halide_edip_direnisi_atesleyen_konusmasi225

Birlik İhtiyacı! (3)

İstiyoruz ki, bütün milletler gibi biz de bağımsız olalım.

İstiyoruz ki, kendi evimizin sahibi, kendi cebimizin hâkimi, kendi hayat ve namusumuzun sorumlusu biz olalım.

İstiyoruz ki, yeryüzünde zalim kalmasın. Milletler arasında düşmanlıklar ortadan kalksın. Dünyaya hâkim olan kapitalizm illeti bir daha uyanmamak üzere uyusun... İşte, bugün içinde bulunduğumuz mücadelenin bizce yegâne manası budur!..

Biz bu gaye ile harekete geçtik... Geleceğimiz ve varlığımız için, emperyalizme karşı dünya ve hayat inkılâbı (devrimi) uğrunda zulümden kurtulmuş yeni bir çağa doğru yürüyoruz.

Giriştiğimiz iş büyük, ağır ve o nispette şerefli ve şanlıdır.

Görüyoruz ki, kendimizi kurtarmak için mücadele etmek demek, bütün dünya ve milletlerin kurtuluşunun milyonlarca cephesi arasında yer almak demektir. Yapılacak iş, henüz başlanmış olan iş, o kadar büyüktür ki, bu manzara karşısında insan ruhunun yüksek bir heyecanla titrememesi mümkün değildir... Çünkü bizim kurtuluşumuz, aynı zamanda dünyanın da kurtuluşu demektir. Ve bütün dünya şu uğursuz emperyalizm zulmünden kurtulmadıkça bizim için hayat ve rahat ihtimali düşünülemez.

Bu kadar büyük bir işi nasıl başaracağız?

Düşmanların, aleyhimizdeki ve dünya aleyhindeki suikast tertiplerine karşı neyle, hangi kuvvetle karşı koyacağız?

İşte bu büyük mücadele içinde zihinleri en fazla meşgul etmesi ihtimali olan sualler bunlardır.

Yıllardan beri devam eden kanlı mücadelelerden sonra henüz düne ait yorgunluklar omuzlarımızın üstünde bizi çökertmeye çalışırken, eğer sadece kendi kendimize kalmış olsaydık, biz, bu şerefli olduğu kadar ağır vazifenin altından kalkamazdık.

Hâlbuki biz bu yolda hiç yalnız değiliz. Pek büyük ve pek kuvvetli müttefiklerimiz var. Öyle müttefikler ki, dünyayı emperyalizm zulmünden kurtarmak için ahdetmişler, durmadan ve sürekli olarak çalışıyorlar ve her gün yeni bir zafer kazanıyorlar.

Altı yıl önce dünyanın en büyük mücadelesine atıldığımız zaman da aynı gaye için dövüşüyorduk. O zaman da müttefiklerimiz vardı. Büyük Almanya'nın muntazam orduları, dahi kumandanları, Avusturya'nın, Macaristan'ın mükemmel askeri teşkilatı, Bulgaristan'ın tam zamanında gelen yardımı, bütün bunlar pek büyük kuvvetlerdi. Fakat bu kuvvetlerin büyük bir maksatları da vardı ki, o da, maddi bir kuvvet olmaları idi. Hâlbuki bu defa, belki de müttefik olarak bizimle beraber hareket eden böyle muntazam asker ve teşkilat kuvvetleri yoktur. Buna mukabil, dünyanın her tarafında hüküm ve kuvveti şaşılacak bir hızla yayılan fikir, ilke ve iman kuvvetleri vardır... İşte bu kuvvetlerdir ki, bizim müttefiklerimizdir.

Bütün dünya istiyor ki, insanlar ve milletler için yeni bir devir, bir adalet ve dinlenme devri açılsın. Biz de böyle istiyoruz ve işte onun için uğraşıyoruz. Asya'nın üçyüz milyonluk zulüm altında inleyen milletleri,  emperyalist ülkelerin içinde zulüm altında inleyen sosyal sınıflar, hep bizimledir.

Dünyanın her tarafında, her köşesinde bizim müttefiklerimiz ve dostlarımız var. Bundan evvelki muharebede yalnız Avrupa'nın ortasında birkaç milyonluk ordulara sahiptik. Bu defa ise, bizimle müttefik (birlik) olan düşünce, ilke ve iman orduları şaşılacak bir hızla bütün dünyayı istila ediyor!

İki yıl önce dünya mücadelesinin şekli, bir asker istilasından ibaret olduğu halde, bugünkü istila kuvvetleri düşünce ve imandır. Öyle bir kuvvet ki, kalplerden kalplere dolaşıyor, en metin kalelere giriyor, en gizli köşelere nüfuz ediyor, cepheleri aşıyor, dağlardan dağlara, denizlerden denizlere sürekli olarak yürüyor... Yürüyor, eziyor ve kazanıyor!

İşte bu defaki müttefiklerimiz bu nitelikteki muazzam kuvvetlerdir. Günden güne büyüyen bu müthiş istila kuvvetini karşısına Avrupa emperyalizmi, çıkara çıkara Leh ordusuyla bir Yunan çıkardı. Leh ordusu son günlerde büyük bir hezimete uğradı. Emperyalizmin son başarısı, son kurşunu işte şu karşımızda, bir sel halinde ocaklarımızı tehdit eden, namus ve dinimize susayan Yunan tehlikesidir.

Bir hamle ve bir kalkışma!... Zalimlere karşı son bir savuş, bizi ve tüm dünyayı bir anda selamete, rahata ve hayata çıkaracaktır. Bunun zamanı gelmiştir. Zulüm dünyası son günlerini ve son saatlerini yaşıyor. Yunan'a bozgun vermek, sadece sultan Osman'ın mübarek namını ve mukaddes türbesini kurtarmak ve onunla beraber yüz binlerce kardeşimizi cellât bıçaklarından almak demek değil, belki de bütün dünya kurtuluşuna tarihin en büyük, en şerefli, en şanlı hizmetini yapmak demektir!

Türkler! Ayaklanınız!

Hakimiyet-i Milliye Yazıları (5)

Mustafa Kemal ATATÜRK

**************************************************************
Günümüz Türkçesine Uyarlayan : Özge HAKSAL
http://www.dnm-ler.com/

ozge_haksal

Son Yazılar