa Van’da AKP. Hacıların müteahhiti olduğu, AKP’den ödüllü binalardı yoksulun üstüne çöken. Yetmedi, kentlerde yanarak ya da donarak ölüm reva görüldü vatandaşa.

İdris Naim’in, yanarak ve donarak yaşamını yitirenlerin olduğu çadır kentleri ziyaretinde Vanlılara “Koskoca sarayda yaşıyorsunuz. Bize hiç gel dediğiniz yok” diyerek sitemde bulunuşunu depremzedeler asla unutmayacaklardır.

Zonguldak’ta yerin yüzlerce metre altında ölen maden işçileri için de dönemin Çalışma Bakanı Ömer Dinçer “Güzel öldüler” demişti. AKP ve kurmaylığı emekçilere ölümü bir kez daha yakıştırmıştı.

AKP’nin felaket karnesi oldukça dolu. Bu meyanda hiç boşu yok beyzadelerin. Samsun’daki uğursuz projenin adı “Yıldız gibi parlayan proje” imiş. AKP’nin Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın “En önemli kentsel dönüşüm projelerimizden” diyerek yere göğe sığdıramadığı TOKİ uygulamasının sonucu vatandaşa ölüm olarak geri döndü.

Onların projeleri ve yıldızları parlarken; vatandaşın yıldızı kayıyor, hayatı sönüyor. Sel sonrası eski TOKİ Başkanı, şimdinin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar “Yer seçiminde ve yapılaşmada problem olduğunu zannetmiyorum” demiş. Yani TOKİ selde su almamış.

Sakın ola ki; o gariban görünen vatandaşlar, TOKİ’nin uygun alanlara yaptığı binaları temelinden söküp, bir gecede dere yatağı ve ırmak kenarlarına taşımış olmasın. Gökten yağan yağmur, bomba değil AKP’nin ta kendisidir. Yerden de vuran deprem, zelzele değil, düzenin sahibidir. Esenyurt’ta emekçilerin çadırını da yakan, Ankara’daki metro çukurunu da kazan aynı eller.

AKP’nin ülkeye biçtiği, sonu ölümle noktalı kaderi tersine çevirmekten başka yaşama umudu kalmadı memlekette. Gökten ölüm olarak yağan AKP’ye önlem olarak şemsiye açmak çözümsüzlüktür.

AKP’nin “Felaket karnesine” bir not da emekçiler düşmeli ve o karneyi yırtıp, geldikleri yere yani tarihin çöplüğüne atmalıdır. Tersi, onların ülke emekçilerinin hayatları üzerinden çöplenmesine denk düşer.

Bu arada unutmadan; 10 kişiye mezar olan AKP’nin Samsun-Canik Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tutarı 500 milyonmuş…

Ayhan KARAHAN - 07 Temmuz 2012 - HabersoL
http://haber.sol.org.tr/

Son Yazılar

Mostly cloudy

19°C

Istanbul