ugur civelek

Hayali varsayımlarla gerçekçi olamayız!

Ekonomi yönetimi tarafından hazırlanan yeni Orta Vadeli Plan daha gerçekçi imiş!

Artık son çeyreğine girdiğimiz 2015 yılı hedeflerini dokuz aylık gerçekleşmeleri dikkate alarak revize etmek ve devamındaki 3 yılda her şeyin düzenli olarak daha iyiye gideceğini varsaymak, gerçekçilik sayılabilir mi? Belli ki küresel düzeyde pek çok şey değişiyor, fakat etkili ve yetkili kesimlerimizin bakış açıları değişmiyor! Kendileri dışındaki herkesi aptal yerine koymaya devam ediyor, hayal tacirliğinden vazgeçemiyorlar!

Tuhaf bir yapımız var! Değişen koşullara uyum sağlamaya çalışmak yerine koşulların bize uymasını bekliyoruz! Sonra da utanıp sıkılmadan, bunu gerçekçilik diye pazarlamaya çalışıyoruz! Yaşadıklarımızdan ders almayı beceremiyoruz, para otoritemizin içine düştüğü çaresizliğin bu sakat anlayıştan kaynaklandığını kabullenemiyoruz! Bu kafa yapısı ile hedefler saptanır ise, araç bağımsızlığının da bir anlamı kalmıyor!

KOŞULLAR OLUMSUZLAŞIYOR!

Sormak gerekiyor, Orta Vadeli Plan hedefleri hangi amaca hizmet için şekillendiriliyor? Beklentiler yolu ile kitleleri hedefler doğrultusunda yönlendirmek için mi, yoksa para ve maliye politikasının ayakları yere sağlam basacak şekilde tasarlanması için mi? Muhtemelen her ikisini birlikte gözetmeye çalışıyorlar, fakat dış koşulların olumsuzlaştığı ve riskten kaçınma eğiliminin belirleyici olduğu durumlarda evdeki hesaplar çarşıya uyamıyor! Ya oyunda ciddi kural ve politika değişikliklerine gidilmesi, ya da gerçekçilikten ve gelecekten vazgeçerek günün kurtarılması gerekiyor!

İçinde bulunduğumuz koşullar ise gayet net! Dış koşullar kademeli olarak olumsuzlaşıyor ve riskten kaçınma eğilimi dalgalı bir şekilde güçlenmeye devam edecek gibi görünüyor. Radikal türden değişikliklere ise cesaret edemiyoruz ve bunu dile getirenlerden de pek hoşlanmıyoruz! Hal böyle olunca gelecekten ve gerçekçilikten vazgeçerek günü kurtarmaya çalışmaktan, kurumsal yapıdaki çürümeyi seyretmekten, insanlarımızı gittiği yere kadar aldatmaya devam etmekten başka bir seçenek kalmıyor!

KİME HİZMET EDİLİYOR?

Neden Meclis çatısı altında temsil edilen siyasi partiler, büyük felaketlere yol açacak bu açmazı dillendirip insanlarımızı aldatılmaktan kurtarmaya çalışmıyor? Sivil Toplum Kuruluşları ve kanaat önderlerinin çok büyük bir kısmı, neden susarak olmayacak tercihlere eyvallah demeyi sürdürüyor ve dilsiz şeytanı oynuyor? Hafta sonunda Ankara’da yaşanan katliamı lanetleme yarışına girenler, neden bu açmazın çok daha büyük felaketlere sebep olabileceğini göremiyor ve bir şeylerin değişmesi için harekete geçmiyor? Barış ve demokrasi istediğini söyleyenler ile yapısal reform diyerek göz boyayanlar, bilerek veya bilmeyerek kimlere hizmet ediyor?

Eğer sorunların daha da ağırlaşması, istikrarsızlığın yıkıcı olabilecek şekilde artması, uzun süreli krizlerin yaşanması ve insanlarımızın birbirini boğazlaması isteniyor ise mevcut tercihlerin yanlış olduğu söylenemez! Etkili ve yetkili kesimlerin istediği şey bu ise çok başarılı olacaklarını şimdiden söyleyebiliriz ve neden olduklarından farklı görünerek hem kendi niyetlerini hem de gerçekleri gizlemeye çalıştıklarını anlayabiliriz!

Ekonomi sosyal bir denge bilimidir ve sebebi ne olur ise olsun gerçekçi olunmamasını kaldıramaz. Birilerinin hesapsızlığı az veya çok herkesi olumsuz yönde etkiler; bu tür yanlışlar özellikle duygusal karakterli toplumlar açısından yıkıcı olabilir. Sorunları ve sebeplerini dikkate almadan sonuçlara verilecek aşırı tepkiler istikrarsızlıktan başka bir şey üretemez. Hazırlanan Orta Vadeli Plan ise, bu gerçekleri tümü ile görmezden geliyor!

Uğur CİVELEK - 14 Ekim 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Sunny

36°C

Istanbul