mikhail frunze1

Türk-Sovyet dostluğunun unutulmaz devrimcisi Frunze!

Frunze: Mustafa Kemal Paşa güçlü, iradeli bir teşkilâtçı, harikulâde bir lider...

Onun iyi yardımcıları var. Fevzi Paşa ile Kâzım (Özalp) Paşa’ya dikkatinizi çekerim. Bence bunlar, sadık fedakâr yardımcılardır.

Bu yıl Ukraynalı devrimci Mihail Frunze’nin 130. doğum, 90. ölüm yıldönümü... Sovyet Devrimi’nde çok önemli görevler üstlenen Frunze, bizim için de ayrı bir değerde... Frunze, 1922 yılının başında çok kritik bir dönemde Türkiye’yi ziyaret ederek, Türk-Sovyet dostluğunun pekişmesini sağladı. Unutulmaz izler bırakarak ayrıldı. Kısa ömründe, teşkilatçılığı ve sıcak insan ilişkileriyle örnek bir devrimci oldu. Ankara’da yaptığı görüşmelerle Sovyet yardımlarının hızlanmasını sağladı.

GENÇ YAŞTA ORDULARA KOMUTAN OLDU!

Mihail Vasilyeviç Frunze (40), Kırgızistan’ın Bişkek kentinde 2 Şubat 1885 günü dünyaya geldi. Aslen Ukraynalı olan Frunze, 1904 yılında Petersburg’da ekonomi okurken devrimci harekete katıldı. Rusya’daki 1905 Narodnik Devriminde yine en öndeydi. Tutuklandı ve Sibirya’ya sürüldü. 10 yıl sürgünde kaldı. 1915 yılında hapisten kaçtı. Minsk’te, Bolşeviklerin yeraltı teşkilatının başındaydı. 1917 Ekim Devrimi’ne katıldı. Askeri alanda görev aldı. Askerlik kuramı üzerine görüşleriyle ünlendi. Genç yaşta ordular idare etmeye başladı. Güney Orduları, Doğu Cephesi Orduları ve Türkistan Cephesi Komutanlıklarını yaptı. Daha sonra da Ukrayna ve Kırım’ın ‘Tüm Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. Buralarda iç savaş sırasında karşı devrimci Beyaz Orduları yendi. Ünü tüm Sovyet çumhuriyetlerine yayıldı.

KOMUTANLIKTAN KOMİSERLİĞE...

Mart 1924 tarihinde Savunma Komiserliği (Bakanlığı) Yardımcılığı’na atandı. İç savaş sırasında Troçki ile ters düşülünce, Ocak 1925’te de Savunma Komiserliği’ne getirildi. Yoldaş Frunze, 31 Ekim 1925 günü Moskova’da 40 yaşında yaşama veda etti. Frunze’nin ölümü de diğer birçok büyük devrimci gibi çok genç yaştaydı. Ancak kısa ömründe büyük işler başardı. İsmi doğduğu kente ve Sovyetler Birliği’ndeki Silahlı Kuvvetler Akademisi’ne verildi.

mikhail frunze2

ANKARA’YA GELİŞİ...

General Frunze, 26 Kasım 1921 günü Sovyet Ukrayna Hükümeti’nin ‘Olağanüstü Elçisi’ olarak Türkiye’ye gelmek üzere Batum’dan Trabzon’a ayak bastı. 13 Aralık günü Ankara’ya ulaştı. 19 Aralık günü Mustafa Kemal Paşa tarafından kabul edildi. 25 Aralık günü ilişkiler üzerine uzun bir görüşme yapıldı. 30 Aralık günü Dışişleri Bakanlığımız tarafından onuruna ziyafet verildi. 2 Ocak 1922 günü de Türkiye ile Ukrayna arasında ‘Dostluk Ant-laşması’ imzalandı. Frunze, 3 Ocak günü Mustafa Kemal Paşa’nın onuruna ziyafet verdi. Paşa, 4 Ocak günü Frunze ile ikinci uzun görüşmesini yaptı. Frunze 5 Ocak günü Ankara’dan ayrıldı. (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.12, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2003, s.153, 177-183,190,208.)

