ataturk_dershanede_cocuklarla

Dil Devrimi

26 Eylül 1932’de ilk kez toplanan Türk Dil Kurultayı  “Dil Bayramı”nın da mayası olmuş!

“Dil”, devrim yapanların önceliğidir!

“Duygu” ve “Düşünce”nin yansıması olan dil, okuduğunuzu ve size söyleneni anlamanın da vazgeçilmez aracıdır!


Toplumların kandırılması ve yanıltılmasında da önemli bir silahtır dil.

Doğru kullanılırsa devrime, yanlış kullanılırsa yıkıma yol açar!

Bu gerçeği kavrayan Cumhuriyet kadroları da işe dil devrimi ile başlamışlardır.

Cumhuriyet’i Anadolu Rönesans’ı olarak tanımlamak da olanaklıdır.

İyice irdelendiğinde, Rönesans’ın başlangıcının da dil devrimine dayandığı gerçeği anlaşılacaktır.

Rönesans’ı başlatan Martin Luther dinci değil ama dindardı! Tüm bunların yanı sıra iyi bir dilciydi de!

Öyle olduğu için İncil’i Latince’den Almanca’ya çevirterek devrime maya çaldı!

Dogma, dayatma ve anlaşılmamaya dayanan din anlaşılınca devrimin önünde engel kalmadı!

Tarihe ve deneyimlere önem veren Cumhuriyet’in dil konusundaki duyarlılığı rastlantı değildi!

Dilimizin şimdilerde örselenir ve aşağılanır oluşu da rastlantı değildir.

Her eylemin olduğu gibi dil konusundakilerin de amacı ve anlamı vardır!

Bir toplumu tutsak almanın önde gelen aracıdır dil egemenliğini ortadan kaldırmak!

Gerekmediği halde okullarında yabancı dille eğitim verilen bir ülkenin bağımsızlığından söz edilemez!

Dile ilişkin gelişmeler bir ülkenin içinde bulunduğu konumun belirlenmesi bakımından “turnusol kâğıdı” işlevi de görür!

Dil Bayramı kutlu olsun mu?

Ceyhun BALCI - 24 Eylül 2011 - TürkCelil

Son Yazılar

Mostly cloudy

6°C

Istanbul