ugur civelek3

Son veriler böyle gitmez diye haykırıyor!

Türkiye Ekonomisine ilişkin son veriler, uzun süredir devam eden durgunlaşma eğiliminin yerini daralmaya bırakmak üzere olduğunu düşündürüyor.

Böyle olmayacağı varsayımına göre yapılan tüm hesaplar bozuluyor ve beklentiler olumsuzlaşarak gelişmeleri kontrolden çıkmaya zorluyor. İş dünyasını sakinleştirmeye yönelik gerçekçi olamayan söylemlerin, pek bir işe yaramadığı algısı güçleniyor ve güvensizlik artışını besliyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin derlediği veriye göre Eylül ayı ihracatımız yüzde 19.8 oranında daralarak 10.65 milyar dolar seviyesine gerilemiş. Kurban Bayramı Tatili nedeniyle olumsuzluk, olması gerekenden daha yüksek çıkmış olabilir. Önemli pazarların tümünde yaşanan yüksek oranlı kayıplar, gelecek açısından umudu yaşatmayı zora sokuyor.

GÜVENİLMEZ ARTIŞ!

İstanbul Sanayi Odasının katkısı ile hazırlanan İmalat Sanayi Satın Alma Müdürleri Endeksi, Eylül ayında yüzde 6.6 oranında gerileyerek 46.8 seviyesine gerilemiş. Ekonomik aktivitenin mevsimlik olarak zirveye çıkması gereken bir dönemde yaşanan bu büyük düşüş, iç ve dış talepte yaşanan gerilemenin yıkıcı olmaya başladığı anlamına geliyor.

Merkez Bankası tarafından hesaplanan Reel Kesim Güven Endeksi de Eylül ayında güçlü bir şekilde alarm vermeye devam etmiş; yüzde 4.6 oranında gerilemiş. Bir anlamda Satın Alma Müdürleri endeksindeki olumsuzluğu teyit etmiş. Ürün stoklarının artmaya başladığı ve sipariş miktarında düşüşler olduğu dikkat çekiyor. Böyle devam eder ise kapasite kullanımının gerilemesi, ürün maliyetlerinin bu sebeple artması ve işten çıkarmaların devreye girmesi kaçınılmaz olabilir. Eylül ayı Kapasite Kullanım oranındaki yüzde 1.1 artışın geçici ve güvenilmez olabileceği endişesi güçleniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası işbirliği ile hesaplanan Tüketici Güven Endeksi de Eylül ayında yüzde 6.1 oranında düşerek iç talebin bel vermeye başladığına işaret etmiş. Tüm sektörlere ilişkin güven endeksleri gerilerken geneli yansıtan Ekonomik Güven endeksi yüzde 16.7 oranında gerileyerek, kelimenin tam anlamı ile çakılmış!

OY KAYGILARI VAR!

Yukarıda sıraladığımız veriler çok ciddi bir kriz yaşamaya başladığımızı, para ve maliye politikalarında yapılan küçük ayarlamalar ile bu büyüyen tehlikeden kurtulamayacağımızı düşündürüyor. Ekonomi cephesindeki istikrarsızlaşma eğilimi, sosyal ve siyasi dengelerin de iyice gerilmesine sebep olarak hassas dengeleri daha da kırılganlaştırıyor.

Ekonomiden dış politikaya kadar radikal türde yaklaşım değişiklikleri gerekiyor; fakat korkudan nutku tutulan etkili ve yetkili kesimlerimiz bu konuya girmeye cesaret edemiyor!

İçinde bulunduğumuz koşullarda, ne yazık ki ekonomi bürokrasisinin yapabileceği fazla bir şey kalmadı. Siyasi sorumluluk taşıyanların oy endişelerini bir kenara atarak, kötüye gidişi durdurmak ve kalıcı çözüm üretmek adına müdahil olması gerekiyor. Meclis’te temsil edilen siyasi partiler, bu hayati konuya odaklanmak yönünde herhangi bir çaba sergilemiyor!

2015 yılının son çeyrek dönemine girdik. Gelecek yıla ilişkin ekonomik hedef ve büyüklüklerin saptanması, 2016 mali yılı bütçe tasarısının bu ayın 17’sine kadar Meclis Bütçe Komisyonu’na gönderilmesi gerekiyor. Muhtemelen gerçekçi olunamayacak ve şekil şartları peşinde koşulmaya devam edilecek.

Dış ve iç koşullardan bağımsız bir şekilde, hayali hedef ve büyüklükler ile göz boyama eğilimi değişmeyecek. Etkili ve yetkili kesimlerimiz kafalarını kuma gömmeyi sürdürecek, bugüne kadar olageldiği gibi herkesi de böyle yapmaya zorlayacak!

Bu yazıda sıralamaya çalıştığımız son veriler, böyle gitmez dedirtiyor! İçeride ihmal nedeniyle ağırlaşmasına izin verilmiş sorunlar ve giderek ağırlaşan dış koşullar Türkiye’yi teğet geçmiyor; tam aksine yıkıcı olabilecek şekilde kırılganlaştırıyor ve en hayati yerlerinden vuruyor.

Uğur CİVELEK - 03 Ekim 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Sunny

36°C

Istanbul