ataturk_meydanda_halka_konusuyor1924_225

Örgüt adamı : Mustafa Kemal!

"Nasıl ki insanlar olamaz işsiz
Nasıl ki makine dönemez dişsiz
Sen de öyle, ortalarda, partisiz
Duramazsın, buna hakkın yok senin"

1876 da ilan edilen 1.Meşrutiyet ile demokratikleşme hamlesinin yapıldığı ve Kanuni Esasi ile anayasal sürece giren bu coğrafyada elbette mücadeleye omuz veren sayısız kişi olmuştur. Ve Mustafa Kemal Atatürk de o sürecin içinde yetişerek önce mücadelenin bir parçası, sonra da lideri konumuna ilerlemiştir. "Ben inkılâp ruhunu Fikret'ten aldım", "Benim heyecanlarımın babası Namık Kemal'dir, fikirlerimin babası Ziya Gökalp'tir" diyen Atatürk açıkça, ulusal düzeyde beslendiği bu fikirsel kaynağı da ifade etmiştir.

Lenin der ki; "Fikirler kitlelere nüfuz ettiğinde maddi güç haline gelir". Fikirleriniz ne kadar ileri düzeyde olursa olsun, ne kadar halkın yararına olursa olsun o fikirleri halkla buluşturmadığınız sürece bir anlamı yoktur. Hangi ideolojiyi savunursanız savunun mutlaka halka ulaşmanız gerekmektedir. İster kutsal din kitaplarında olsun ister kapitalizmde, ister sosyalizmde, komünizmde. Burada fikirlerin kitleye ulaşmasında ise mutlaka bir araç gereklidir: o da örgüttür. Öyle bir örgüt (ortak hareket noktası, birlik) oluşturmalısınız ki teorinizi pratikle buluşturabilesiniz.

Devrimci lider Atatürk'ün hayatı aynı zamanda örgütlü mücadelenin de kanıtıdır. Daha harbiye yıllarında arkadaşlarıyla bir örgütlü çalışma içerisine girer. "Fikirlerini sadece sınıf arkadaşlarına değil, harbiye kadrosunun tümüne aşılayabilmek için bir de sınıf gazetesi çıkarma girişiminde bulunur ." Harp akademisine geçtiğinde ise Ali Fuat Cebesoy, İsmail Hakkı Pars ve Ömer Naci örgütlü çalışmada yan yana olduğu isimlerden bir kaçıdır ve tekrar gazete işine girerler. Fikirlerini hayatla buluşturmaları gerekliydi, "bunun için de mutlaka teşkilatlanmak lazımdı" . Mustafa Kemal o dönemi şöyle anlatır: "Sınıf dahilinde ufak teşkilatımız vardı. Ben, idare heyetine dahildim. " Ali Fuat ise şöyle anlatır: "Fikirlerimizi, toplamı binleri aşan Harp okulu öğrencilerine aşılamak için, daha kurmay sınıflarına geçmeden, gizli bir teşkilat kurmuş... dergi çıkarmıştık. Liderimiz Mustafa Kemal'di. Gelebilecek sorumluluğun en büyük yükü de O'nun omuzlarındaydı." . Hepimizin bildiği gibi, gizli dergi faaliyeti okul idaresinin kulağına gidecek ve Mustafa Kemal, okul idaresi tarafından uyarılacaktır. Ama nafile. Onun içindeki devrimci coşkuyu kimse dizginleyemeyecektir.

1905'te Şam'dadır ve yine orada da örgütlü mücadelenin içindedir. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin başına geçer . Birkaç yıl sonra bu kez Selanik'te Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin şubesini kuracak ve cemiyet bir yıl sonra 1907'de İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşme kararı alacaktır. Mustafa Kemal Atatürk artık yeni örgütündedir; İttihat ve Terakki. İttihat ve Terakki'nin 2. genel kongresine Trablusgarp delegesi olarak katılır ve yaptığı konuşmada, millete dayanan bir partileşmeye gidilmesi, ordunun siyasetten elini çekmesi vb. konuları gündeme getirir.

Yıllar geçer ama Mustafa Kemal Atatürk örgütlü mücadelesinden taviz vermez. Samsun'da bağımsızlık ateşini yakmasıyla yeni örgütlenmesini de oluşturur. Müdafaa-i Hukuk onun bu dönemde örgütü olarak ortaya çıkar. Sonrası ise hepimizin bildiği gibi hayata gözlerini kapattığı ana kadar yine örgütlüdür, CHP'lidir (CHF).

Devrimci mücadele vermenin karşı konulmaz kanunu, örgütlü mücadelenin içinde olmak, kitlenin içinde olmaktır.

İbrahim SARIDEMİR - 30 Eylül 2012 - Kemalistler
http://www.kemalistler.net/

Kaynakça :


1-Aşık İhsani, Hakkın Yok Senin Şiiri
2-Orhan KARAVELİ, Bugün Tevfik Fikret Aydınlığına İhtiyacımız Var, Bilim ve Ütopya Dergisi, sy:34, sayı:174, Aralık 2008
3-Sadi BORAK, Atatürk'ün İstanbul'daki Çalışmaları(1899-16 Mayıs 1919), Kaynak Yayınları, 2.Basım Ağustos 1998, sy:27
4-Ali Fuat CEBESOY, Sınıf Arkadaşım Atatürk, sy:47, 1967
5-Vakit, 10 Ocak 1922, sy:1, sütun:2, Atatürk'ün Bütün Eserleri, c.12, sy:162
6-Ali Fuat CEBESOY, age, sy:45-47
7-Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin kuruluş tarihi ile ilgili değişik görüşler bulunmaktadır. Bkz: Tugay ŞEN, Atatürk'ün Particiliği, Teori Dergisi, Ağustos 2006, sayı:199, sy:7-8

Son Yazılar