jolly_tur_otobusu_silivriye225

Bir Jolly Tur da Urfa Cezaevi'ne Yaparsınız Artık!

On üç yoksul insan "ileri demokrasinizin"toplama kamplarında kırk paralık bir vantilatör için yanarak öldü!


Neler olup bittiğini sizin gibi rüştünü ispatlamış saygın gazetecilerden duymaya ihtiyacımız var..

Binin Jolly Tur'un kırmızı otobüsüne, Adalet Bakanı ile birlikte acilen Urfa'ya gidin...

Bülent Korucu (Aksiyon Dergisi), Ahmet Hakan Coşkun (Hürriyet), Oral Çalışlar (Radikal), Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet), Ergun Babahan (Star), Ruşen Çakır (Vatan), Rahim Er (Türkiye), Emre Aköz (Sabah), Utku Çakırözer (Cumhuriyet), Nagehan Alçı (Akşam), Tuncer Köseoğlu (Taraf)...

Türkiye sizden yeni bir gezi yazısı bekliyor...

Adalet Bakanı hâlâ aramadı mı?

Ya da siz Adalet Bakanı'nı arayıp,

"Sayın Bakanım, Urfa cezaevinde olaylar olmuş. N'olur Jooly Tur'un kırmızı otobüsünü kapıp gelin.Şöyle güzel bir tur yapalım, yanarak ölen mahkumların aslında ne kadar iyi koşullarda misafir edildiklerini yazalım"

demediniz mi?

Adalet Bakanı yakında arar sizi merak etmeyin... Hizmetlerinizden ziyadesiyle memnun kalındı çünkü. Silivri'nin beş yıldızlı otel gibi olduğunu, mükellef bir kütüphanesi bulunduğunu, tutuklu ve mahkûmların spor bile yapabildiğini, yemeklerin enfes olduğunu, tutuklu Genelkurmay Başkanı'nın "isterse el sanatları kursuna gidebileceğini" yazdınız...

Bakan'la satranç oynarken;  başlarınızda bone, ayaklarınızda galoşla yemekhaneyi gezerken sırıtarak fotoğraf çektirdiniz...

Lütfedip, "Yine de Allah kimseyi düşürmesin" temennisinde bulunarak milyonların gönlünde taht kurdunuz...

Bayanlar baylar,

Siz olmasanız bin yıl ışıksız, bilgisiz kalacak olan bu millet, sizin gibi yiğit gazetecilerden yine görev bekliyor...

Malûm, önceki gün Şanlıurfa cezaevinde inanılması güç olaylar yaşandı. 10 kişilik koğuşlara doldurulan yüzlerce tutuklu, Şanlıurfa'nın gölgede 45 dereceyi aşan sıcağına daha fazla dayanamayıp cinnet getirdiler. Koğuştaki tek yelpazenin hangi yöne bakacağı konusunda çıkan kavgada koğuş ateşe verildi, 13 kişi yanarak ve dumandan boğularak hayatını kaybetti...

Sizlerin çalıştığı gazetelerin neredeyse tamamı, bu olayı manşete taşımaya değer bulmadılar..

Ajanslardan ve tutuklu yakınlarından gelen bilgilere göre, en fazla on beş kişi barındırabilecek koğuşlara 80 kişi konulmuştu. Yere serdikleri yataklarda nöbetleşe yatıyorlar, tuvalet için uzun kuyruklara giriyorlar ve günde sadece bir saat su yüzü görebiliyorlardı.

Bu ağır şartlara bir de Urfa'nın elli dereceyi bulan sıcağı eklenince yetkililerden bir tek şey istediler:

Pervane...

Bu istekleri "makul" bulunmadı...

Ve artık dayanamayıp çıldırdılar. Önce tek vantilatör için birbirleriyle kavga ettiler, daha sonra da yatakları ateşe verdiler...

Çoğu kavga, gasp, hırsızlık gibi iddia ve hükümlerle yatan insanlardı. Ölüm haberleri duyulunca, cezaevinin kapısına koşan yakınlarının ayağında ayakkabı bile yoktu.

On üç yoksul insan "ileri demokrasinizin"toplama kamplarında kırk paralık bir vantilatör için yanarak öldü!

Urfa cezaevine gidip olayı yakından incelemek size düşer artık..

Zaten sizden başkasını da götürmezler. Baksanıza, CHP milletvekilini bile sokmadılar içeri, dışarıda olur olmaz şeyler anlatır diye..

Neler olup bittiğini sizin gibi rüştünü ispatlamış saygın gazetecilerden duymaya ihtiyacımız var..

Binin Jolly Tur'un kırmızı otobüsüne, Adalet Bakanı ile birlikte acilen Urfa'ya gidin...

Klimalı odalarda fotoğraf çektirip, Bakan'la halı sahada maç yapın...

Akşam da bir sıra gecesine konuk olursunuz artık..

Çiğ köfte yiyip ayran içmeyi de unutmayın...

Açık İstihbarat - 18 Haziran 2012
http://www.acikistihbarat.com/

Son Yazılar

Mostly clear

13°C

Istanbul