ugur civelek3

Profesyonellerin kaybettiği durumlara kriz denir!

Başta döviz kurları olmak üzere finansal piyasalarımızdaki eğilimler, ekonomi gündemimize ipotek koymuş gibi görünüyor.

Gerek içerideki ve gerekse dışarıdaki koşullar, uzunca bir süre böyle olmaya devam edebileceğini düşündürüyor. İşlem hacimleri geriliyor, fiyat oynaklıkları aşırılık sınırlarını zorlayarak gerginliği tehlikeli seviyelere tırmandırıyor, güvensizlik artıyor, beklentiler hızla bozuluyor ve güvenilen dağlara kar yağıyor. Çok bilen etkili ve yetkili kesimlerimiz, evdeki hesaplarını çarşıya uyduramamanın sıkıntısını bunaltıcı bir şekilde yaşamak zorunda kalıyorlar!

Hafta içinde toplanan Merkez Bankası Para Kurulu, faiz oranlarını değiştirmedi ve olumsuzlaşan koşullar sebebi ile sabırlı olmayı tercih etti. Neden böyle yaptığı konusunda da, mali sektör ekonomistlerini bilgilendirdi ve sorularını yanıtladı. Fakat sonrasında küresel koşulların olumsuzlaşması ile birlikte hava değişti; Türk Lirası’nın büyüyen değer kayıpları, finansal piyasaların sağduyusunu kaybetmesine sebep oldu ve ortalık iyice karıştı. Halden anlamadılar ve sağlıklı düşünemez hale geldiler; para otoritesini yüksek oranlı faiz artışına zorlama gafletine düşmekten kurtulamadılar ve Türk Lirası’nın değerini korumamakla suçlama eğilimine girdiler.

TEDBİRLER ETKİSİZ...

Daha önceki pek çok deneyimden biliyoruz; canı yananlar sağduyulu olma yeteneğini kaybediyor ve üzerinde yoğunlaşan baskıyı hafifletmek adına suçlayacak birilerini arıyor. Başka bir deyişle, bildiklerini unutarak acemi tepkiler vermekten kaçınamıyor. Kendilerini profesyonel olarak tanımlayanların bu duruma düşmesi, çok ciddi bir kriz yaşamaya başladığımız gerçeğini teyit ediyor.

Zor da olsa, herkesin hazmetmesi gereken bazı gerçekler var! İyice ağırlaşmış sorunlar nedeniyle, para ve maliye politikaları tüm esnekliğini kaybetti; makro ihtiyati tedbirler de artık günün kurtarılmasına ve olduğumuzdan daha iyi görünmemize yardım edemiyor. Yapısal reform söylemleri ise artık etkili olma şansını yitirmiş bir tür sözel müdahaleden başka bir anlam taşımıyor. Yıllardır günün kurtarılması adına çalışan, bu duruma düşülmesi ve sorunların ağırlaşmasına katkı yapanların ağlama hakkı bulunmuyor!

Kademeli olarak olumsuzlaşan küresel koşullar, bu saatten sonra Türk Lirası’nın itibarını korumanın söylendiği kadar kolay olamayacağını düşündürüyor! Döviz kurunun yükselmesini durdurmak ve kısmen geriletmek için kısa vadeli faizlerin sert bir şekilde yukarı çekildiğini varsayalım ve soralım: Neler yaşanacak? Belki kurlar geçici bir süre için gerileyecek, fakat ekonomi nefes almakta çok zorlanacak ve hızla daralmaya başlayacak; riskten kaçınma eğilimini ekonomik krize dönüştürmek için ne gerekirse yapılmış olacak. Beklentiler daha seri bir şekilde bozulacak, ülkenin ve sistemi oluşturan kurumsal yapının risk primleri sert bir şekilde yükselecek. Devamında kurlar yeniden yükselecek, bu son eğilimi durdurmak için yeni faiz yükselişleri devreye girecek ve kriz iyice derinleşecek. Çaresizlik bataklığında çırpınmak, batışı hızlandıracak!

RÜZGARA KARŞI...

Finansal piyasalar, para otoritesini faiz yükselişine zorlamak adına önce döviz kurunu hızla yükselttiler; sonra bindikleri dalı kesmeye başladıklarını anlayınca, talep ettikleri eylemin beklentisi ile idare etmek ve risk alarak Türk Lirası’nı desteklemek zorunda kaldılar! Bu aşamada sormak gerekiyor: Para otoritesi bunların fiyatladığı faiz yükselişinden kaçınmaya devam ederse ne olacak? Bu beklenti ile kimleri oyalayarak aldatabilecekler? Yanıtlayalım: Merkez Bankası sabırlı olmaya devam ederse döviz kurları düştüğünden daha hızlı ve yüksek oranlı bir biçimde yükselebilir; riskini azaltmaya çalışan yabancı yatırımcılar da bu fırsattan azami oranda yararlanmaya çalışır. Sonuçta, ülkemizde istikrarsızlığın artması için ne gerekiyorsa yapılmış olur!

Olumsuzlaşan küresel koşullara rağmen hesapsızca direnmeye çalışmak, kumar oynamaktır. Piyasaların temel kurallarından birini hatırlatarak yazımızı sonlandıralım: “Rüzgara karşı işeme, yoksa üzerin ıslanır!’’

Uğur CİVELEK - 22 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar