ataturk gulen adam2 1

Kayıp Bir Kitap Ve Bir Röportaj

Clarence K. Streit…

Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal’in röportaj yaptığı ilk ABD’li gazeteci…

Streit, barbar, eşkıya ve korkunç Türkleri anlatmak için başladığı iki aylık Anadolu gezisini bitirdiğinde Türkler hakkındaki bütün fikirlerini değiştirmişti.

Artık Türklere hayranlık duyuyordu.

Paris’e döndü. Gezisi ile ilgili olarak gazetesine bir dizi haber gönderdi.(Philadelphia Puplic Ledger) Haberleri 25 Mart 1921’den itibaren yayımlandı.

Gezi anılarını ve çektiği 200 kadar fotoğrafı yayınlamak için bir kitap hazırladı.

Kitabın adını “Bilinmeyen Türkler” koydu.

Mustafa Kemal’i “Türk George Washingtonu” olarak tanıtıyordu.

1921 kışında galip devletlerin Yunanlılara tam destek verdikleri bir zamanda Mustafa Kemal ve Türklere güzellemelerle dolu olan kitabı ne Paris’te ne Londra’da ne de sonra ABD’ de bastıramadı.

Hazırladığı notlar, belgeler, fotoğraflar 90 yıl kadar saklı kaldı.

Sonunda Bahçeşehir Üniversitesinden Prof. Heath W. Lowry bütün belgelere ulaştı.

“Bilinmeyen Türkler” 2011 yılında aynı adla yeniden kitaplaştırıldı.

KİTABIN ÖNEMİ

Kitap iki açıdan dikkat çekici…

Birincisi; yazarın Türkler, Mustafa Kemal ve Kurtuluş savaşıyla ilgili çok isabetli görüşleri… Öyle ki; gazetesine yolladığı bir haberde şunları yazıyor: “.. o kadar çaba sarf etti ki tarih Mustafa Kemal Paşa’yı yeni Türk Devleti’nin kurucusu olarak tanıyacaktır.”

Buna birkaç örnek daha ekleyelim: “Türkiye zafer kazanacak, M. Kemal kurucu olacak; insanların uğruna ölmek isteyeceği bir adam; Çok az insan beni bu Türk Washington’ın etkilediği gibi etkilemiştir; Zavallı Yunanlılar bu harbi kaybettiler…”

İkincisi; Mustafa Kemal’in daha 1921 yılı Şubat ayında; Türk Birliği, İslâm Birliği, Ermeni Sorunu, komşu devletlerle,  Müslüman ülkelerle ilişkiler, cihat, başkentin nerede olacağı, yeni Türk devletinin yönetim şekli, laiklik gibi günümüzde bile sorun yaptığımız temel konulardaki görüşleridir.

Görüşmedeki bazı sorularla verilen yanıtlara göz attığımız zaman, gelecek on yıllarda neler olacağını öngörmek hiç de zor değil.

Yunanlıların ilerlediği, Türk ordusunun yurdu savunma çabası içinde olduğu günlerde, Mustafa Kemal’in aklında geleceğin Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş durumdadır.

SORULAR-YANITLAR

SORU: Meclis’in geçirdiği anayasaya göre, yürütme ve yasama güçleri sadece Meclis’in kendisine verildi. Bu durum Sultan’ın gelecekteki konumunu nasıl etkileyecek?

YANIT: “Ya Anayasamızı kabul edecek ya da çekilecektir.”

SORU: Türkiye’nin başşehrinin ileride Anadolu’da kurulacağı doğru mudur?

YANIT: “..Gerçek hükümet, Millet Meclisi ve kabine, burada Anadolu’da İstanbul’dan daha iyi korunacağı için memleketin merkezinde olacaktır.”

SORU: Dini meseleler ve Cihat’a karşı tutumunuzu daha ayrıntılı açıklar mısınız?

