Diyarbakırspor'un Yaşadığı Olaylar ve Yugoslavya Örneği / Sporu Nasıl Kullandılar

Bugünlerde futbol maçlarının siyasetle ilgisi çok tartışılıyor. Bazı yorumculara göre Yugoslavya'nın parçalanmasında çok önemli bir etken olan Sırp-Hırvat savaşının başlamasına 13 Mayıs 1990'da oynanan Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçı neden oldu. Bu çok ileri bir yorum ama maçın, parçalanma sürecinde çok etkili olduğu net.

Derin Polis Teşkilatı'nın İlk Provokasyonu

Maçtaki olaylar aslında yine Jelko Raddznatoviç'in kontrolündeki Sırp polis güçlerinin kışkırtmasıyla başladı. Zagreb'de Sırp polisinin Dinamo taraftarlarını dövmesi çok kışkırtıcıydı. Aynı anda Sırp çetniklerin kontrolündeki takım olan Kızılyıldız taraftarları da olayların dozunu arttırmak için küfür ve taşlı tacize başladı.

Add a comment

Devamını oku...

Polise Silah Yetkisi Yugoslavya'yı Parçaladı

Diplomatik dille Balkanizasyon olarak geçen Yugoslavlaşma süreci aslında parçalanma sözcüğünü söylemeye dili varmayanların kullandığı bir terim. Aydınlık dergisi 1990'lı yılların başından itibaren Yugoslavya'nın parçalanmasına karşı durdu. Aydınlık grubu o dönem çıkarttığı 2000'e doğru dergisinde Yugoslavya'nın parçalanmasından çok önce ABD'nin Irak'ın kuzeyinde kurmak istediği yapıyı, ABD Dışişleri Bakanı Taft'ın adını taşıyan Taft projesiyle kapağa taşınmıştı. ABD'nin saldırgan politikası SSCB'nin çökmesinin ardından Varşova Paktı'na bağlı olmayan tam tersine Pakt'a karşı çıkarak SSCB'yi de emperyalist bir devlet olarak gören Yugoslavya üzerine yoğunlaştı. Bugün Türkiye'de Büyükelçilik görevleri yapan Edelman ve Jeffrey gibi isimler ile ABD dış politikasına kumanda eden Holbrooke Yugoslavya'nın parçalanma sürecinde Hırvatistan, Bosna ve Kosova'da aktif görevler üstlendiler.

Add a comment

Devamını oku...

Çanakkale demek ne demek?

- Küstah Yedi Düvel'in kahpece saldırısı demek.

- Buna karşı DUR demek. Geçemezsin demek.

- Mel'un BATI'nın, Halife'yi kurtaracağız diye kandırıp getirdikleri Sömürge Müslümanları ile Türk Müslümanları kapıştırıp, birbirine kırdırdığı yer demek.

- Aynalı Çarşı demek, Tabyalar demek, Boğaz demek.

- Diyarbakır'lısı, Van'lısı, Erzurum'lusu, Trabzon'lusu, İstanbul'lusu, Trakya'lısı ve Makedonya'lısının hep bir millet evlatları, hep aynı cevherin damarları olduğu yer demek.

- Gencecik liselilerin (Balıkesir, Tokat, Pertevniyal, Vefa vb) öğretmenlerin, Harbiyeliler'in, ölüme koşarak gittikleri yer demek.

- Üç nesil üniversiteli'nin, vatana kurban edildiği yer demek.

- Asil Türk Milleti'nin; kadını-erkeği, kızı-kızanı ile varını yoğunu ortaya koyduğu yer demek.

Add a comment

Devamını oku...

Page 87 of 96

Son Yazılar