‘BATI EMPERYALİSTLERİ BİZİM DÜŞMANIMIZDIR’

Mustafa Kemal Paşa, Dostluk Ant-laşması’ndan sonra 3 Ocak günü Frunze’nin verdiği davette yaptığı konuşmada “Türkiye-Ukrayna antlaşmasıyla iki memleket arasında takviye edilmiş olan muhabbet daimidir. Bunun devamı yalnız iki memleket için değil, bütün mazlum milletler için pek hayırlı neticeler verecektir” der. 1 Mart 1922 günü TBMM’de yaptığı konuşmada ise Frunze hakkında, “Şehrimize gelen fevkalade delege ve kıymettar asker; Frunze yoldaşın pek samimi ve dostane tavırları ve fiilleriyle aramızda ne kadar iyi tesirler ve hatıralar bırakmış olduğunu zikretmek isterim” der. Paşa, Frunze ile 4 Ocak günü son kez bir araya gelir ve ona şunları söyler: “Batı emperyalistleri bizim daimi düşmanımızdır ve bundan dolayı onlarla bizim aramızda hiçbir zaman daimi ve sağlam anlaşma yapılamaz. Bu grup Meclis’te hâkim konumdadır ve ben de bu grubun başındayım.” (ATABE, C.12, s.201, 185, 204.)

TÜRKİYE’YE GELDİ...

Frunze’nin Türkiye ziyareti çok önemliydi. Moskova Büyükelçimiz Ali Fuat Paşa’nın tutumundan dolayı, Sovyetler elçiliğimizi basmış, Ankara’da da Komünist tevkifatlar nedeniyle ilişkiler zedelenmişti. Ayrıca 20 Ekim 1921 günü Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması, Sovyetler’de kuşku yaratmıştı. General Frunze, işte bu ortamda Türkiye’ye gelerek sorunları çözdü ve karşılıklı güven ortamını tesis etti. Teşkilatçılığı ve insan ilişkileriyle kendini sevdiren Frunze, gezisi sırasında uğradığı Türk köylerinde herkesin gönlünü kazandı. Sovyet Elçisi Aralov’un anlatımıyla, Türk köylüsü ona “yüzü ışıklı iyi bir Rus” ismini verdi. Zamanın Sovyet Büyükelçisi Aralov, onu şöyle anlatır:

ARALOV YOLDAŞINI ANLATIYOR :

“Samsun’da Frunze ile, benim için unutulmaz bir karşılaşma oldu. Lenin, Frunze’nin Türkiye’de bulunuşuna büyük bir önem veriyordu. Frunze’nin memleket içinde yaptığı dolaşmalar, köylülerle, şehir halklarıyla yaptığı sayısız konuşmalar, Ankara’da oturuşu, Mustafa Kemal Paşa ile öteki devlet adamlarıyla karşılaşmaları... Bütün bunlar Türk kamuoyunda derin izlenimler bırakmıştı. Frunze’yi karşılamak üzere Askeri Ateşe Zvonaryev’le birlikte, şehrin dışına gittik. Daha uzaktan bizi gördü, elini salladı, yanımıza gelince kolaylıkla attan atladı. Uzun bir yolculuğun sağladığı canlı, izlenimlerle dolu olan Frunze, hemen gördüklerini, izlenimlerini, görüşlerini, görüştüğü kişileri, canlı, güzel sözlerle anlatmaya koyuldu.”

MUSTAFA KEMAL’E YARDIM ETMELİYİZ!

Frunze, Ankara’da görüştüğü Mustafa Kemal hakkında da Aralov’a şunları anlatır: “Türkiye, ilerici bir demokratik gelişme yolundadır, dedi. Ağır bir kurtuluş savaşı sürüp gidiyor. Feodalizm, özellikle dinsel gelenekler henüz çok güçlüdür. Emperyalist devletlerin ajanları, padişahın yardakçıları dinsel bir fanatizm körükleyip duruyorlar. Düzenli bir ordu henüz tamamıyla kurulmamış. Mustafa Kemal Paşa güçlü, iradeli bir teşkilâtçı, harikulâde bir lider... (...) Onun iyi yardımcıları var, dedi. Fevzi Paşa ile Kâzım (Özalp) Paşa’ya dikkatinizi çekerim. Bence bunlar, sadık fedakâr yardımcılardır. Özellikle İsmet Paşa dikkatimi çekti. Askerlik işinde çok usta bir adam, iyi bir kurmay! Türklerin bu mücadelesinde birçok şeyler bana Kızılordu birliklerini düzenli ordu haline getirdiğimiz, iç savaşın ilk yıllarını hatırlattı. Bizim tecrübelerimizden yararlanması için yeni, genç Türkiye’ye yardım etmemiz gerek. Öyle sanıyorum ki bu konuda işleriniz iyi gidecektir.”