YANIT: “…Burada siyasetle dini meseleleri birbirine karıştırmıyoruz. Biz sadece emrimizdeki maddi güçlerle savaşıyoruz, dini hisleri yardımımıza çağırmıyoruz. Aramızda halkı ayaklandırmaya çalışan din görevlileri var ama, onları kontrol altında tutmalıyız ve tutacağız. Türkler bağnaz değildir. Bizim dinimiz İslamiyet’tir. İslam, dogmatik kısmı dışında nazara alınırsa en geniş anlamı ile hoşgörü temeline dayanan sosyo-politik bir sistemden başka bir şey değildir ve “ferdiyetçilik” ile “komünizm” arasında orta bir yol teşkil etmektedir.”

SORU: Diğer Müslüman hükümetlerle hükümetinizin ilişkileri ne durumdadır?

YANIT:” Bütün Müslüman devletlerle son derece dostane ilişkiler içindeyiz. (…) Önceden de belirttiğim gibi, kendi kaderini kendi tayin etme hakkının bütün Müslüman milletlere tanınmasını görmek benim en büyük arzumdur. Sanırım her millet gibi her fert de vicdan hürriyetinden tam olarak istifade etmelidir. Bu prensip ‘Bir millet şayet Müslümansa bağımsızlığa hakkı yoktur ‘ şeklinde düşünen düşmanlarımız tarafından maalesef çiğnenmiştir. 

SORU: İslam Birliği , Türklük birliği ve Turan Birliği hakkında tutumunuz nedir?

YANIT: “Bütün Müslümanların Türk hakimiyeti altında birleşmesi anlamına geldiği sürece Panislamizm;

Üzerinde Türk ırkı yaşayan bütün ülkelerin Anadolu Türklerinin hakimiyeti altında birleşmesi anlamına geldiği müddetçe de Panturanizm;

İngiltere emperyalistlerinin, bize karşı sürdürdükleri daimi haçlı seferine kendi milletlerinin desteğini temin etmek maksadı ile uydurmuş oldukları korkuluklardır.

SORU: Türkiye’nin gelecekteki yönetim şekli, saltanat ve hilafetin yeri, eğitim, kadın hakları, ulaşım ve doğal kaynakların kullanımıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

YANIT:” Türkiye’nin gelecekteki rejimi ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ esasına dayanmaktadır. Eğitim sistemimizin geliştirilmesi için şimdiden çaba göstermekteyiz. Kadınların eğitimine de büyük önem atfediyoruz. Bizi zincire vuran kapitülasyonları bertaraf ettikten sonra ekonomik kalkınmamız için hararetle çalışacağız.”

SORU: Başkan Wilson tarafından önerilen Ermenistan haritası hakkında ne düşünüyorsunuz?

YANIT: “Milyonlarca Türk’ü binlerce Ermeni’nin hakimiyeti altında yaşamaya sürükleyen Wilson planı saçmalıktır.”

SORU: Dünya Savaşı esnasında Ermeniler’in tehcir edilmesi ve başka ülkelere gönderilmesi hakkında hükümetinizin resmi görüşü nedir?

YANIT: “İngiltere’nin barış zamanında ve harp sahasından uzak olarak İrlanda’ya reva gördüğü muameleye hemen hemen kayıtsız bir şekilde bakan dünya kamuoyu, Ermeni ahalisinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldığımız karar için bize karşı haklı bir ithamda bulunamaz. Bize karşı yapılmış olan iftiraların aksine, tehcir edilmiş olanlar hayattadır ve bunların çoğu şayet İtilaf Devletleri bizi tekrar savaşa zorlamasaydı evlerine dönmüş olurlardı.”

SON SÖZ

Streit, M. Kemal TBMM Başkanı seçildikten sonra ilk röportajı yapan Batılı gazetecidir.

Kitabını, “Türklere karşı önyargıyla gelmiştim. Türkiye’yi onların bir dostu ve hayranı olarak terk ediyorum”  diye bitirmiş.

Doksan yıl sonra da olsa, ulusal tarihimize bir ışık daha tutulması sevindirici…

Yüz yıl sonra yaşadıklarımız ise utandırıcı…

Sizce?

Altan ARISOY – 25 Nisan 2020

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Son Yazılar