Teşvik Paketi

1) Yüzde 20 olan kurumlar vergisi birinci bölgeye yatırım yapanlar için yüzde 10, ikinci bölgeye yatırım yapanlara yüzde 8, üçüncü bölge için yüzde 4 ve dördüncü bölge için yüzde 2.

2) Birinci bölgede yeni yatırımlara devlet yüzde 20 katkı yapacak, bu oran ikinci bölgede yüzde 30, üçüncü bölgede yüzde 40, dördüncü bölgede yüzde 60’a ulaşacak.

3) 12 sektörde büyük yeni yatırımlar gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, bedelsiz arsa tahsisi gibi adımlarla desteklenecek.

Büyük yatırımlar tutarı 250 milyonluk yatırımlar.

12 Sektör: Kara taşıtı, tekstil, konfeksiyon, deri sektörü, madencilik, tıbbi aletler, ilaç, elektronik, hava aracı, makine imalatı.

4) Devlet yeni yatırım yapanın çalıştırdığı işçilerin SSK primi işveren payını asgari ücret üzerinden karşılayacak. Birinci bölgede 2 yıl, ikinci bölgede 3 yıl, üçüncü bölgede 5 yıl, dördüncü bölgede 7 yıl süreyle primleri devlet ödeyecek.

5) Üçüncü ve dördüncü bölgelerde yapılacak yeni yatırımlarda kullanılacak kredilerde faiz desteği verilecek. Üçüncü bölgede TL kredilerinde faiz desteği yüzde 3, dördüncü bölgede yüzde 5 olacak.

6) Asgari 50 işçi çalıştıracak tekstilci birinci ve ikinci bölgelerden üçüncü ve dördüncü bölgelere taşınırsa beş yıl boyunca kurumlar vergisini yüzde 5 ödeyecek. SSK işveren prim desteği alacak, nakliye giderleri karşılanacak.

İstihdamı Arttırmak İçin

* 120 bin kişi geçici olarak okul, hastane, ağaçlandırma gibi konularda çalıştırılacak.

* 200 bin kişi hem öğrenim görecek hem de günlük 15 TL alacak.

* Yeni işçi alan işyerlerine prim desteği sağlanacak.

* 10 bin işsize girişimcilik eğitimi verilecek.

* KOSGEP kriterleri çerçevesinde sunulacak projelere, KOSGEP tarafından 4 bin TL hibe edilecek.

Ödemeler asgari ücrete göre saatlik ücret üzerinden yapılacak. Kaynak işsizlik.

Hükümetin ekonomi için düzenlediği son kurtarma paketi yukarıda özetlenmiştir. Aslında bu şematik özet 5 Haziran günlü Milliyet Gazetesi’nde yapılmış ve tarafımdan da konuyu anlatmak açısından isteğe uygun bulunmuştur. Şimdi okuyucularıma bu şemada görülen sıraya göre bu paketi değerlendireceğim.

Değerlendirme

Teşvik Paketi

1) İlk olarak, yapılacak yatırımlara gelişmişlik derecesine göre uygulanacak indirimli Kurumlar vergisi tarifesi öngörülmüştür. Bilindiği gibi, 1963 yılından bu yana ilgili mevzuatta belirlenen esaslara uygun yatırımlara belli bir yatırım indirimi uygulanır. Şimdi yeni Paket içinde bu indirim büyük ölçüde arttırılmıştır. Ancak oran ne ölçüde cömert tutulursa tutulsun, bu tip teşvikler, normal zamanlarda faydalı olması mümkünse de, Kriz konjonktürü içinde önem taşımaz. Çünkü bir yatırım tesisi, kurulup çalışmaya başlamasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra yatırımcıya avantaj sağlayabilir. Oysa yatırımcılar, sahip oldukları ancak tam kapasiteyle çalıştırmaları halinde hemen müşteri bulamayacakları tesisleri; kapasite altında çalıştırdıkları ya da tamamen terk ettikleri bu tesisleri tam zamanlı çalıştırma derdindedirler. Onlara “yeni bir tesis kur ondan az vergi alacağım diye” bir yasa ya da düzenleme hazırlamak, ilan etmek yatırımcıyla alay etmek gibidir. Kriz demek, mevcut üretim kapasitelerinin, yeterli talep bulunmadığından girişimcilerin yeterli ölçüde çalıştırılamayan kapasitelerinin piyasası demektir. Buna çare bulunmadan, en yakın bir-bir buçuk yıl sonraki bir avantaj vaat edilerek kriz çözülemez.