BİZİM KUŞAKLAR BÜYÜK İŞLER YARATIYOR!

Frunze, Aralov’a Türkiye ile yaptığı dostluk antlaşmasından da bahsederek görüşlerini şöyle aktarır: “Birlikte emperyalizme karşı savaşıyoruz. Bu çok önemli, bizim gibi insanlar arttı. Biliyor musunuz, bizim kuşaklar büyük işler yaratıyor. Bizim çocuklarımıza ve torunlarımıza öyle bir miras bırakmalıyız ki, güç ve bilgi edinmiş olan onlar, kolayca bunu ileri götürebilsinler ve sosyalist bir toplum kurabilsinler. Yeryüzünde ebedi bir barış doğabilsin... Doğru değil mi? Mustafa Kemal bizim yardımımıza çok güveniyor. Biz ona bazı şeyler gönderdik ve gönderiyoruz. Siz bu işi devam ettiriniz.”

‘FRUNZE İNSANI BÜYÜLÜYOR’

Mustafa Kemal de Aralov’u Ankara’da kabul ettiğinde, Frunze’den bahseder. Mustafa Kemal, Frunze’yi şöyle anlatır: “Frunze çok sevimli bir insan. Büyük bir komutan olarak ondan çok söz edildiğini işitmiştim. Ama genel bilgisiyle, kültürüyle karşısındakini büyülediğini bilmiyordum. Frunze ile konuşmaktan büyük bir zevk duydum.''

YOLDAŞ FRUNZE’NİN TÜRKİYE RAPORUNDAN :

Türk halkı bize yürekten ve dostça davrandı!

Frunze, gezisi hakkında hazırladığı ve Sovyet Halk Komiserliği ve Ukrayna Merkez Yürütme Komitesi’nin birleşik oturumunda okuduğu raporunda şu önemli saptamalarda bulunur: Özellikle hükümet çevresinin ve yöneticilerin bize karşı davranışları son derece iyiydi. Burada şunu da memnunlukla belirtmeliyim ki, bize Türk halkının geniş bir bölümünün, Türk köylüsünün, Türk ordu yöneticilerinin gösterdiği yakın karşılama gerçekten yürekten ve dostçaydı. Her yerde Türk halkının çoğundan dostluk ve yakınlık gördük.

Bizim için en önemli, nazik sorunlardan biri Fransa-Türkiye anlaşmasıydı. Şuna inandım ki, bu anlaşma bize karşı hiçbir düşmanlık taşımıyor. Türk hükümeti bizim buna kesinlikle inanmamızı sağlamak için, bana bu işle ilgili, Ankara hükümetinin elinde bulunan bütün dökümanları önüme serdi. En önemli askeri sırlara varıncaya değin incelemem için bana izin verilmişti. Şuna inanıyorum ki, Türk halkını kendi eğilimini değiştirmek ve bize karşı ilişkilerini düşmanlığa çevirmeye zorlamak hiçbir zaman mümkün olamaz. Türkiye’nin başında Büyük Millet Meclisi bulunduğu sürece bize karşı hiç bir tehlike çıkmayacaktır.”

(M. V. Frunze, Ukraynalı Devrimci Lider Frunze’nin Türkiye Anıları, Cem Yayınları, İstanbul, 1978, s.118-126.)

Ercan DOLAPÇI  - 31 Ekim 2015 - Aydınlık

Kaynaklar :

- Semyen İvanoviç Aralov, Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları, Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş., İstanbul, 1997.

- M. V. Frunze, Ukraynalı Devrimci Lider Frunze’nin Türkiye Anıları, Cem Yayınları, İstanbul, 1978.

- Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.12, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2003.

Son Yazılar

Partly cloudy

24°C

Istanbul