menekseden_once_hikmet_cicek

“Menekşe’den Önce”, Menekşe’den Sonra…

Soner Yalçın’ın hazırladığı ve Silivri’ye girmesiyle yarım kalan bir belgeseldi “Menekşe’den Önce”…  Halide Didem, Zeynep Altıok, Odatv çalışanları ve dostlarının çabalarıyla tamamlandı ve 2 Temmuz akşamı özel bir gösterimle sunuldu.

Bu belgeseli izlerken kanım donmadı, adeta gürül gürül aktı. Çünkü beynim, kalbim, gözlerim, tepeden tırnağa insanlığımı sorguladım, silkindim, bir kez daha kendime geldim ve sordum: “Hangi insan, hangi vicdan, hangi canlı diri diri bir canı yakar…”

Soner Yalçın’ın hazırladığı ve Silivri’ye girmesiyle yarım kalan bir belgeseldi “Menekşe’den Önce”…  Yapımcı Halide Didem, Sivas’ta yakılarak katledilen Şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, Odatv çalışanları ve dostlarının çabalarıyla tamamlandı ve 2 Temmuz akşamı özel bir gösterimle sunuldu.

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan ve 35 aydınımızın yakılarak katledilmesiyle son bulan katliamı o günü hiç yaşamamış Menekşe’nin gözünden anlatan belgesel film, insanın “insanlığını” ve vicdanını bir kez daha sorguluyor…

“SİVAS, YİĞİTLİK MİDİR EMANET CANA KIYMAK?..”

Çok sayıda sanatçı ve aydının da olduğu, salona sığmayan bir kalabalığın arasında oturacak yer bulamadığım için bir merdiven basamağına oturdum ve öylece izlemeye koyuldum “Menekşe’den Önce’yi…”

Gözlerimin önüne Merdiven’deki üç şair, Metin Altıok, Behçet Aysan ve Uğur Kaynar, geldi…

Müzikler dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say’a ait…

Belgeselin yapımcısı Silivri’de yatıyor, müziğin sahibi yargılanıyor ve kara bir propagandayla linç edilmeye çalışılıyor… Ne büyük bir “tesadüf” değil mi (!)

(…)

Ve o kara gün… 2 Temmuz 1993… Yer: Sivas Madımak Oteli…

Yüzyılın en karanlık gününü, henüz doğmamışken daha 14 yaşında olan ablası Menekşe ve 12 yaşındaki ağabeyi Koray’ı alevlere kurban veren Menekşe’nin gözünden aktarıyor…

Katliamdan 4 yıl sonra doğan ve bugün 15 yaşında olan Menekşe Kaya, Sivas’ta çocukları katledilen aileleri, kardeşleri yakılan ağabeyleri, ölümden dönenleri tek tek arayıp buluyor ve o günü onların dilinden hiç bilmediğimiz yanlarıyla bir kez daha yaşatıyor…

“12 YAŞINDA BİR ÇOCUK: KORAY…”

Menekşe’nin ağabeyi Koray’ın fotoğrafını gördüğümde gözlerim doluyor… Daha 12 yaşındaki bir çocuğu vahşice yakarak katledenlere “Allah hepinizi belasını versin” diye bağırmak geliyor içimden… Koray’ı ve O’nun gibi 35 canın katledilmesini protesto için 19 yıl önce İstanbul’da Çağlayan Meydanı’nı dolduran kalabalığa ben de katılıyor, o minicik yüreğimle “Sivas’ın hesabı sorulacak” diye bağırıyordum…

O gün ben de 12 yaşında bir çocuktum. Koray yaşasa bugün aynı yaşta olacaktık.

Belki aynı üniversitede okuyacak, aynı etkinliklerde yer alacak, ya da hiç birbirimizden haberdar olmadan aynı gökyüzü altında yaşayacaktık… Ama yaşayacaktık be Koray… Keşke o kara gün hiç yaşanmasaydı!

