İzin dönüşü...

TÜLAY”ın çok güzel söylediği bir türkü vardı, hâlâ Paris’te ise kulakları çınlasın:
“Meğer ne zor imiş burçak yolması
Burçak tarlasında gelin olması!”
Diyeceksiniz, izinden döner dönmez aklına bu türkü mü geldi?
Türkü nasıl başlıyor?
“Meğer ne zor imiş burçak yolması” diye başlamıyor mu?
Biz de türküyü kendimize çevirdik:
“Meğer ne zor imiş, bilip de, görüp de yazmaması...”
Aslında çok da fazla bir şey bildiğimiz yok ya!
Mesela adı ne olursa olsun, ister Kürt, ister demokratik, ister milli açılım olsun, bu konuda ne biliyoruz ki!
Biz değil koskoca CHP’nin Genel Başkanı Deniz Baykal bile bilmiyor...
Ama bilenler var...
* * *
ÖRNEĞİN, okyanus ötesinden Amerikalı sinema oyuncusu Kevin Costner biliyor!
Biliyor ki destekliyor; destekliyor ama neyi?
O bilecek de, burnumuzun dibindeki Sezen Aksu mu bilmeyecek?
Ya da İbrahim Tatlıses mi?
İbrahim Tatlıses bu işlerden çok iyi anlar; bir ara Cem Uzan’ın da partisinin peşine takılmamış mıydı?
Ona yakıştırılan veya onun söylediği bir laf vardır:
“Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık!”
Hiç okumasa, bu işlerden bu kadar anlayabilir mi?
* * *
GEÇENLERDE “Ülke TV’de sinema yönetmeni Gani Şavata ile söyleşi yapıyorlardı. Şavata, Kürt olduğunu açıkça söylüyor, çevirdiği filmlerin uğradığı haksızlığı anlatıyordu. Soyadı “Dede” olan televizyoncu bir ara meşhur açılımı sordu, “Fena mı oldu?” dedi.
Şavata “Çok iyi oldu, bravo!“ gibi laflar etmedi, onaylamaz gibiydi, televizyon sunucusu tekrarladı:
“Fena mı oldu, bak Sezen Aksu, Munzur festivaline gitti.”
Gani Şavata, baklayı çıkardı:
“Sorun bakalım, kaç para almış?”
Cevap yok!
* * *
İSTANBUL Valiliği doğru bir karar aldı, Edirnekapı Şehitliği’ndeki gösterileri yasakladı. Şehit aileleri evlatlarına, babaları, eşlerine mezar başında ağlarken, onların anılarıyla yaşarken, birtakım “münasebetsizler” basın açıklaması adıyla, adeta şehit ailelerini kışkırtıyor, aziz şehitlerin ruhunu rahatsız ediyorlardı.
Vilayetin bu gösterileri yasaklaması çok doğru; lakin gerekçe yanlış.
Demokratik açılım sürecini sekteye uğratmamak için...”
İşte, bu olmadı, Sayın Vali!
Siz devletin Valisisiniz, iktidarın değil!
“Demokratik açılım süreci” bir partinin, iktidar partisinin tam olarak ne olduğu belli olmayan projesi, siz ise devletin Valisisiniz, tek parti devrinin parti başkanı, valisi değilsiniz.
* * *
BİR şirketi konuşuyorlardı, biri, “Adamlar Kürt değil ama, modaya uyup Kürtçülük yapıyorlar!” dedi.
Bir başkası müdahale etti:
“Olur mu yahu? Şirketin adında Türk kelimesi var!”
“Bunlar Kürtçülük yapıyorlar!“ diyen cevap verdi:
Ahmet Türk’ün soyadı da Türk!”
* * *
NE kendimizden, ne ailemizden söz etmeyi sevmeyiz, ne de polemik denilen sataşmayı...
Lakin geçenlerde öyle bir yazı okuduk ki:
Hatırlayacaksınız, hani, “bazılarını” gördükçe, Müjde Ar‘dan Hülya Koçyiğit’ten, Türkan Şoray’dan özür dilenmesi gerektiğini yazmıştık da, bazıları kıyamet koparmışlardı, hele o “pişman papaz” bozuntuları...
Serdar Akinan hepsinin ağzının payını verdi. 18 Eylül 2009 tarihli “Akşam” gazetesindeki yazısını okuyunuz.
Birkaç vızıltı dışında kimsede ses yok!
“Kralın çıplak olduğu” iyice görüldü, gösterildi.
Krallar da, soytarılar da artık çıplak...

Hasan PULUR - 02.10.2009 - Milliyet

Son Yazılar

Partly cloudy

16°C

Istanbul