2) Bu önlem yeterli bir yatırım ortamı bulunursa yatırımları arttırabilir. (Ancak bu bölümün sonunda ki “Talebi Arttırma” konusundaki koşulları iyi okuyunuz.)

3) Oldukça etkili bir önlemdir.

4) Krizden kurtulmak için verilecek desteklerde, yatırım yapılıp yeni tesis harekete geçtikten sonra firmalara verilecek desteklerden çok, işlemeyen, eskiden kalmış tesislerin ve yeniden yatırım yapılmayan yatırım konusu tesislerin üzerindeki külfetlerin daha kolay ve karlı çalışmasını sağlayacak biçimde hafifletilmesi yararlıdır. Dördüncü önlemde, eskiden var olan tesislere da aynı kolaylık sağlansa daha güçlü bir “Kriz”den kurtulma desteği ortaya çıkar.

5) Doğru ve etkili bir destektir.

6) Yurt içinde gelişmişliği eşitleştirme yolunda düşünülmüş bir önlemdir. Fakat yurdumuzun çeşitli bölgeleri arasında, bir işletmenin karlı çalıştırılması için var olan koşullar arasında öylesine bir dengesizlik vardır ki, bu son derece cömert desteğe karşın Birinci ve İkinci bölgelerden, Üçüncü ve Dördüncü bölgelere fazla bir tesis taşınması olacağını sanmıyorum. (Benim öngörümün tersi olur, Üç ve Dört no’lu bölgelere kayış olursa, doğal ki uzun zamandır Türkiye Hükümetlerinin çok heveslendiği bir hedefe varılmakla büyük mutluluk duymak gerekir. Ancak bu halde bile, ülkede işsizlik toplamında değişiklik olmayacağını bilmek gerekir. Üç ve Dört no’lu bölgelerdeki iş bulma sayısı kadar, Birinci ve İkinci bölgelerdeki işçiler işlerini yitirirler.)

Teşviklerin maddeleri bakımından bu konuda başka bilgilere de bu farkı değerlendirmek için ihtiyaç vardır. Birinci en önemli nokta şudur: Hemen hemen aynı yönde kurtarma paketi yürürlüğe koyan ABD gibi Türkiye de, elinde bu planı uygulayacak kaynağa sahip değildir. ABD dünya dolara duyulan talebe fazlaca güvenerek, para basarak bu derdin ilacını bulmaya çalışıyor. Türkiye’nin ilacı ise içerde ve dışarıda tahvil ve bono satmaktır. Şimdilik dışarıya önemli bir bono satışı yok. Geriye banka sisteminden iç borçlanma kalıyor. Ancak banka sistemine çok abanılırsa, ticari ve sanayi tesislerini finanse edecek banka kaynakları tehlikeli biçimde azalır. Krizden kurtulma belki de daha da zorlaşır. Başbakan hem iç borçlanmayı zorlar ve hem de bankaları özel kesime hasis davranmakla suçlamaya devam ederse, bu program çöker.

İkinci neden, programda Türkiye’nin krizden gördüğü zararın büyüklüğü tam olarak belirtilmemiştir. Bir yetkili programın hacmini 5 milyar TL olarak değerlendirmiştir. Bu hacimdeki bir program ile içine düştüğümüz bu kuyudan çıkamayız.

Talebi Arttırma

İçinde bulunulan bu krizden kurtulmanın en temel koşullarından biri, YURT İÇİ TALEBİ DERHAL ARTTIRMAKTIR. Bu tedbir paketinde bunu açıklayan bir maddeye rastlanmıyor. Yukarıda olumlu olarak nitelediğimiz hususlar bile yurtiçi talepte yakın bir yükselme olmadan etkisiz kalır.

İstihdam Arttırma Önlemleri

İstihdamı arttırma yolunda ilan olunan önlemler oldukça fantastik, uygulanması zor önlemlerdir. Böylesi zor önlemler yerine, ücretler üzerindeki ağır vergi ve sigorta primlerinin indirilmesine gidilse daha olumlu olurdu.

Odatv.com