krach2

Türk iflası AB'yi vurur!

Galiba asıl korkulan başa geliyor.

Hafta sonuna girerken Uluslararası Frankfurt Borsası çevresindeki mali uzmanların kafasındaki soru şu oldu: Türkiye'nin “Kara Cuma”sı, Avrupa'nın “Kara Pazartesi”si veya “Kara Salı”sına dönüşebilir mi, böyle bir tehdit mevcut mu?

Henüz bir yanıt bulamadıkları ortada. Ancak...

Ancak, şöyle veya böyle, Avrupa'da cuma sabahından itibaren böyle bir “heyula” dolaşıyor. Genç Marx ve Engels'in Manifesto'nun girişine yazdıkları “Avrupa'da bir heyula dolaşıyor” vecizesinden farklı bir yaratık bu: Türkiye çökerse Avrupa mali sistemi de çöker çünkü. Ortada gerçi henüz komünizm yok, ama herkesi yutabilecek kadar büyük bir kuyunun da ağzını açmaya başladığı gözleniyor. Sistem kendi içinde çökebilir. Karşılıksız trilyonların kol gezdiği dünya mali sisteminin er ya da geç çökeceği zaten kesin gibi bir şey. Medya bildirmese de, uzmanlar her gün yeni bir kitap yayımlıyor “Servetinizi nasıl korursunuz?” mealindeki başlıklarla...

Soru, şu: Bırakırlar mı? Yani TL'nin bir günde dolar karşısında yüzde 22'yi bulacak şekilde değer yitirmesi (“Süddeutsche Zeitung”) sonuçsuz kalır mı? Bu hükümet o koltukta oturabilir mi?

CHP, HDP ve İyi Parti'li bir “muhalefet” olursa elbette oturur. AKP-MHP ile birlikte iktidardalar çünkü. Ülke yerle bir olduğunda daha iyi anlayacağız bu büyük koalisyonu...

Ancak Kara Cuma'yı “Kapkara Cumaların” izleyebileceğini hatırlatarak, iki şey söyleyeceğiz. Birbirine karşı çalışan iki süreç bunlar.

BATI'YA KENDİMİZİ SATALIM, O ZAMAN...

Birinci hatırlatma: Burada daha az, başka bir yerde ise sık sık ama yıllardır yineledik Ankara'nın İslamcılarınca izlenen “iktisat politikası”nı. Kabaca şöyle düşünüyorlardı:

“Biz bu Batılılara Türkiye'deki her şeyi satalım, hem cebimiz para görür, ekonomi büyür, nasılsa para bol ve ucuz, hem de işler sarpa sararsa, yani ekonomi iflas sinyalleri verirse, bunlar bizim batmamıza engel olurlar. Batarsak kendi mallarının, servetlerinin de batacağını bildikleri için, bizim uçuruma yuvarlanmamıza engel olurlar.”

Bu, Ankara'daki tüccar imamlarla reislerinin temel iktisat politikasıdır. Kafaları bu kadar. Onun için her şeyi çok kolay sattılar, olağanüstü borçlandılar ve işler kötüye sardığında Batı'nın kendilerini serbest düşüşe bırakmayacağına inandılar.

Türkiye'nin korkunç boyutlardaki borçlanmasını, Batı karşısında bir garanti saydılar.

İSPANYOL, FRANSIZ VE İTALYAN BANKALARI TOPUN AĞZINDA

Bununla bağlantılı ikinci hatırlatma, Avrupa banka sisteminin ve Avro Bölgesi'nin Türk iflasını nasıl karşılayabileceğiyle ilgili. Türkiye'deki iyice sınırlı reel ekonomi içinde en ağırlıklı yere sahip Almanya ve Alman şirketlerinin, banka sistemlerini Türkiye'deki maceradan biraz uzak tuttukları anlaşılıyor. Şu anda AB'nin devleri içinde Türkiye'ye en az kredi veren ülke Federal Almanya. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIZ) verilerine göre, Türkiye'ye verilen krediler arasında İspanyol bankaları 80 milyar dolarla ilk sırada yer alıyor. Fransız bankaları 35 milyar, İtalyan bankaları da 18 milyar dolarlık kredi dağıtmış müflis (iflas etmiş) Türkiye'ye. Alman bankaları ise tedirgin ve dikkatli: 12,7 milyar dolarlık bir kredi kaptırmışlar Türk müşterilere.

Kaldı ki, İspanyol bankası BBVA, İtalyan bankası UniCredit ve Fransızların da BNP Paribas'ı gibi kuruluşların Türk banka sisteminde bizzat ortaklıkları var.

Türkiye iflas ederse, Avrupa mali sistemini ve Avro Bölgesi'nin bu yıkımdan etkilenmemesi mümkün değil. O nedenle Avrupa Merkez Bankası'nda alarm zillerinin çaldığı gazete analizlerinde (“Die Welt”) hemen yerini aldı.

TÜRK İFLASI AB'Yİ VURUR!

Gerçekten de İspanyol, Fransız ve İtalyan devleri muhtemel bir Türk çöküşünden sonra tüm Avrupa'yı uçuruma çekebilecek ağırlıkta. Türklerin iflası, dolaylı yükümlülükleri üzerinden AB'yi dağıtabilir de...

Bütün hafta sonunu Avrupalı para cambazları (“mali analistler”), Türk enkazının AB'yi de cehenneme çekmesinin önüne nasıl geçilebileceğini hesap ederek geçirecekler. Ama durum çok vahim... Donald Trump'ın “gümrük müjdesinden” sonra dolar 6.80 TL'yi buldu. Bu işin dönüşü yok gibi. İşin asıl vahim yanı Goldman Sachs'ın bir analizinde gizli. Bu kredi devinin analizine göre, eğer dolar 7.10 TL'yi görürse, bu, Türk banka sistemindeki tüm rezervlerin bitmesi anlamına gelecek.

Türkiye çöküşe gitmiyor, Türkiye çöktü.

AB, bu çöküşün kendisini ve para birimi avroyu da dibe çekmesine karşı önlemler üzerinde düşünüyor. Burada Ankara'nın satılık tüccar imamlarının “Her şeyimizi satarsak, bizi batırmazlar” reçetesi akıllara geliyor.

Donald Trump, “Türkiye çok da umurumuzda değil” mesajı verdi. Amerikan reel ekonomisinin ve mali sisteminin dolaysız Türkiye bağları Avrupa kadar yoğun değil. İhmal edilebilir boyutlarda da denebilir. Peki, Berlin-Paris hattı, o bağımlılıklarla, “Türkiye umurumuzda değil” diyebilir mi? Tüccar imamların her hesabı yanlıştır. Laik geçinip bu imamların çizgisini izlemeye meraklı olanlara söylemiş olalım: Diyebilir, evet.

“Kara Cuma”daydık, bakalım “Kara Pazartesiler” veya “Daha Kara Cumalar” ne zaman gündemimize girecek? Serbest düşüş, böyle bir şey…

Osman ÇUTSAY – 11 Ağustos 2018

Son Yazılar

Showers

6°C

Istanbul