ugur civelek3

Hayali varsayımlar ve hedefler pazarının durumu!

Son 10 günde açıklanan, Türkiye ekonomisine ilişkin veriler olumlu düşünmeye izin vermiyor.

Bu senenin ikinci çeyrek dönemine ilişkin turizm gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 oranında gerilemiş. Temmuz ayı ihracat rakamı, ilk yarıyıl ortalamasındaki azalmaya koşut şekilde yüzde 13’e yakın oranda küçülmüş. Temmuz ayı enflasyon rakamları ise gerek içerideki durgunlaşma ile mevsimlik koşulların, gerekse küresel emtia fiyatlarındaki gerilemenin katkısı ile yükselişine ara vermiş!

Yukarıdaki verilerin oluşturduğu tablo, evdeki hesabın çarşıya uymadığını ve muhtemelen böyle olmaya devam edebileceğini söylüyor. Ekonomideki güçlenen durgunlaşma eğilimi, fiyat istikrarının korunabilmesini çok zorlaştırıyor ve kırılganlığı arttırıyor. Durum böyle olunca, yıllık enflasyon rakamlarındaki geçici gerilemeye sevinmek pek mümkün olamıyor! Kısa vadeye odaklanarak ve geniş kitleleri beklentiler yolu ile yönlendirerek günü kurtarmayı alışkanlık haline getirenler, artık ne yapacağını bilemiyor! Çaresizlik içinde neye el atsalar kuruyor ve yazdıkları yeni masalların ömrü birkaç günü aşamıyor!

PLAN DEĞİL TEMENNİYMİŞ!

Siyasi irade tarafından hazırlanan ve başta mali sektör olmak üzere küreselleşmeciler tarafından desteklenen Orta Vadeli Planımız kevgire döndü. Hedef diye önümüze konan rakamlar, kuru temenni imiş! Önce enflasyon ve yapısal reform söylemi, sadece güvensizliğin artmasını önlemek amacını taşıyormuş! Dile getirilmeyen ve tartışılması istenmeyen varsayımların, gerçeklerle herhangi bir bağlantısı bulunmuyormuş! Son 10 yılın gelişmeleri, aza tamah edemeyenlerin çoğu hiç bulamayacağı deyişini anımsatıyor! Yabancı kaynak girişi gerekli ve yeterli düzeyin üzerindeyken, olunduğundan farklı görünmek ve geniş kitleleri aldatarak yönlendirmek kolaydı! Fakat artık durum değişti ve uzunca bir süre belirleyici olan hovardalığın bedellerini ödeme zamanı geldi!

İSTİKRARSIZLIĞI BESLİYOR!

Orta Vadeli Planın 2015 yılı hedefleri belirlenirken, ortalama dolar kurunun 2.20’li seviyelerde olacağı varsayılmıştı. O dönemde bu varsayımın hayali olduğunu iddia etseniz, malum kesimler ya duymazdan gelir ya da sizi felaket tellalı olmakla suçlardı! Bugün ortalama kurun 2.70’li seviyelerde gerçekleşmesi olasılığı önemli ölçüde güçlendi. Yüzde 20’ye yaklaşan bu sapma, sonuçları açısından çok ciddi bir krize girdiğimiz anlamına geliyor; olduğundan farklı görünmeye çalışmanın artık pek bir işe yaramayacağını düşündürüyor. Yukarıda ifade ettiğimiz ortalama kur konusundaki sapmanın sebepleri ve muhtemel sonuçları, istikrarsızlık endişelerini güçlendiriyor. Artık yeterli ve gerekli düzeyde yabancı sermaye gelmediğini, açığa çıkmaya başlayan gerçekler nedeniyle riskten kaçınma eğiliminin güçlendiğini ve böyle olmaya devam ettiği sürece krizin derinleşmeye devam edeceğini kabullenmek gerekiyor. Söz konusu eğilimlerin doğal sonucu ise ekonominin daralma sürecine girmesi, sorunlu kredi hacminin hızlanan bir şekilde artması ve güvensizliğin istikrarsızlığı besleyecek şekilde güçlenmesidir.

İDDİA SAHİPLERİNE SORULAR...

Çekirge sürüleri gibi birlikte hareket eden yabancı sermaye girerken, her şey iyiye gidiyormuş gibi görünebilir! Fakat net giriş durduğunda veya çıkış başladığında, gerçekler ortaya çıkmaya başlar ve kriz sarmalından kurtulmak kolay olmaz; sistemi oluşturan kurumsal yapı, kademeli olarak itibar kaybetmekten kurtulamaz. Herkesi aptal yerine koyma alışkanlığından kurtulamayanların, krizi fırsata dönüştürme çabaları bu aşamadan sonra pek bir işe yaramaz! Başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında yaşanan düşüşün bize yarayacağını iddia edenler, neredesiniz? Neden ihracatımız ve turizm gelirlerimiz çift haneli oranlarda geriliyor? Türk Lirası’nın kanaması neden durdurulamıyor? Madem bize yarayacak, niçin sermaye girişi yetersiz kalıyor ve dolar kurunun dalgalı bir şekilde yükselişi önlenemiyor?

Ne diyelim: Çok laf yalansız ve çok mal haramsız olmuyor!

Uğur CİVELEK - 05 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar