Günay’a darbe!

“Darbecilerden hesap soramadık. Darbecileri koruyan geçici 15. maddeyi kaldıramadık.”
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, önceki gün gazetecilerle sohbet ederken aynen böyle dedi. Bu lafları duyan kişi, Akepeliler Anayasa’nın geçici 15. maddesini kaldırmak istemişler ama önlerine yine birtakım engeller çıkarılmış, o yüzden kaldıramamışlar zanneder.
Gerçek acaba bu mu? CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’na kulak veriyoruz.
“Gazete arşivleri ortada, isteyen açıp bakar. 25 Haziran Perşembe günü diğer Grup Başkanvekilimiz Hakkı Suha Okay ile AKP Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş’ı ziyaret ederek geçici 15. maddenin kaldırılmasına ilişkin önerimizi kendilerine ilettik. Bize, teklifimizi parti organlarında değerlendirdikten sonra bir karar vereceklerini ve o kararı kamuoyuyla da paylaşacaklarını söylediler. O gün bugündür hâlâ değerlendiriyorlar!
Netice; geçici 15. madde Ertuğrul Günay’ın partisinin desteğiyle Anayasa’da duruyor. Sayın Günay bunu bilmiyor mu?

Avrupa Konseyi, Türkiye’deki okullarda öğrencilerin söylediği “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünü eleştirmiş.
Türklüğümüzden mi mutluluğumuzdan mı daha çok rahatsız oluyorlar dersiniz?
Haldun Ertem

IMF Başkanı Strauss-Kahn’a Bilgi Üniversitesi’ndeki konuşması sırasında ayakkabı fırlatan üniversite öğrencisi Selçuk Özbek’le ilgili internet yorumları:
-  Bu eylemin Strauss-Kahn için en kötü tarafı
nedir biliyor musunuz? George W. Bush’a benzetilmiş olmak...
-  Ayakkabı fırlatmak biraz lükse kaçmış, bu mali kriz döneminde halden toplanacak sebze, meyve veya yumurta daha uygun olabilirdi...
-  Bizi IMF’ye muhtaç edenlere de bir küçük hediye  yollamak gerekmez mi?

*Çok kitap okuyana okumuş adam derler.
Çok televizyon izleyene görmüş adam demezler.
Lily Tomlin

Evropanın sınırı!
Katılanların yüzde 57’sinin ateistlerle, yüzde 42’sinin Yahudi, yüzde 35’in Hıristiyan bir aileyle komşu olmak istemediğini açıkladığı, “Farklı Kimliklere ve Yahudilere Bakış Algı Araştırması”nı geçen gün gazetemizde okumuş ve herhalde bu sonuçlardan siz de bizim gibi dehşete kapılmışsınızdır. Dostumuz Ali Sirmen, dün bu konuyu ele aldığı yazısının bir yerinde şöyle diyor.
“... Anımsayacaksınız, daha önce yapılan bir ankette de halkımızın çoğu ateist, Hıristiyan, kızı şort giyen, içki içen komşu istemiyordu. Dikkatinizi çekerim, istenmeyen komşu profili ortalama Avrupalı profilidir. Bu durumda onu istemeyen gafil insanlar söylesenize bana, o sizi neden istesin?
Irkçılığın da bir sınırı var. Siz onu istemezsiniz, ama ‘sen yine de beni iste’ diye de yalvar yakar olmazsınız. Faşistin bile bir haysiyeti olmalı değil mi?
Lafın kısası, bütün şu anketlerin gösterdiği sonuçlardan sonra Avrupalı olsaydım, ben de Türkiye’yi AB’ye istemezdim. Çok mu haksız olurdum.”
Bu sorunun yanıtını herkes... Ama öncelikle hem AB bizi arasına alsın hem de herkes benim gibi olsun... Benim gibi düşünsün, inansın, davransın, giyinsin, vs. diyenler kendi vicdanlarında vermelidir.

Suç duyurusu...
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un Mardin’de yaptığı son konuşma hakkında suç duyurusunda bulunan Ufuk Uras, Baskın Oran ile arkadaşlarına Türk İntikam Birliği imzalı bir tehdit mesajı gelmiş... Güvenlik görevlileri gereken koruma önlemlerini alıyor olmalı... Ayrıca TSK’nın da onun adına tehditler üreten bu tür örgütleri kınaması beklenir...
Bu işin bir yanı.. Bir de ikinci kısmı var..
Baskın Oran bu silahlı tehdit olayını dün Hasan Cemal’e anlatıyor. Söz hemen peşinden bize bağlanıyor. Baskın Oran:
-  Peki, mektep - medrese görmüş olanlara ne demeli? diye sorduktan sonra sözü bizim bu sütunda sorduğumuz soruya getiriyor.
“Bolu Valisi siyasal demeç vermişti, onun hakkında da suç duyurusunda bulundunuz mu?” diye sormuştuk...
Baskın:
- Silahlı ile silahsız arasında fark gözetmediği ortaya çıkıyor, demiş, ne söylediği önemli değil. Siyaset yapıp yapmadığı önemli. Sırtında üniforma, belinde silah, siyaset yapacak. Yok öyle şey...”
* * *
Cevap...

Bir; Baskın Oran’ları ölümle tehdit edenler ile bizim sütundaki üç satır yazıyı aynı kefeye koymak çok ucuz bir numara olmuş...
İki: Memurun silahlısı da silahsızı da siyaset yapamaz... Bolu Valisi olsun Tunceli Valisi olsun açıkça particilik yaptılar. İktidar sabah akşam hukuku, laikliği, Anayasa’yı çiğniyor. Siz hukuka çok bağlıysanız bunları neden görmezsiniz...
Üç: Bir siyasetçi ve arkadaşlarınının suç duyurusu yapma hakkı olduğuna göre bizim de onların niyetini ve siyasetini sorgulama hakkımız elbet olacaktır.
Dört: Askerler kendi alanlarında konuşma yaparken siyasete kayabilirler. İngiltere Genelkurmay Başkanı Sir Richard Dannatt’ın İngiliz hükümetinin Afganistan politikasını eleştiren ağır sözlerini 12 Temmuz tarihli İngiliz gazetelerinde bulabilirsiniz.
Beş: Sizin derdiniz Orgeneral Başbuğ’un terörle mücadele ısrarı ve kararlılığı olabilir. Yaptığı konuşmayı açılıma aykırı bulabilirsiniz. Bunu açıkça bu şekilde ortaya koysaydınız biz de o şekilde soru sormayabilirdik...

Melih AŞIK - 02 Ekim 2009 - Milliyet

Son Yazılar

SP_WEATHER_HEAVY_RAIN

20°C

Istanbul