“GÖZLERDE O GÜNÜN ACISI, DEHŞETİ…”

Sivas yangınından kurtulan Murteza Demir, Ali Balkız, Neval Oğan Balkız, yazar Lütfiye Aydın, kardeşini kaybeden, kendisi ise yangından ağır yaralı olarak kurtulan Serdar Doğan, katliamda iki kızını kaybeden Yeter ve Ahmet Sivri, Menekşe ve Koray’ın annesi Hüsne Kaya…

Kederle, hüzünle, acıyla, özlemle başlıyorlar o günü anlatmaya, Menekşe’ye…

Hepsinin gözlerinde o günün dehşeti…

Dakikalar geçtikçe insanı adeta Madımak Oteli’ne götürüyor ve o otelde, o yangında dışarıda ağzından salyalar akan yobaz sürüsünün karşısında hissettiriyor insanı…

Ve sonra insanlığını sorgulatıyor “insan” olana…

“Din elden gidiyor” naralarıyla otelin önünde toplanan ve emniyete göre sayıları 15 bini bulan yobaz güruhuyla bu memlekette aynı coğrafyada yaşıyor olmak ve bu davanın zaman aşımına uğradığını bir kez daha hatırlamak zor geliyor insana, taşınmaz bir yük omuzlarda daha da ağırlaşıyor…

Ve öfke, hüzün gözyaşlarına sığmaz oluyor, haykırası geliyor insanın avaz avaz; “Bu mu insanlığınız, bu mu çoğu çocuk, kadın onlarca canı diri diri yakmaktan zevk alana tabiatınız! Hepinize lanet olsun!”

En büyük savunma araçları süpürge sapı, fırça ve bir yangın tüpü olan o kıymetli aydınların saatlerce orada mahsur bırakan “devlet” ve “emniyet” yetkilileri…

Ve duyar duymaz koşup oraya gidemeyen, onları yobazların karanlığından kurtarmak için seferber olamayan bizler…

“ZAMAN DA ÇARE OLMUYOR ACILARIMIZA…”

Belgesel devam ediyor, tanıkların anlatımı sürüyor…

Birden irkildim…

Yangından kurtulduktan sonra hiçbir şey yapamayan, yıllarca okuyup yazamayan, birçok kitaba imza atmış yazar Lütfiye Aydın yaşadıklarını anlatıyordu. Sonra Serdar Doğan… Yangında elleri ayakları yanan, uzun süre kullanamadığını anlatıyor: “Yeni doğmuş bir bebek gibiydim adeta.” Kardeşinin yangında öldüğünü doktordan öğrendiği o anı anlatırken ağlıyordu…

Sivas’a semah ekibinde giden çocuklarını kaybeden Yeter ve Ahmet Sivri anlatıyordu… Çocuklarının odasını, yatağını bozmayan, her seyahate çıkışlarında ve dönüşlerinde o odaya mutlaka uğrayan, yüreği hala alev alev yanan anne ve baba…

Sonra Menekşe ve Koray’ın annesi Hüsne Kaya…

Ve kardeşlerini hiç görmeden büyüyen Menekşe… Saçlarını tarayan annesinin anlatımıyla ablasını ve abisini tanıyan, onları hayal eden Menekşe…

“Zaman en büyük ilaçtır diyorlar, zaman da ilaç olmuyor” diyen bir anne…

“EN İYİ GÜNLERİNİZ BİZDEN KÖTÜ OLSUN YOBAZLAR…”

Bu belgeseli izlerken kanım donmadı, adeta gürül gürül aktı. Çünkü beynim, kalbim, gözlerim, tepeden tırnağa insanlığımı sorguladım, silkindim, bir kez daha kendime geldim ve sordum: “Hangi insan, hangi vicdan, hangi canlı diri diri bir canı yakar…”

Ve belgeselin sonu…

Çocuklarının, kardeşlerinin, sevdiklerinin mezar taşlarını öpen, onlar için ağıt yakıp gözyaşı dökenlere hangi yürek dayanır? Kendi gözyaşlarıma artık engel olamayacağımın farkına varıp, “insanlık” denen şeyden de utanarak, iki çocuğunu Madımak’ta kaybetmiş ananın Madımak’ı “utanç müzesi’ yapın” feryadı ve yürek yangınının bitmek bilmez çığlığıyla haykırmak istedim: “En iyi günleriniz bizden kötü olsun yobazlar…”

Menekşelerin kırlarımızda özgürce büyüdüğü, onlar büyüdüğünde aydınlığın karanlığı yeneceği günlerin ümidiyle, bu belgeselde emeği geçen herkese binlerce teşekkür…

Şenol ÇARIK - 03 Temmuz 2012
http://senolcarik.wordpress.com/

sivas_yanginina_tanik_olanlar_senol_carik_aydinlik_06temmuz2012

Son Yazılar

Mostly clear

18°C

Istanbul